BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tercüme ve meâlden din öğrenmek!

Tercüme ve meâlden din öğrenmek!

Kur’ân-ı kerîm, tefsîr, tercüme ve meâllerinden din öğrenilmez. Hattâ âyet-i kerîmelerin ma’nâları tam anlaşılmadığı için, bunlar zararlı da olabilir. Kur’ân-ı kerîmin tefsîrinden her müslümanın bilmesi lâzım olanlarını, kelâm, fıkıh âlimleri ve tasavvuf büyükleri bildirmişler, bunları kitaplarına yazmışlardır. Bu sebeple, kelâm, fıkıh ve tasavvuf kitapları da birer tefsîr kitabıdır. Dîn, bunlardan öğrenilir.



Kur’ân-ı kerîm, tefsîr, tercüme ve meâllerinden din öğrenilmez. Hattâ âyet-i kerîmelerin ma’nâları tam anlaşılmadığı için, bunlar zararlı da olabilir. Kur’ân-ı kerîmin tefsîrinden her müslümanın bilmesi lâzım olanlarını, kelâm, fıkıh âlimleri ve tasavvuf büyükleri bildirmişler, bunları kitaplarına yazmışlardır. Bu sebeple, kelâm, fıkıh ve tasavvuf kitapları da birer tefsîr kitabıdır. Dîn, bunlardan öğrenilir. Ayrıca fazla teferruata girmeden i’tikâd, ibâdet ve diğer yapılacak işlere ve ahlâka dâir kitaplar da yazılmıştır ki, bunlara ilmihâl kitapları denir. Bu kitaplarda, her müslümanın bilmesi lâzım gelen bilgiler anlatılır. Her müslümanın bu bilgileri bilmesi farzdır, lâzımdır. Ehil olmadan, din bilgilerini doğrudan Kur’ân-ı kerîmden, tefsîr kitaplarından ve meâllerden öğrenmeye çalışmak yanlış olup, insanın dalâlete, bozuk yollara düşmesine, i’tikâdının ve imânının sarsılmasına sebep olur. Eskiden, tefsir okuyabilmek için yıllarca ilim tahsil edilir, sonra tefsir okuyabilir diye icazet, diplama alınırdı. İmâm-ı Şa’rânî hazretleri buyuruyor ki: “Hadîs-i şerîfler, Kur’ân-ı kerîmi açıkladı. Mezheb imâmları, hadîs-i şerîfleri açıkladı. Diğer âlimler de, mezheb imâmlarının sözlerini açıkladı. Namazların kaç rek’at olduğunu, rükû’ ve secdede okunacak tesbîhleri, bayram ve cenâze namazlarının nasıl kılınacağını, zekât nisâbını, orucun ve haccın farzlarını, hukuk bilgilerini, Peygamber efendimizin açıklaması olmadan Kur’ân-ı kerîmden anlamak mümkün değildir.” İmrân bin Hasin hazretleri, “Bize yalnız Kur’ân’dan söyle!” diyene, “Ey ahmak, Kur’ân-ı kerîmden her şeyi anlamak mümkün mü? Meselâ namazların kaç rek’at olduğunu bulabilir miyiz?” buyurdu. Hazret-i Ömer’e de, “Farzlar seferde kaç rek’at kılınır? Kur’ânda bulamadık.” dediler. Cevâben, “Allahü teâlâ bize Muhammed aleyhisselâmı gönderdi. Biz, Kur’ân-ı kerîmde bulamadıklarımızı, Resûlullahtan gördüğümüz gibi yapıyoruz. O, seferde dört rek’atlık farzları, iki rek’at olarak kılardı. Biz de öyle yaparız” buyurdu. Peygamber efendimiz de, “Âlimlere tabi’ olun” buyuruyor. O hâlde, Allahü teâlânın emrine uyarak, âlimlere tâbi’ olmamız, uymamız şarttır. Fıkhı bilmeden dîne uymak mümkün olmaz. Çünkü dînin temeli fıkıhtır. Âlimlerimiz; “Fıkıh, kelâm bilgilerini öğrenmeden tefsîr ve hadîs ile uğraşmak iflâs alâmetidir” buyurmuşlardır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT