BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Soykırım yalanı ARARAT!

Soykırım yalanı ARARAT!

Türkiye, “Geceyarısı Ekspresi”nin şokunu henüz üzerinden atarken, şimdi de Ermeni lobisinin yoğun çabaları sonucu çekilen ve ikinci “Geceyarısı Ekspresi” olarak nitelenen “Ararat” filmi ile mücadele ediyor.



Ermeni lobisinin yoğun çabaları sonucu Batı ülkelerinde gündemden düşmeyen sözde Ermeni soykırımı şimdi de film oldu. Ermeni asıllı Amerikalı yönetmen Atom Egoyan’ın senaryosunu yazdığı ve yönetmenliğini üstlendiği “İkinci Geceyarısı Ekspresi” olarak nitelenen “Ararat” (Ağrı Dağı) adlı filmin çekimleri tamamlandı. Başrol oyuncuları arasında Türk halkının çok iyi bildiği bir isim var: Ermeni asıllı Fransız şarkıcı Charles Aznavour. 15.5 milyon dolara mal olan film, özellikle California Eyaleti’nde yaşayan zengin Ermeniler ve sözde Ermeni soykırımını resmen tanıyan Fransa hükümetinin maddi katkılarıyla gerçekleştirildi. Ermenistan’ın başkenti Erivan yakınlarındaki Aştarak’ta çekimlerine nisan ayında başlanan film için Van’ın dev bir maketi de inşa edildi. Ararat filminin maliyetinin küçük bir bölümünü ise başrol oyuncusu Charles Aznavour karşıladı. Düzmece ve yalan... Egoyan, Ararat’ta film içinde film anlatıyor. Charles Anzavour, günümüz Türkiye’sinde Ermeni soykırımı konulu bir film çeken Toronto’lu bir yönetmeni canlandırıyor. Çekimler tamamlandıkça, kullanılmış filmler Türkiye’den Toronto-Kanada’ya bir set şoförüyle gönderiliyor. Bu rolde, Toronto Üniversitesi öğrencisi David Alpay var. Geçmişi ve geleceği birbirine bağlayan karakter de, bu set şoförü: Kanada’ya giriş yaparken, bir gümrük memuru (Christopher Plummer) onu durduruyor. Filmlerin muhtevası hakında şüphe duyan bu görevliye, filmde anlatılan olaylardan (soykırım tabiriyle) bahsedildikçe, flashback’ler halinde 1915 yılına gidiliyor. Filmin içindeki filmde çalışmak, set şoförünün annesiyle ilişkisini daha da güçlendirmesine yarıyor. Anneyi canlandıran ise, yönetmen Atom Egoyan’ın eşi ArsinÇe Khanjian. Türkiye’den cevap Sözde Ermeni soykırımını konu alan “Ararat” filmine karşı iki belgesel filmin yapılması planlanıyor. Projelerden biri “Osmanlı İmparatorluğu” adlı belgesel. Bu filmde sözde Ermeni soykırımı iddiaları tarihi perspektif içerisinde ele anılarak, Rusya’nın Ermenilerle ilişkilerinin ve bölgede bütün tarafların ağır zayiat verdiğinin anlatılması, konuya objektif bir yaklaşımla olayların tamamen tarihi gerçeklere ve belgelere dayanarak yansıtılması öngörülüyor. Diğeri ise, 1890-1923 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu’nda Türkler ve Ermeniler arasında meydana gelen olayları konu alan iki saatlik belgesel nitelikli bir film. Dünya mahkum edecek İkinci “Geceyarısı Ekspresi” olarak gündeme gelen ve ‘sözde’ Ermeni soykırımının anlatıldığı “Ararat” filmini Kültür Bakanı İstemihan Talay, “ırkçı ve düşmanlıkları körükleyen bir film” olarak nitelendirdi. Ararat filminin, kültürlerin birbirlerine yaklaşması gereğinin daha çok anlaşıldığı bir ortamda dünya barışına, insanlık tarihine olumlu bir katkı sağlamayacak bir anlayışla çekilmiş olduğunu söyleyen Talay, “Kültürler, dinler ve uluslararası diyaloğa önem veren, saygı duyan, insanlığın barışa her zamankinden daha çok ihtiyacı olduğunu düşünen herkes de bu filmin bu ırkçı yapısını, düşmanlık tohumu eken yanını ret edecektir. Bu filmi yapanlar dünya kamuoyunda mahkum edilecektir. Irkçılık, düşmanlık bunlar hiçbir zaman insanların kabul edemeyeceği kötü ve çirkin sonuçları icra etmektedir” açıklamasını yaptı. Tamamen siyasi... Atom Egoyan her demecinde “Hayatımın filmini çekiyorum”, “Beni bu derece heyecanlandıran bir şey olmadı” dediği senaryo üzerine 12 yıldır çalıştığını dile getirerek amacının bütün dünyanın Ermeni toplumunun yaşadığı sözde soykırımı bilmesini ve tanımasını sağlamak olduğunu söylüyor. Filmin dağıtım haklarını alan Miramax Başkan Yardımcısı Harvey Weinstein de filmle ilgili yaptığı açıklamada, “Bu kadar ciddi bir konuda bu kadar önemli bir film yaptığı için Atom Egoyan’la birlikte çalışmanın heyacanını yaşıyoruz. Filmin senaryosunu gördüğüm anda Miramax’ın bu proje için en doğru kanal olduğunu anladım” diyordu. Yapımcı Robert Lantos da, “Ararat, geçmişi işleyen ama insanlık tarihinin bugününü nasıl etkilediğini gösteren bir film. Miramax’ı bu film sayesinde asla resmen tanınmayan Ermeni katliamını dünyanın gözleri önüne sermekte çok güçlü bir müttefikimiz olarak selamlıyorum” sözleriyle filmin sadece sanat boyutu değil, siyasi amacını da gayet açık bir biçimde ele veriyor. İlgi görmesi bekleniyor Cannes Film Festivali’nde galasını yapması beklenen Ararat, daha sonra da Toronto Film Festivali’nde gösterilecek. Lantos ve Egoyan, filmin maliyetini çıkartacağından kuşku duymuyorlar. ABD dağıtımını dev Miramax şirketinin üstlendiği Ararat, şimdiden Fransa, İngiltere, Almanya, İspanya, Yunanistan, İsrail gibi birçok ülkelere satılmış durumda. Gelecek yaz aynı anda yüzlerce sinemada gösterime gireceği planlanan ve çok sayıda izleyici kitlesine ulaşacağına kesin gözüyle bakılan filmin büyük bir tanıtım kampanyasıyla, bol ödüllü ve övgülü bir biçimde gösterime çıkması kaçınılmaz gözüküyor. Hatırlanacağı gibi ırkçı temalar işleyen “Geceyarısı Ekspresi” filmi de senarist Oliver Stone ve yönetmen Alan Parker tarafından çekilmiş, Columbia Pictures tarafından dağıtılmış ve bol bol para kazanmıştı...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT