BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şu benim rüyalarım

Şu benim rüyalarım

BELKİ sizde de oluyordur. İki üç yıl evveline kadar aynı rüyayı defalarca görürdüm. Biri vardı ki unutulası değil... Kocaman, salon iriliğinde, her tarafı demirden yüksek bir asansöre binerdim. Camı, kapısı, kat düğmeleri olmayan bu yarı karanlık asansör, şakırtılı gıcırtılı seslerle önce birkaç kat yukarı çıkar sonra yanlamasına ilerlerdi. Asansörde başkaları da olurdu. Derken, bu defa derinliğine sonra gene yukarılara doğru giderdik.



BELKİ sizde de oluyordur. İki üç yıl evveline kadar aynı rüyayı defalarca görürdüm. Biri vardı ki unutulası değil... Kocaman, salon iriliğinde, her tarafı demirden yüksek bir asansöre binerdim. Camı, kapısı, kat düğmeleri olmayan bu yarı karanlık asansör, şakırtılı gıcırtılı seslerle önce birkaç kat yukarı çıkar sonra yanlamasına ilerlerdi. Asansörde başkaları da olurdu. Derken, bu defa derinliğine sonra gene yukarılara doğru giderdik. Eli çantalı, ciddi suratlı, koyu giyimli adamlar bazı duraklarda inerken, o karışıklıkta demir sesleri ve bilinmezler içinde kalakalırdım. Hep yarı karanlıkta, şaşırmış... ¥¥¥ Bir ara evlere takıldım. Yığınla eski ev, terkedilmiş taş evler, nehir yatağına yapılmış iki katlı insansız evler... İçlerinde, önlerinde dolaşıp duran ben. Yüksekçe bir dağ vardı. Çakılı, çalısı bol bu dağı her gece tırmanıyor, yorgun ve bitkin, zirveye ulaşıyor, güç halle doğrulduğumda inanılmaz güzellikte tertemiz bir denizle karşılaşıyordum. Sahilde gene yüzlerce minik ev. Bahçeleri, ağaçları, çiçekleriyle öylece beni bekliyor gibi dururlardı. ¥¥¥ Defalarca gördüğüm bir başka rüya da uçmak üzerine. Hafifçe sıçrayıp başlıyordum uçmaya. İnsanların, yeşilliklerin, şehirlerin üzerinden tüy kadar hafif süzülüyor; komşu ülkeleri, Avrupa’yı, Amerika’yı dolaşıyor, usulca yere inip ülke liderleriyle uzun uzun sohbet ediyordum. Ama her gece. Psikologlar, ruh hekimleri ne der bilmem. Fakat bu türlü rüyaları kendimce şöyle yorumluyorum: Sebep, resimle, edebiyatla, mîmariyle, yazmakla içiçe olmam. Doğru mu ki? ¥¥¥ Dostum Mehmet Ali Bulut anlatmıştı 20 yıl önce. O da uçar, dünyadan 5-600 kilometre yukarılara çıkar, kollarını açıp yüzükoyun yeryüzüne bakarmış. Sol yanı turuncu bir âlem, sağ tarafı masmavi sonsuzluk olurmuş. Hiç kımıldamadan saatlerce duran Mehmet Ali, dünya ile birlikte öteki gezegenleri, akan kuyruklu yıldızları, renkten renge giren ışıltılı evreni seyredermiş. O yüzden hep kıskanmışımdır Mehmet Ali’yi. Ben demir asansörlerde, dağlarda yorgun düşerken o, gökyüzünde keyif çatarmış meğer. ¥¥¥ Bugün Bayram ya, gamsız kasavetsiz bir yazı olsun istedim. Siyâseti, Dolar’ın vaziyetini, futbolu öteki sayfalarda bolca okuyorsunuz zaten. Sıcak, apaydın bayramlar diliyorum efendim, ve sevimli rüyalar...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 100141
    % 0.47
  • 5.2903
    % -0.78
  • 6.0238
    % -0.54
  • 6.9195
    % 0.02
  • 218.193
    % -1.07
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT