BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bankacı da, sanayici de 2002’den umutlu

Bankacı da, sanayici de 2002’den umutlu

Finans kesiminin reel sektörü desteklemekten başka bir görevi bulunmadığını söyleyen Türkiye İş Bankası ve Aria Genel Müdürü Ersin Özince, 2001 yılında yapılan reformların etkilerinin 2002’de görüleceğini söyledi. Özince, “Biz reel sektörü desteklemekten başka bir işe yaramayız” dedi.



Üretenlere tam destek sağlansın Finans kesiminin reel sektörü desteklemekten başka bir görevi bulunmadığını söyleyen Türkiye İş Bankası ve Aria Genel Müdürü Ersin Özince, 2001 yılında yapılan reformların etkilerinin 2002’de görüleceğini söyledi. Özince, “Biz reel sektörü desteklemekten başka bir işe yaramayız” dedi. İSTANBUL - Türkiye İş Bankası ve Aria Genel Müdürü Ersin Özince, 2002 yılında bankacılık kesiminin reel sektöre daha fazla destek olacağı müjdesini verdi. Türkiye İş Bankası’nın Türkiye’nin her yerinde Türk özel sektörünü desteklemek için kurulduğunu belirten Ersin Özince, “Kendimize Cumhuriyeti kuranların tayin ettiğinden başka bir misyon aramıyoruz. Türk sanayisinde hemen hemen her tesisin harcında İş Bankası’nın bir katkısı vardır. Biz reel sektörü desteklemekten başka hiç bir işe yaramayız. Bizim başka bir fonksiyonumuz yok. Tüm imkanlarımızı ağırlıklı olarak çok geniş satıhda KOBİ’lerden tutun da büyük yatırımcılara sunmaya devam edeceğiz” dedi. Kriz döneminde dahi müşterilerine kötü sürprizler yapmamaya çalıştıklarını anlatan İş Bankası Genel Müdürü Özince, “Krizin etkilerini müşterilerimize yansıtmamaya çalıştık. Yani bir kaç binlik faiz oranları İş Bankası’nda ne verildi, ne de alındı. Krizden sonra İş Bankasına çok ciddi bir mevduat girişi oldu. Bu mevduatı da kendimize saklayacak halimiz yoktu. Yine bu dönemde bir kaç hafta dışında kredilerimizde herhangi bir duraksama olmadı. Hiç bir kredimizi geri çağırmadık. Ama bize emanet olan paranın da güvenliğini de en iyi şekilde kollamak durumundayız. Borcunu ödeme konusunda prensibi olmayan firmalara karşı bir tavır gösterdik. Belli fizibilitesi ve morali olan firmalara kredi vermeye devam edeceğiz. Bunu yapmadığımız zaman para kazanamayız. Bu 2002 yılında da devam edecek” diye konuştu. 2001’de yapılan reformların olumlu etkilerinin 2002 yılında kendini göstereceğini de kaydeden Özince şöyle konuştu: “Özellikle kredi ile ilgili risk yönetim prensipleri giderek gelişmiş ülkeler standartlarına çıkıyor. Kredide herkesin meydana getireceği gelirle uygunluk aranıyor. Türkiye gibi tasarrufun çok kıymetli olduğu, refahın yüksek olmadığı ülkelerde bu uygulama çok yararlı sonuçlar doğurur. Dünyada doların faizi yüzde 2.5 iken, Türkiye’de yüzde 7.5 - 10 faiz alınması nafiledir. Faizin fazlasını talep edersek, reel sektörümüzde finansmanı dünyanın 3-4 katına mal edecektir. Bankacılık sektöründe sağlıklı olmayan üyelerin azalması ile mutlaka bir düzelme olacaktır. Ama mühim olan bankacılık sektörünün Türk ekonomisinin finans ihtiyacını karşılayabilmesidir.” Bankacılığın reel sektörü desteklemesinin büyük bir fedakarlık olmadığını da dile getiren Özince, “Bankacılık sektörünün görevi reel sektörü desteklemek olmalıdır. Bunu yapmayanlar yok olur gider” dedi. Özince, Aria’nın gelişmesini de sürdürdüğünü vurgulayarak, “2001 yılında Aria kadar önemli bir başka yatırım yapılmadı. Aria ciddi bir ivme kazandığına göre bu böyle devam eder. Türk hazinesi de çok büyük bir imkan kazandı. Rekabetin bu sektöre girmesi ile Türk vatandaşı daha da kazanacaktır. Sloganımız ‘İyi olan kazansın’dır” diye konuştu. Canlanma 6 ay sonra başlayacak İstanbul Sanayi Odası Başkanı Tanıl Küçük, 2001 yılında yaşanılan olumsuzlukların ülkeyi bir yere götürmeyeceğinin herkes tarafından anlaşıldığını söyledi. Çiçeği burnunda Başkan Tanıl Küçük, “Sanayiciye yatırım gücünü tekrar verirseniz, yeni yılın altıncı ayından sonra piyasalar tekrar eski canlılığını kazanacaktır” dedi. İSTANBUL - İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı C. Tanıl Küçük, 2001 yılında toplumun tüm kesimleri için ibret veren olayların yaşandığını söyleyerek, “Ekonominin doğruları Türkiye’nin doğruları ile örtüşmelidir. Birbirimizi şikayet ederek bir yere varamayız. Kendi eksikliklerimizi düzeltelim ki, diğerlerini eleştirebilme hakkına sahip olalım” dedi. 2002 yılından ümitli olduğunu söyleyen Tanıl Küçük, “2002 yılında yapısal değişikliklerin süratle ele alınıp şekillendirilmesi lazım. Devletin yapısı küçültülmeli, devlet ekonomiden çıkmalı ve ülkenin kısıtlı kaynakları artık çok olumlu kullanılmalı. Kaynakların bundan böyle üretime yönelik kullanılması şart oldu. 2002 yılına olumlu bakmamızın nedenlerinden birisi de 2001 yılında yaşanılan olumsuzlukların ülkeyi bir yere götürmeyeceğinin herkes tarafından anlaşılmış olmasıdır. Toplumun her kesimi bir inanç içinde, 2002 yılının 2001 yılı gibi olmamasına inanıyor. Bu düşünce tarzı başlamıştır. Bunları yerine getirmek hepimizin görevidir” diye konuştu. Tanıl Küçük, 2001 ve 2002 yılları arasındaki paralelliğin iyi kurulması gerektiğini ifade ederek şöyle konuştu: “2001’de nerelerde hata yaptık, bunları doğru tespit ederek, hatalarımızı düzeltirsek, 2002 yılına daha olumlu bakmış oluruz. Tablo olarak 2002 yılında yapısal değişikliklerin gerçekleştirilmesi lazım. Bunu olmazsa olmaz olarak görüyoruz. Yapısal değişikliklerin gerçekleştirileceğine dair inancımız var. Olumsuzlukların sebebini tespit ediyoruz, bunları ortadan kaldırmanın gerekliliğini düşünüyoruz, ortada tek bir şey kalıyor, o da pozitif düşünebilmek. Olumsuzluklara olumlu baktığınızda, uygulanması gereken tedbirleri kararlılıkla alıp uyguladığınız zaman 2002 yılının ikinci altı ayında ekonomide bir düzelme yaşanacağını öngörüyoruz. 6 aydan sonra piyasalarda bir rahatlama olacağını, iç talepte artış olacağını, enflasyon ve faiz oranlarında bir düşüş yaşanacağını düşünüyoruz.” Sanayicilerin her zaman olumlu düşünce içinde olmaları gerektiğini de hatırlatan İSO Başkanı Küçük, sanayicilerin olumsuzluklardan bile olumlu sonuçlar çıkarmak zorunda olduğunu ifade etti. Tanıl Küçük, üreticinin, rekabet gücünü tekrar yakalayabilmesi için kaynak ihtiyacının giderilmesini ve yeni yatırımlara teşvik edilmesini istedi. “Sanayiciye yatırım gücünü yeniden kazandırmak zorundasınız. Sanayicinin, arzusu, morali ve inancını yeniden iade edilmelidir” diye konuşan Tanıl Küçük, konuşmasını şöyle tamamladı: “Şu anda sanayi ayakta durma mücadelesi veriyor. Biz rekabette fırsat eşitliği istiyoruz. Dünya ülkelerine ihracat edeceksek, devletin bize rekabet edebileceğimiz ortamı sağlaması gerekiyor. Kriz yüzünden zaten gücünü kaybetmiş sanayicinin bir de ayağına taş bağlayıp koşmasını istiyorsunuz. Sanayici üzerine düşen fedakarlığı ayakta durmaya gayret ederken bile gösteriyor”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT