BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir buket gül

Bir buket gül

Kadri bey bir gün karısına şöyle dedi: -Bizim kız abayı yaktı galiba!..Karısı yemeğe otururken sordu: -Âşık mı oldu yani, dedi. Kime?.. Sen nereden anladın?.. -Bizim elektrikçiyle sık sık beraber görüyorum. Bizim şımarık, durduğu yerde duramayan o hoppa kız, onun yanında uysal kedi gibi oluyor.



Kadri bey bir gün karısına şöyle dedi: -Bizim kız abayı yaktı galiba!.. Karısı yemeğe otururken sordu: -Âşık mı oldu yani, dedi. Kime?.. Sen nereden anladın?.. -Bizim elektrikçiyle sık sık beraber görüyorum. Bizim şımarık, durduğu yerde duramayan o hoppa kız, onun yanında uysal kedi gibi oluyor. -Hayret... Oğlan da çok yakışıklı hani. Bizim mahallenin gözdesi. Damadımız olursa iyi olur değil mi?.. Kadri Bey karısına bir tuhaf baktı: -O nasıl söz öyle?.. dedi. O elektrikçi parçası mı benim damadım olacak? Kaç paralık adam, alt tarafı bir elektrikçi. Öyle biri hiçbir zaman koskoca Kadri Bey’in damadı olamaz. Neriman Hanım şaşırdı. -Ama Bey, dedi. Kızımızın ona âşık olduğunu biraz önce kendin söyledin. Bunu söylerken de seviniyor gibiydin. -Tamam dediğin doğru. Kızımız onu seviyor. Bizim kız âşık olacak biri değildi, yabani bir at gibiydi. O genç onu uysallaştırdı, kadın olduğunu hatırlattı ona. Ben buna seviniyorum... -Ama Gamze ona âşıksa ve onunla evlenmek isterse?.. -İstesin, verecek kim?.. Bu eve bugünden itibaren, hep yakışıklı, son derece başarılı, genç işadamları davet edilecek. Kızımız onları gördükçe de, Fikret’i basit ve fakir bulup, bu gençlerden biriyle evlenmeyi düşünecek. Elektrikçiyi de artık unutacak. Karısı, çatalını tulumba tatlısına batırırken: -Bu işten hiçbir şey anlayamadım ben, dedi. -Anlamazsın sen. Kadınların aklı ermez böyle şeylere. Kadri Bey böyle plân yaparken, mahalleli de kendi aralarında değişik dedikodular yaymışlardı. O tuzağa düşürülemeyen, davetlere getirilemeyen, kendilerine yüz vermeyen Fikret’i, Gamze’nin güzelliği ile ağına düşürdüğünü söylüyorlardı. -Bravo... O genci kendisine bağlamasını becerdi!.. -Biz avucumuzu yaladık. -Fikret de hiç kimseye yüz vermedi, Gamze gibi güzel kıza takıldı. -Gamze nasıl başardı bu işi hayret. -Gerçekten seviyormuş dediler. -İnanmam, bu devirde sevgi, aşk lâftır sadece... -Aşk diye bir şey yoktur, gönül eğlendirmek vardır. Olsa bile sadece evleninceye kadar olur, evlendikten sonra unutulur. -Belli olmaz, gönül bu, belki sevmiştir. -Yok canım Gamze bize söylemişti, ben onu elde edeceğim diye... -Öyle de olsa böyle de olsa başardı işte... Herkes kendisine göre bir yorum yaparken, Gamze ile Fikret korulukta buluşmalarına devam ediyorlardı. Kadri Bey plânladığı gibi eve bir sürü zengin ve bekâr gençleri davet etmiş, partiler, kokteyller vermişti. Gelenlerin hepsi birbirinden şık, birbirinden üstün mesleklere sahipti. Kimisi mimar, kimisi mühendis, kimisi işadamıydı. Hattâ kız onlarla daha iyi mukayese etsin diye Fikret’i de davet etmişti. Fakat Fikret kendisine oynanan oyunu farketmediği halde, fiziki yapısıyla, kültürüyle ve efendiliğiyle daima onlardan üstündü. Herkesin gözü ona takılıyordu. Özellikle Neriman Hanım onu çok beğeniyor, onun damadı olması için dualar ediyordu...  Fikret kendisini daha çok işe vermesine rağmen, ondaki değişikliği Mahir usta farketmişti. -Ne var sende, pek neşelisin bugünlerde?.. -Bir şey yok usta. -Saklama, saklama... Gözlerin pırıl pırıl parlıyor senin. Muhakkak bir şeyler var. Fikret bir an tereddüt etti. -Şu Kadri Bey vardı ya hani, dedi. -Eee? -Onun bir kızı var Gamze adında. -Haaa şu mesele!.. ¥ DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT