BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tüp kuzuları kestik

Tüp kuzuları kestik

“Vücut dışı döllenme” tekniğiyle elde edilen ilk “tüp kuzulardan” 6’sı, kaynak yetersizliği sebebiyle kesildi



İSTANBUL - İstanbul Üniversitesi (İÜ) Veteriner Fakültesi Döllenme ve Suni Tohumlama Anabilim Dalı’nca, “vücut dışı döllenme” tekniğiyle elde edilen ilk “tüp kuzulardan” 6’sı, kaynak yetersizliği sebebiyle projenin bazı kısımları tamamlanamadan kesildi. Fakültenin Döllenme ve Suni Tohumlama Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kamuran İleri, mezbahada kesilen koyunlardan alınan yumurta hücrelerinin laboratuvarda olgunlaştırılması ve döllenmesi sonucu 2’si dişi olmak üzere toplam 8 kuzunun elde edildiğini hatırlattı. Prof. Dr. İleri, bu kuzuların tamamının sağlıklı doğduğunu ve büyüdüğünü belirtti. Kaynak yetersizliği “Koyunlarda klonlama” çalışması yaptıklarını belirten İleri, bununla ilgili İÜ Araştırma Fonu’ndan daha önce destekleme kararı çıktığını hatırlattı. İleri, 80 milyar lira civarında olan projenin toplam maliyetinin ikiye katlandığını, dolayısıyla da laboratuvar için gereken malzemenin alınamadığını bildirdi. İleri, gerekli kaynak bulunması durumunda 2002’de bu çalışmaya başlayacaklarını belirtti. Niçin yaşatılamadı? Prof. Dr. Kamuran İleri, tüp kuzuların ne kadar yaşayacağının araştırma konusu olmadığını belirterek, “Normal doğan kuzularla bir farkları yoktu. Koyun, keçi ve sığırların ömürleri uzun olur, ancak ekonomik hayvancılıkta bunların belli bir değeri var. Örneğin bir inek 4’üncü buzağıdan sonra verimi maksimuma çıkar, 5’ten sonra ise ekonomik değildir. Verimli olduğu sürece hayvan tutulur, verim düştüğü an kesilir. Kural, bu kuzular için de uygulandı. Tüp kuzular uzun süre yaşatılabilirdi, ancak bizim böyle bir amacımız yoktu” dedi. Araştırmam yarım kaldı İÜ Veteriner Fakültesi Zootekni Anabilim Dalı Öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Şebnem Gündal Çörekçi de projeye göre, kuzuların doğumundan itibaren 6 ay süreyle takibinin öngörüldüğünü kaydetti. Depremde, fakültelerinin bazı bölümlerinin hasar görmesi sonucu, kuzuları, çiftlikte meraya bırakmak zorunda kaldıklarını anlatan Yrd. Doç. Dr. Çörekçi, şöyle devam etti: “Çiftliğe gönderildikten sonra kuzuların sadece 3.5 aylık verilerini alabildik. Bu süreçte kuzuların sağlıkları çok iyiydi ve normal yolla doğanlardan hiçbir farkı yoktu. Ancak bir takım eksiklikler yüzünden kuzuları takip edemedik, bakacak işçi bulamadık. Parasızlıkdan dolayı yem sıkıntısı yaşandı. Dolayısıyla kuzular merada kendi başlarına terkedildi.” Kuzularla ilgili proje, 1993 yılında Doç. Dr. Sema Birler ile Doç. Dr. Serhat Papuçoğlu tarafından başlatıldı.
Kapat
KAPAT