BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mesele-i mühimme

Mesele-i mühimme

Yazılarıma böylesine ağdalı bir başlık attığımı görmedeniz. Ancak Metin Bey buna mecbur bıraktı. Millî Eğitim Bakanı Bostancıoğlu anlaşılmakta zorluk çekildiği iddiasıyla “divan edebiyatımız”dan vazgeçiyor. Ders kitapları medya diliyle “failatün” dönemine kapatılıyor!



Yazılarıma böylesine ağdalı bir başlık attığımı görmedeniz. Ancak Metin Bey buna mecbur bıraktı. Millî Eğitim Bakanı Bostancıoğlu anlaşılmakta zorluk çekildiği iddiasıyla “divan edebiyatımız”dan vazgeçiyor. Ders kitapları medya diliyle “failatün” dönemine kapatılıyor! Çağdaş yazarlara açılıyor!? Ben mesele-i mühimme demişim, ha mühim mesele veya önemli sorun diye aktarmışım. Hangisi anlaşılmıyor Allah aşkına? Ancak bunda hinoğlu hinlik yatıyor. Başarısız, verimsiz, silik, üretimsiz eğitim sistemi becereksizliğini, bir ayıbını böylece ideolojisiyle kapatmaya çalışıyor. Nasılsa üç beş yandaşı çıkacak. Böyle bir tasarrufla sadece Fuzuli, Nabi, Bâki safdışı edilmiyor, işte hepimizin yakından tanıdığı Yahya Kemal Beyatlı da, Mehmet Akif Ersoy da dışlanıyor. Daha dünkü değerlerimizle bile bağımız koparılmak isteniyor. Okuyan toplum olunsa gam çekmeyeceğim. Resmen devlet açıklıyor; basılan kitap sayısını, okuyucu adedini, gazete tirajlarını, okuma-yazma oranını, bölgede en gerideyiz. Daha da geri bırakmak için böyle oyunlar tezgahlanıyor. Ancak kül yutmak yok. İçerde böyle, dışarda daha değişik mi sanıyorsunuz? Kurulmuş saat gibi, vakti gelince çalıyor. Hint asıllı, ancak İngiliz pasaportlu, gelgelelim Trinidad’ta doğmuş, Karaip Adaları’nda yaşamış V. S. Naipaul bu sene Noel Edebiyat Ödülü’nü aldı. 10 yıldır aday gösteriliyordu. Çalışmalarında Müslüman toplulukları Naipaul teröristlikle itham ediyor. Türkleri ise isim zikrederek taklitçi, tembel, akılsız ve emperyalist olarak gösteriyor. Birbiri ardından da Miguel Sarayı, Nehrin Dönemeci, Taklitçiler, Gerillalar, İnancın Sonuna Kadar birbiri ardından ülkemizde de yayınlandı. Buna da kendisi Nobel’e aday olması gereken Orhan Pamuk önayak oluyor. Sözkonusu eserler yayınlanalı yıllar olmuş. Kendisi de sürekli Nobel’e aday bir antiislamcı, antitürk yazar. Ne zaman ki 11 Eylül terörist saldırısı gerçekleşir, “ezik üçüncü dünya vatandaşları’nı gündeme taşıdığını iddia eden” Naipaul muradına kavuşur, Nobel’i alır. Ne müthiş bir zamanlama doğrusu. Hollanda’da yayınlanan bir ansiklopedide Türk maddesinin içeriği aşağılamaya neden olunca, nasılsa protesto ettik geçenlerde, ama bu defa tam tersi. Dışardakile ve içerde Metin Bostancıoğlu yönetimi başarılı olacak mı? Hiç sanmam. Daha büyük tuzaklardan geçti Türkiye ve insanımız. Hepsinin üstesinden geldi. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın 100. Doğum yıldönümünde eserleri yeniden basılıyor, tartışılıyor, anılıyor. Mehmet Akif’in vefatının 65. yıldönümü’nde (27 Aralık 2001) Türkiye genelinde çok ciddi hazırlıklar yapılıyor. Siyasetçi grafiğinin sürekli irtifa kaybettiği günümüzde Türk Parlamenterler Birliği ucuz ve turistik Uzakdoğu seyahatini tamamlasın, milletvekili emekli maaşlarının ve dernek şehrinin artmasına çalışsın; 80. yılı, Burdur Milletvekili Mehmet Akif Ersoy’u unutsun veya hâlâ düşünsün ne gam. Millet unutmuyor. İnsanımız ve ülkemiz kültürü ve değerleri üzerindeki kapanları tanımakta ve gereğini yapmakta mahirdir. Göreceksiniz. Mesele-i mühimme yaşayacaksınız.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT