BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir buket gül

Bir buket gül

Fikret, Mahir ustaya Gamze’den bahsediyordu: -Çok güzel, çok kültürlü bir kız. İlk önceleri neredeyse kavga ediyorduk onunla, sonra birbirimizi tanıdık, şimdi çok iyi anlaşıyoruz.



Fikret, Mahir ustaya Gamze’den bahsediyordu: -Çok güzel, çok kültürlü bir kız. İlk önceleri neredeyse kavga ediyorduk onunla, sonra birbirimizi tanıdık, şimdi çok iyi anlaşıyoruz. -Desene gözlerin bunun için parlıyor. -Ne zamandır düşünüyorum. Hani askerliğim bitti, işim de önümde, kazancım da iyi. Yaşım ilerliyor, artık evlensem iyi olacak diyorum. Gamze, tam benim idealimdeki kız, onunla her konuda uyum içindeyiz. Mahir usta ciddileşti: -Sen onunla evlenmek mi istiyorsun?!. -Evet... -Bak oğlum evlenmek iyi bir şey, fakat o, çok zengin bir ailenin kızı. Seni gerçekten seviyor mu bilmiyorum. Evlenirken seçimini iyi yapmanı, daha çok düşünmeni tavsiye ederim sana... O kız seni mutlu eder mi?.. Sana, evine ve doğacak çocuğunuza iyi bakabilir mi?.. O kız seninle evlenirse, şimdiye kadar elini sürmediği işleri yapacak... Yemek pişirecek, ev temizleyecek, bulaşık yıkayacak, çocuğun altını değiştirecek. O zengin kızı bunları yapar mı, bunları da düşün. -Çok düşündüm usta. Onunla konuşacağım eğer kabul ederse bu iş olur. Ben senin söylediklerini mesele olarak bile kabul etmiyorum. -İkinizin de başında kavak yelleri estiği bir dönemi yaşıyorsunuz. Birbirinize hep iyi gözle baktığınız, hep iyi yönlerinizi gördüğünüz ve birbirinize her türlü sözler vereceğiniz bir dönemdir. Ama bu dönem biraz rüyaya benzer oğlum, evlilik sonrası ise rüyadan çabuk uyanılır ve gerçeklerin dünyasına geçersiniz. Çok farklıdır bu ikisi. Şimdiden o gerçek dünyayı göz önüne almalısın. Şimdi sen ne dersen de, o seni sevdiği için sana her türlü sözü verecektir. Ama ileride bunları gerçekleştirebilecek mi?.. Çoğu zaman verilen sözler unutulur. Çok düşünmelisin Fikret, çok... Fikret: -Kaygılanma, diyerek gülümsedi. Ben onların hepsini düşündüm. Ama Gamze bildiğin kızlardan değil usta. Bambaşka biri, kişilikli biri. Ona çok güveniyorum. Sadece sevgi değil benimkisi, ona güveniyorum, saygı duyuyorum ve bu yüzden onunla evlenmek istiyorum. Mahir usta ikna olmuş gibi başını salladı. -Peki öyleyse, dedi. Evlenecek olan sensin, karar elbette senin. -O halde usta ben gidiyorum. -Nereye?.. -Gamze’ye evlenme teklif etmeye. Şimdi beni korulukta bekliyordur. *** Fikret almış olduğu kararla başı dönerek, kendisini beklemekte olan Gamze’ye yaklaştı. Birlikte yanyana gülümseyerek, koruluğun iç kesimlerine doğru yürümeye başladılar. -Haydi söyle artık Fikret, meraktan çıldıracağım. Ne söyleyeceksin bana? Fikret çocuk gibi sevinçliydi. İki elini pantolonun cebine sokmuş, yere bakıp düşünüyordu. -Biraz daha merak et, dedi. -Beni çıldırtmak mı istiyorsun? -Hayır çıldırmanı istemiyorun, o zaman sana söyleyeceklerimin bir hükmü kalmaz. -O zaman söyle, nedir?.. Siyah bir pantolon ve beyaz gömlekle oldukça şık görünen Fikret gülümsedi. -Söyleyeceğim. Acelen ne? Sarı elbiseler içinde bir melek gibi parlayan kız da güldü. -Bugün sende bir şeyler var ama?.. -Sana bir ip ucu vereyim bak. İyi dinle.. Kız gözlerini kapattı, iki elini ön ceplerine soktu. -Dinliyorum. -Seninle ilk tanıştığımızda birbirimizden nefret ediyorduk, bu hareketlerimizden ve bakışlarımızdan da belli oluyordu. -Evet ama şimdi bunu söylemenin ne gereği var. Senden özür diledim ya?.. -Anlatmak istediğim bu değil. Sonra seninle, senin bana bir buket gül vermenle barışmıştık. -Evet... -O günden bu yana seninle çok iyi dost olduk, birbirimizi daha iyi tanıdık ve burada buluşmaya başladık. -Biliyorum... -Bütün bunlar sana bir şey anlatmıyor mu?.. ¥ DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT