BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir buket gül

Bir buket gül

Fikret de Gamzeyi ilk kez bu kadar yakından görüyordu. Uzun sarı saçları, şimdi masum duran yüzü, üstündeki sarı elbise ile her gencin başını döndürecek bir genç kızdı. Bakışlarını ilk önce yere eğdi, sonra kızın gözlerine dikti.



Anlayışlı bir kızdı Gamze... Fikret de Gamzeyi ilk kez bu kadar yakından görüyordu. Uzun sarı saçları, şimdi masum duran yüzü, üstündeki sarı elbise ile her gencin başını döndürecek bir genç kızdı. Bakışlarını ilk önce yere eğdi, sonra kızın gözlerine dikti. -Mademki içtenlikle söylüyorsun, kabul ediyorum. Genç kız güldü. -Buna sevindim Fikret. Bundan sonra seninle daha iyi geçineceğimize eminim. -Bundan sonra mı?.. Şu iş bitsin beni bir daha göremeyeceksin ki?.. -İşin hemen bitmez ya. Daha ben sana bir sürü işler bulurum merak etme. Ne yapıp edip kendimi affettireceğim. Fikret ona güldü. -Şuna bak hele, dedi. İkisi de gülüşürken gözleri birbirini buldu. Bir süre bakıştılar. Gamze birden fırladı. -Bir dakika geliyorum, dedi. Güllerin bulunduğu köşeye gitti. Hızla beş-on tane gül toplayıp, birbirine bağladı. Yine Fikret’in yanına geldi. -Sana bir buket gül veriyorum. Bu dostluğumuza, arkadaşlığımıza ve barışmamıza işaret olsun. Fikret sevinerek gülleri alıp kokladı. -Hayatımda ilk defa bir genç kızdan gül alıyorum, dedi. Evet artık bundan böyle seninle anlaşacağız. Gamze ondan ayrılınca, kızın arkasından bir süre baktı. Elindeki güllere dönerek: -Bir buket gül... diye söylendi...  Daha önceleri birbirleriyle pek anlaşamayan ve birbirlerine neredeyse düşman olan iki genç, sonradan çok iyi anlaşmaya başlamışlardı... Fikret şimdiye kadar kadınlara pek yüz vermediği halde Gamze’de birtakım hoşlandığı taraflar buluyordu. Gamze için Fikret nasıl diğer erkeklere benzemiyorsa, Fikret için de kız diğerlerinden farklıydı. Bu farkı aslında daha eve ilk gelişinde, kızın kendisini terslediği anda farketmişti... Gamze, son derece kültürlü, güzel ve şimdi anladığı kadarıyla anlayışlı bir kızdı. Aktüel konularda bilgisi bir hayli fazlaydı. İyi yetiştirilmiş, müzik de dahil her türlü dersi almış, bir zengin kızıydı. Bu özellikleri onu diğerlerinden farklı kılıyor ve yapısal olarak ister istemez başkalarını kendisinden hafif görüyordu. Ama Fikret ona karşı çıkınca, onun istediğini yapmayınca kız afallamış, ilk kez onun dikkatini çekmişti. Fikret’in fizikî yapısından çok, karakter yapısı hoşuna gitmişti onun... Zaman geçtikçe birbirlerini daha çok arar olmuşlardı. Sık sık birlikte gezilere çıkıyorlardı. En çok buluştukları yer yakınlarda bulunan bir koruluktu. Bir derenin kenarında sık ağaçlıkların bulunduğu, tahta masalarla donatılmış küçük koruluk, ikisinin de çok beğendiği bir yerdi. Birlikte ağaçların arasında geziyorlar, suyun kenarında dolaşıyorlar, bazen yorulduklarında tahta masalardan birine oturuyorlardı. Her gezintilerinde birbirlerini daha iyi tanıyorlardı. Gamze bir şeyi itiraf ediyordu: -Ben kendi dünyamın dışındaki insanlarla nedense pek ilgilenmedim. Benim çevrem işte o gördüğünüz arkadaşlardır. Beraber yer içer, dans eder, gezeriz. Hepsi de benim gibi yetiştirilmiş, zengin çocuklarıdır. Sen ise bana yabancıydın, benim gözümde sadece bir elektrikçiydin. Benim için bir değerin olamazdı, sen benim nazarımda bir çöpçüden, herhangi bir insandan farksızdın. Bizim gibilerden daima emir alırlar, bizim istediğimizi yaparlar sanıyordum. O gün beni reddedince şaşırmıştım, o zamana kadar her istediğim olmuştu. Kızmaktan çok şaşırmıştım isteğim olmayınca. O zaman ilgimi çektin işte. Meğer ben kendi çevremden başkalarını görmeyen bir yarı körmüşüm. ¥ DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 95953
    % -0.94
  • 5.8268
    % -0.21
  • 6.5545
    % -0.3
  • 7.5597
    % -0.05
  • 238.589
    % -0.11
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT