BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bürokrat atamaları

Bürokrat atamaları

Son zamanlarda bürokrat atamalarında akraba kayırmalarının arttığı iddiaları da çoğalmaktadır. Bu bakımdan biz dünya çapında ve bilhassa ABD’de bürokrat atamalarına dair yerleşmiş kuralları tekrarlamayı faydalı gördük.



Son zamanlarda bürokrat atamalarında akraba kayırmalarının arttığı iddiaları da çoğalmaktadır. Bu bakımdan biz dünya çapında ve bilhassa ABD’de bürokrat atamalarına dair yerleşmiş kuralları tekrarlamayı faydalı gördük. 1- Bürokrat ailesinin toplum içindeki yeri ya da kendi siyasi bağlılıkları gibi nedenlerle seçilmez. Göreve alınmayı belirleyen, kişinin uzmanı olarak çalışacağı işe uygunluğunu gösteren diploma, sertifika gibi belgelerdir. 2- Göreve başladığı anda bürokrat artık yalnızca ya da en azından büyük ölçüde işinin adamıdır, “işi” “mesleği” olmuştur. 3- Görevi fahri veya kısa dönemli değil sürekli ve istikrarlıdır. Genellikle de kıdem ve başarıya dayanan bir sistem çerçevesinde örgüt içinde yükselir. 4- Bürokratların ücretleri de genellikle özel sektördeki gibi verimliliklerine göre değil görevlerinin hiyerarşi içindeki yerine göre belirlenir. 5- Bazı geleneksel yönetim biçimlerinde farklı olarak bürokraside memur görevini satamaz ya da oğullarına kızlarına devredemez. Eski Çin’de memurlar okuma yazmayı sert uçlu kalem yazı aleti yerine fırça kullanarak sadece oğullarına öğrettiler. Çin kültürünün en göze çarpan hususiyetlerinden biri yazı lisanının çok güç olmasıdır. Çin yazısının Mısır hiyeroglifleri gibi başlangıçtan beri kasten okuma yazmayı önlemek için güçleştirildiği öne sürülmüştür. Zira Mısır’da olduğu gibi Çin’de de yazı servet ve kudretin “sırrını” suların dağıtılmasında, vergilerin alınmasında işe yarayarak içinde saklamaktaydı. Bu fikir fazla hayali kabul edilse bile Çin yazısı o kadar güçtü ki okuma yazma öğrenme Batı’dakine nazaran daha çok vakit almaktaydı. Bunun içindir ki zengin bir beyin oğlunun fakir bir köylünün oğluna nazaran okuma şansı daha fazla idi. (Bakınız Yılmaz Altuğ, Çin Sorunu, 4. Baskı, İstanbul, 1995 s. 6) Yüksek memurların çoğunluğu zengin toprak sahibi ailelerin çocukları idiler. Zengin toprak sahiplerine ağır vergiler yükleyeceklerine vergi yükünü köylülere aktararak zenginliklerini koruma yolunu tercih ederlerdi. Halbuki köylüler zengin toprak sahibinin arazisi üzerinde çalışan ve ona kira ödeyen kişilerdi. Bu da köylünün fakirlikten sefalete düşmesine sebep oluyor ve sonunda tahammül edilmez sefalete düşen köylüler ayaklanıyorlardı. Bu Çin’deki zaman zaman vuku bulan aynı olayı izah etmektedir. Müreffeh bir memleket, uygar, müsrif bir saray, memleket muhtelif yerlerinde çok zengin ve kültürlü aileler ve birden birkaç yıl içinde kanlı köylü ayaklanmaların sebep olduğu olağanüstü karışıklık ve sonunda çöküş. Bu ayaklanmalardan, yararlanan bazı maceracılar kılıç kuvvetiyle başa geçiyorlar. Kudret Çinli klasik eserlerin telkin ettikleri şekilde uygar ve flozofik esaslara uyanın değil kılıcı iyi kullanın oluyor. Maceracılar iktidarı ele geçirince bunu devam ettirmek için devamlı gelire ihtiyaçları sebebiyle okumuşları yardımcı olarak seçip kuvvetli bir hanedan kuruyorlar ve eski devridaim kısır döngü yeniden başlıyor. Çinli imparatorlar kendilerine rakip olan arazi sahiplerine üstünlük sağlamak için bir takım siyasal sosyal ve ekonomik çare düşünmüşlerdir. Bunlardan birisi yönetimde hadımları kullanmaktır. Bir arazi sahibinin ailesi nesilden nesile daha kuvvetlenmektedir. Bu yönetime hadım memur alarak bir miktar önlenmiştir. Bürokratın özel hayatı ile kamu hayatı arasında kesin bir ayırım vardır. Kişisel mülkünü “yönetimde” kullanamaz. Yönetimin imkânları da mülkiyetinde değildir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT