BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir Buket Gül

Bir Buket Gül

Alper, askerlik hatıralarını anlatıyordu o günkü coşkuyla: -Fikret’le pek severdik birbirimizi Mahir usta. Onu herkes severdi zaten, komutanımız Rıfat Albay kendine posta seçmişti. Fikret çavuş dediler mi herkes bir saygı duyardı ona.



Bir anda meşhur olmuştu Alper, askerlik hatıralarını anlatıyordu o günkü coşkuyla: -Fikret’le pek severdik birbirimizi Mahir usta. Onu herkes severdi zaten, komutanımız Rıfat Albay kendine posta seçmişti. Fikret çavuş dediler mi herkes bir saygı duyardı ona. -Beni utandırıyorsun Alper çavuş... Sen ona inanma usta, onu Fikret çavuştan daha çok severlerdi...  Bu şekilde süren samimi konuşmalardan sonra dükkân tanzim edilmiş, araçlar, malzemeler taşınmış ve işe başlanmıştı. Fikret’in söylediği gibi gerçekten de büyük iş çeviriyorlardı. Özellikle Fikret’in fizikî yönden çekici olması, civardaki sosyete genç kızları dükkâna fazla çeker olmuştu. Fikret’in hareketleri ve tavırları hoşlarına gidiyordu. En küçük bir meselede fırsat bilip, sık sık geliyorlar, Fikret’i bol bol çeneye boğuyorlardı. Kimisi tenis oynamaya, kimisi Emirgan’a ufak bir gezintiye, kimisi bahçelerinde bir çay içmeye dâvet ediyorlardı... Elektrikçi Fikret bir anda meşhur olmuştu... Mahir usta bütün bunları farkediyor, onların bu hareketlerine karşı kayıtsız davranan Fikret’e saygı duymaktan ve onu takdir etmekten kendini alamıyordu... Ancak durumdan memnun değildi. Buraya alışamamış, eski yerinin havasını, insanlarını özlemişti. Fikret onu düşünceli görünce sormadan edemedi. -Ne oldu usta?.. Niye dalgınsın? -Yok bir şey oğlum. İşler iyi şimdilik. -Ben sana demiştim burada daha çok kazanacağız diye. -Evet kazanıyoruz ama ben az kazanıp da eski yerimde olmayı tercih ederdim. -Neden usta? -Görmüyor musun, buranın ortamı çok farklı, bize uymuyor. Dükkân genç kızların uğrak yerine döndü. Tevekkeli sen tam yerini seçmişsin. Bunlar hep senin için geliyorlar. -Aman Mahir amca, ne diyorsun?.. Beni ne yapsınlar onlar? -Öyle mi, peki bunlar niye sen yokken gelip bana senin hakkında bir sürü soru soruyorlar?!. -Benim hakkımda soru mu soruyorlar?.. Kim sordu?.. -Kim sormadı ki, hepsi... Geliyorlar, Fikret yok mu diyorlar, sanki onların oğlan kardeşisin. Evli mi bekâr mı diyorlar? -Bunların hepsi şımarık ve ne oldum delisidir usta. Bunlara fazla yüz vermeye gelmez. -Dediğim gibi buranın ortamından rahatsız oluyorum. Fakat senin bu baştan çıkarıcı ortama ayak uydurmayışını takdir ediyorum. İyi yapıyorsun aferin sana... Sahi adamın biri geldi, salondaki büyük avizenin biri yanmıyormuş, yakında da önemli toplantısı varmış. Gelin bir bakıverin dedi. Sen git, işadamı Kadri Bey’in yalısı, biliyorsun ben buradaki işlerle başedemiyorum, dışarıyla da sen uğraş. Nasıl olsa bisikletin var ayağının altında... Fikret tebessüm etti. -Peki usta, dedi. Giderim... Fikret, kırmızı bisikletine binip, Kadri Bey’lerin evine varmıştı... Geniş bir bahçe içerisinde, beyaz renkte büyük bir yalıydı ve insanın gözünü alıyordu. Bahçede maviyle boyanmış geniş bir havuz, bir kamelya ve güller, çiçekler vardı. ¥ DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT