BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kaybedenler sorgulanıyor

Kaybedenler sorgulanıyor



Bu sözler DYP’nin ağır topu Ayvaz Gökdemir’e aittir ve dün bütün medyanın önünde söylenmiştir: “DYP yüzde 12’lik parti değildir. Eğer bir galibiyet olsaydı zafer tacı kimin olacaksa mağlubiyette de ip onun boynuna geçmelidir. Hiçbir mazeret başarısızlığın yerini tutamaz. Gereken yapılmalıdır.” DYP’deki sorgulama ya da başkaldırı sadece Gökdemir’le sınırlı değildir. Örneğin bir diğer ağır top Köksal Toptan da örgütte ağırlığı bulunan büyük bir grup ile Büyük Ankara Oteli’nde yemek yiyor ve Çiller’in istifasını istiyor. Keza Nahit Menteşe’den Yusuf Bacanlı’ya pek çok ağırlıklı isim de aynı talebi seslendiriyor. CEVHERİ’DEN ÇEKİL Bitmedi.. Dün Ankara kulislerine bir haber yayılıyor. Buna göre DYP’nin partideki en hükümran isimlerinden potansiyel genel başkan adayı Necmettin Cevheri’nin Çiller’den randevu talep ettiği duyuluyor. Randevunun gerekçesi şu: Cevheri, Çiller’i çekilmesi noktasında iknaya uğraşacak. Peki ya Çiller ikna olmazsa? O zaman kongrede düşürülmesi için harekete geçilecek. Necmettin Bey o engin siyaset ve devlet deneyimi ile Çiller’in artık yola neden devam edemeyeceğini uzun uzadıya kendisine anlatacak ve Tansu Hanım’dan örselenmeden koltuğundan feragatını isteyecek. Bunu kendi adına değil, partisi ve orada oluşan irade ya da hava doğrultusunda yapacak. Cevheri’nin bu girişimi bir “ağabey” girişimidir ve intikam ‘şu bu’dan ziyade DYP’yi ayağa kaldırmaya matufdur. Bu haberin kaynağı Nahit Menteşe’dir ki, Menteşe ile Cevheri’yi bir önceki gün aileleri ile birarada bizatihi biz gördük.. Belli ki durum değerlendirilmiş.. Görüldüğü gibi DYP’de “muhalefet ateşi” yakılmış ve her geçen gün yükselen ısı zirveyi bunaltmaya başlamıştır. Bu cenahta Mehmet Ağar faktörü de özellikle dikkate alınması gereken bir husustur. Dahası, Ağar asla tek başına değildir ve büyük bir ekip ya da grupla ortak hareket ediyor.. ANAP’TA DURUM Evet seçim sonrasında CHP’de uç veren ve Baykal’ın istifası ile CHP’de olağanüstü kurultaya neden olan rüzgar diğer mağlupları da etkiliyor. CHP ve DYP gibi etkilenen bir diğer parti de ANAP. ANAP’ta dün başkanlık divanı vardı. Bugün de MKYK toplanıyor. ANAP’ta da bazı muhalif eğilimler var ancak bu eğilimler henüz başkaldırıya dönüşmedi. Bugünkü MKYK toplantısı bu açıdan önem taşıyor. ANAP’ta muhalefete start verecek bir birliktelik ve heyecan ise yok. Örneğin potansiyel genel başkan adaylarından sayılan Oltan Sungurlu kendi seçim bölgesinden seçilemedi. Keza Ali Talip Özdemir de onca büyük desteğe rağmen İstanbul’u kaybetti. Aynı şekilde Lütfullah Kayalar da “Banko iki getiririm, üçe uğraşıyorum” dediği seçim bölgesi Yozgat’tan kılpayı seçildi. Bir diğer potansiyel genel başkan adayı İlhan Kesici de malum, aday değil. Dolayısı ile ANAP’ta tabir yerinde ise”veliaht” yok. Kendi seçim bölgesinde kaybeden ya da oylarını çok çok aşağı düşüren bir ismin ANAP gibi bir partinin başına oturması ise mümkün değil.. Evet ANAP kaybetti ama Mesut Bey kendi seçim bölgesinde yüzde 45 aldı.. ANAP’ta muhalefeti daha ziyade küskünler götürüyor ancak bunların etkili olmaları mümkün değil. Evet göründüğü gibi bize göre de DYP kadar olmasa bile başarısız olan ANAP’ta dengeler DYP’den çok daha değişik. Bu itibarla biz ANAP’ta DYP’deki gibi bir arayış ya da lidere kesin başkaldırıya pek ihtimal vermiyoruz. Daha doğrusu böyle bir girişim olsa bile bunun sonuç alacağına yapıyı bildiğimiz için inanmıyoruz.. FAZİLET NEREYE? Gelelim bir diğer mağlup olan Fazilet’e? Burada da gizli ama yoğun bir çatışma var. FP’deki kavganın adı Erbakan-Tayyip Erdoğan çekişmesidir. Evet hiç abartısız söylüyoruz Erbakan, Tayyip Bey’i sıfırlamak için adeta seferberlik halindedir. Tayyip Bey’e yakın bütün kadrolar sistemli bir şekilde tasfiyeye uğraşılıyor. Kuşkusuz Tayyip Bey de bunun farkında. Ve öyle olduğu için Kongrede Abdullah Gül’ü destekleyeceğinin mesajlarını göndermektedir. Recai Bey iki arada bir derededir ve ne Erbakan’a ne de tam olarak yeni ekibe ya da Tayyip Bey’e yaranabiliyor. FP için özetle söyleyeceğimiz bu partide bir gün mutlaka -o gün çok uzakta değildir- Erbakan-Tayyip Erdoğan düellosu ya da savaşının olacağı ve bunun zeminlerinin inşa sürecinde olduğudur. Daha bugünden FP örgütleri kamplaşmaya ve cepheleşmeye başladığına göre bu cenahın orta vadede bölünmesi bile ihtimal dahilindedir...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT