BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir buket gül

Bir buket gül

Fikret, zili çaldığında kapıyı siyah elbiseli uşak açtı. Bisikletle gelen Fikret’e merakla baktı. -Buyurunuz?.. -Burası Kadri Bey’in yalısı değil mi?..



Fikret, zili çaldığında kapıyı siyah elbiseli uşak açtı. Bisikletle gelen Fikret’e merakla baktı. -Buyurunuz?.. -Burası Kadri Bey’in yalısı değil mi?.. -Evet... -Avizeler arızalanmış galiba, beni buraya gönderdi. Ben elektrikçiyim, tamir edeceğim. -Giriniz efendim, şöyle buyurunuz. Bisikleti evin önüne koyduktan sonra içeri girdiler. Yukarı kata, siyah vernik boyalı, kırmızı halılarla döşenmiş bir merdivenden çıkarlarken, Fikret evin güzelliğine büyük bir hayranlıkla bakıyordu. Yukarıya geldiklerinde bir müzik sesi kulağını doldurdu. Bir dans müziğiydi bu, hatırladığı kadarıyla bale dansı çalan piyanonun sesi. Müzik sesiyle birlikte bir genç kız sesi de duyuluyordu. Kapıya yaklaşırken uşağa hayretle sordu. -Bu ses ne böyle?.. Uşak gülümsedi. -O mu, dedi. Bu evin küçük hanımı bale öğrenmeye çalışıyor da... Egzersiz yapıyor. -Anladım... Kapıyı açıp girdiklerinde, siyah elbise giymiş olan sarışın bir genç kız, aynanın karşısında kendisine bakarak, pikapta çalan müziğe uygun bale hareketleri yapıyordu. Onlar içeriye girince kız birden durdu. Beklenmedik anda rahatsız edilmiş gibi hışımla geriye döndü. Sarı saçları savrulmuş, kahverengi gözleri öfkeyle parlamıştı. -Ben çalışma yaparken size girmeyeceksiniz dememiş miydim Ahmet Efendi? Fikret şaşırarak uşağa baktı. Ahmet Efendi nezaketli bir ses tonuyla konuştu: -Özür dilerim küçükhanım. Babanız Fikret Bey’i avizeye baksın diye göndermiş. Kusura bakmayın. Bir an Fikret’e gözucuyla bakan genç kız aynı hışım ve ters tavırla: -İyi iyi, dedi. Ama çabuk olsun tamam mı?.. Fikret bir kıza bir de uşağa bozulmuş bir halde baktı. Sonra bir sandalye getirerek avizenin altında sandalyenin üstüne çıktı. Kontrol kalemiyle baktıktan sonra uşağa: -Burada bir şey yok, dedi. Bir de düğmelere bakalım... Kız onları oyunu yarıda kesilmiş bir tiyatro sanatçısı gibi öylece izliyordu. -Çabuk olun artık, diye söylendi. Fikret hızla başını çevirdi. Eve girdiğinden beri sinirine dokunan genç kıza öfkeyle konuştu: -Biraz bekleyemez misiniz?.. -Hayır efendim bekleyemem. Çabuk olun anlaşıldı mı?.. İşim var benim!.. Fikret daha da öfkelenmiş bir halde: -İyi o zaman, dedi. Kendinize başka bir elektrikçi bulun. -Hıh, umurumdaydı sanki!.. -Şımarık!.. Fikret hızla salonu terkedip çıkarken uşak ardından koşup geldi ama ona yetişemedi. Fikret evin önünde duran bisikletine atlamış, oradan uzaklaşıyordu... Birkaç gün sonra Kadri Bey’in karısı, kırmızı bir otomobille dükkânın önüne geldi. Fikret’i arabanın yanına çağırdı. -Oğlum kızım size çok kaba davranmış, onun adına sizden özür dilerim. Size çok rica ediyorum, şu bizim avizeyi bir yapıver oğlum, buralarda sizden başkası yok zaten, lütfen... ¥ DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 100901
    % 0.76
  • 5.2606
    % -0.56
  • 5.9703
    % -0.92
  • 6.8707
    % -0.45
  • 216.572
    % -0.57
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT