BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 2002 çetin yıl

2002 çetin yıl

Akademisyenler, reformların uygulanması durumunda yeni yıla olumlu bakıyor. Sendikalar ise, “Alım gücü iyice düşen çalışanları zor günler bekliyor” diyor.



Yaşanan krizlerin ardından cumhuriyet döneminin en büyük küçülmelerinden birini yaşayan Türkiye 2001 yılını geride bırakırken, farklı kesimlerden de yeni yıl hakkında çeşitli görüşler bildiriliyor. Akademik çevreler 2002’nin olumlu geçeceğini söylerken, sendikalar ise çalışanları zor bir sürecin beklediğini belirtiyorlar. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esfender Korkmaz, yaptığı açıklamada, 2001 yılında durgunluktan çıkış ve ekonomik canlanma konularında öncelikli politikalar uygulandığını belirterek, Irak sorunu çıkmaz ise bu yılın 2. çeyreğinde ekonomik büyümenin başlayacağını ve 2002 yılı büyüme oranının yüzde 4 dolayında gerçekleşebileceğini söyledi. Reforma bağlı Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Ekonometri Merkezi Başkanı Prof. Dr. Refik Erzan da, 2001 yılı Şubat krizinden sonra geciken, yapılması gereken ama yapılmayan reformların önemli bir kısmının gerçekleştirildiğini söyledi. Bunun neticesinde piyasalarda bir stabilizasyon sağlandığını ifade eden Erzan, 2002’de bu reformların uygulanmaya konulmasıyla ekonominin yavaş yavaş düzeleceğini ve az da olsa bir büyümenin yakalanabileceğini belirtti. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdoğan Alkin ise, “Program hedeflerinde yüzde 4 büyüme hızı oldukça gerçekçi görünüyor. Canlanma gerçekleştirilebilir gibi gözüküyor. Herşey yolunda, planlandığı gibi giderse 2002 yılına oldukça iyimser bakıyorum” şeklinde konuştu. Sendikalar umutsuz 2001’in hüsranla sonuçlandığını vurgulayan sendika temsilcileri ise, yeni yılda çalışanları zor bir sürecin beklediğini belirtiyor. 2001 yılını ‘felaket yılı’ olarak değerlendiren DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, uygulanacak politikalarda sosyal boyutun gözardı edilmesi halinde bunalımlı bir dönemin yaşanacağını savunarak üretim ve istihdamın artırılmasının gereğine işaret etti. Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu (Kamu-Sen) Genel Başkanı Resul Akay da, 2002’den çok fazla umutlu olmadıklarını belirterek, sene sonunda bütçeden borç faizlerine ayrılan paranın 65 katrilyon liraya yükselmesinin beklendiğini, bunun sonucunda da düşük ücret politikası, personel tasfiyeleri ve işsizliğe bağlı olarak önümüzdeki yıl çalışanların yükünün daha da artabileceğini belirtti. KESK Genel Başkanı Sami Evren de, 2001’de alım gücü iyice düşen çalışanları zor günler beklediğini belirterek, bu yılın da zor geçeceğini savundu. Evren, toplu görüşmeler çerçevesinde taleplerini ortaya koyacaklarını kaydederek, 2003 yılı bütçesine yönelik olarak maaş, özlük hakları, tayin ve terfi ile istihdam konularını ele alacaklarını söyledi. Beyin takımı işsiz kaldı İstanbul Bilgi Üniversitesi Araştırma Merkezi Başkanı ve Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülten Kazgan, 2001 yılının Türkiye’nin 2. Dünya savaşının bittiği 1945 yılı dışında yaşadığı en çetin yıl olduğunu söyledi. Türkiye’nin beyin takımının işsiz kaldığını kaydeden Kazgan, “Bu tarihte ilk defa oluyor. Yetiştirdiği en seçkin kişiler yabancı konsoloslukların önünde göçmen olarak gitmek için kuyruklar oluşturur hale geldi. Kişiler ve şirketler dolarize olduğu gibi devlet de dolarize oldu. Dolayısıyla büyük kur riski üstlenir hale geldi. Yatırım artışı eksiye döndü, enflasyon hızı yükseldi” şeklinde konuştu. Mevcut reformları da “ekonomiyi batırma” reformu olarak niteleyen Kazgan, yerli sanayinin tasfiye edildiğini ve yabancı tekellere açıldığını öne sürdü. Gülten Kazgan, “ Bu dış dünya açısından reform olabilir ama Türkiye’nin kendisi açısından neyin reformu onu ben anlayabilmiş değilim. Yutturma bir program bu” görüşünü savundu.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93487
    % 0.34
  • 5.4049
    % -0.64
  • 6.1727
    % -0.39
  • 6.9633
    % -0.57
  • 224.32
    % -0.43
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT