BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Afganistan’da “Büyük Oyun”

Afganistan’da “Büyük Oyun”

Amerika şu sırada, nefesini tutmuş, Usame Bin Ladin’in ve Taliban lideri Molla Mustafa Ömer’in “ölü veya diri” ele geçmesini bekliyor.



Amerika şu sırada, nefesini tutmuş, Usame Bin Ladin’in ve Taliban lideri Molla Mustafa Ömer’in “ölü veya diri” ele geçmesini bekliyor. Umumi “kanaat” veya “umut” özellikle Bin Ladin, şöyle veya böyle ortadan kalkarsa, teröre karşı savaşın Afganistan cephesinde, tahminlerden fazla sür’at, kolaylık ve Amerikan-İngiliz askerlerinin hayatlarına pek mal olmadan, zaferle sona erdirilmiş olacağı... Oysa gerçekler hiç de öyle değil. Bin Ladin ve Ömer, sıkıştırıldıkları Tora Bora (Kara kum demekmiş) mağaralarından kaçıp sıyrıldılar. Nerede oldukları ve ele geçecekleri şüpheli. En önemlisi Afganistan’da Taliban ve El Kaide örgütünün mukavemet ve gerilla hareketleri süreceğe benzer. Eğer Pakistan’a sığınmışlar ve orada birileri tarafından korunuyorlarsa, Pervez Müşerref müşkül duruma düşecektir! Amerika’da Usame Bin Ladin’in firarda olması -hatta sakalını kesmesi- destekleyicileri arasındaki prestijini sarsacağı ve El Kaide’ye darbe vuracağı şeklinde yorumlanıyor. Bence yanlış. Bin Ladin ve diğerleri şimdi Amerika ve Avrupa’da yeni bir terör saldırısına kalkışırlarsa hiç şaşırmam. Yeni kurulan Afgan hükümeti etnik bir birlik oluşturmuş değil ve bundan sonra ülkede huzur ve güveni sağlaması çok güç: Ülkeye bunun için Birleşmiş Milletler Gücü gönderilirse bu birliklerin işi çok çetin olacağa benzer. Velhasıl, yüzyıllardır huzura kavuşamayan Afgan milletini hâlâ güç ve karanlık günler bekliyor. Amerika’da da değişen hava Usame Bin Ladin ve Molla Ömer, eğer 11 Eylül saldırısından hemen -birkaç gün hatta bir iki hafta- sonra ele geçselerdi, o günlerin havası, şoku ve milli birlik havası içinde, sadece sokaktaki Amerikalılar değil, bütün politikacılar ve medya, oracıkta yargılanıp -hatta yargılanmadan- ölüm cezalarının infaz edilmesini, İkiz Kuleler enkazının bulunduğu yerde sallandırılmalarını tasvip edeceklerdi. Ama şimdi, üç küsur ay sonra havalar, küçük politika hesaplarının ve “liberal” dürtülerin ortaya çıkması ile çok değişti. Saldırının ertesi günü Kongre’de sergilenen birlik havası yerini 2002 kısmi seçimleri ve 2004 Başkanlık seçimleri hesap ve endişelerine bıraktı. Demokratlar politikanın ezeli kurallarına uyarak, halen kamuoyunda % 80’in üstünde destek gören Başkan George W. Bush’un Amerika’nın milli menfaatleri için yararlı olsa bile, daha fazla başarılı olmasını, Cumhuriyetçilerin kazanmasını istemiyorlar ve bu yüzden de, Bush’un tedbirlerini engellemeye başladılar. Liberallere gelince, onlar da bizimkiler gibi “liboş” sözde insan hakları ve demokrasi bahaneleri ile mazlumlardan ziyade, adeta teröristleri ve suçluları himayeden yanalar. Bunun için de, Bush ve idaresinin terörizme karşı almak istediği olağanüstü tedbirleri engellemeye, mesela yabancı teröristlerin, Bin Ladin’in gizli askeri mahkemelerde yargılanmasına “ilke olarak” karşılar. Tabii bulunduğu yerde öldürülmesine de karşılar. Onlara göre normal mahkemelerde ve savunma haklarını sonuna kadar kullanarak yargılanmalı ve suçlu olduğu tespit edilse bile idam cezası uygulanmamalıdır. İngiltere de Avrupa kriterlerine uyarak, Bin Ladin’i kendi komandoları ele geçirse, Amerikalılara teslim etmeyeceklerini ilan etti. Yani Bin Ladin yeni bir Öcalan olacak! Video bantlar montaj mı? Hem bazı Amerikalı “liboşlar” Bin Ladin’in 11 Eylül saldırısı ile ilgili, hatta saldırıların planlayıcısı olduğunu kendi sesinden ortaya koyan video kasetlerin düzmece olduğunu -olmasa bile bunların mahkemede kanıt kabul edilmeyeceğini- iddia ediyorlar. Görüyorsunuz ya, liboşluk sadece bize has değil; evrensel bir illet! Ancak yeni bir terör saldırısı, havaları gene değiştirir!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT