BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bizans İstanbul’u semineri ve gerçekler (2)

Bizans İstanbul’u semineri ve gerçekler (2)

İstanbul İslam’ın Avrupa’daki mührü, nakşı ve Sevgili ve Şerefli Peygamber Efendimiz’in fethini müjdelediği her Müslümanın ve Türk’ün kalbinde müstesna yeri olan kutsal bir mekandır.



İstanbul İslam’ın Avrupa’daki mührü, nakşı ve Sevgili ve Şerefli Peygamber Efendimiz’in fethini müjdelediği her Müslümanın ve Türk’ün kalbinde müstesna yeri olan kutsal bir mekandır. Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılması ve hatta üniversite seviyesine çıkarılması için Batı baskı yapmaktadır. Lozan’a göre Patrikhane ve İstanbul’daki Rumlar, Batı Trakya’nın muadilidir. Ama Yunanistan Batı Trakya’da müftü seçimini yıllardır önlemekte ve Atina’dan tayin etmektedir. Patrikhane’de ise patrik seçimi Sen Sinod Meclisi’ndeki 15 aday arasından seçilir. Sen Sinod Meclisi Anadolu’daki Bizans şehirlerinin temsilcilerinden ibarettir. Mesela Konya’da bir tek Ortodoks yoktur. Ama Konya’yı temsilen Sen Sinod Meclisi’nde üye vardır. 2 Kasım 1991’de Ortodoks zirvesi, İstanbul’da toplanmıştır. Ne derece doğru bilemem ama Nisan 1992’de Bosna’da Müslüman katliamına ve ayrıca İstanbul’da Ortodoks Dini Devletinin kurulma kararı bu zirvede alınmıştır. Patrikler ölünce Balıklı Rum Meryemana Mezarlığına ayak üstü gömülürler. İstanbul’u Ortodokslar geri alınca dirilip Müslümanları katledecekleri hayaliyle bu şekilde gömülürler. Şark meselesi bitmemiştir. Yunanistan’da ilkokulu bitiren hiçbir öğrenciye “yemin” metnini ezbere bilmezse diploma verilmez. Bu yeminin son cümlesi şöyledir: “Dünya’da tek bir Türk kalmayıncaya kadar savaşacağız.” Yunanlı tarihçi Panayotis’in “Megalo İdea” isimli kitabında Megalo İdea’nın 8 hedefinden biri İstanbul’un alınarak Bizans’ı kurmak ve Ayasofya’ya haç dikmektir. Türkler ve İslamiyet aleyhine kitap yazdığı ve Türkiye aleyhinde faaliyette bulunduğu için rahmetli Adnan Menderes tarafından vatandaşlığına son verilen ve sınırdışı edilen Yakovas (Halen Kuzey Amerikalı “ABD-Kanada” Ortodokslarının lideridir) 3 Aralık 1969’da Ortodoksların genel kurulunda şu sözleri söylemiştir: “En geç 1989 yılına kadar İzmir’i Türklerden geri alacağız. Bütün Ege Adaları zaten bizimdir... Evet hemen söyleyeyim, 2000 yılında da İstanbul’u Türklerden geri alacağız.” 3 Temmuz 1990’da daha önceki patrik Dimitrios Papadopuolos, ABD’yi ziyaretinde Bush tarafından hem evrensel hem de devlet başkanı gibi karşılandı. Kendisine tahsis edilen uçak ve otomobillerde çift başlı kartal (Bizans arması) bulundu. Bu gezi esnasında Yakovas, basın toplantısında şu sözleri söyledi: “Lozan Antlaşması’nın pek çok hükmü Yunanistan ve Batı tarafından ya ihlal edilmiş ya da geçersiz hale getirilmiştir.” Bu sebeple 1922-1923 anlaşmasına veya Lozan’a başvurmak yerine tarihi, olduğu gibi hatırlamak ve Bizans’ı kurmak ve Ortodoks Patrikhanesi’nin dini devlet haline dönüştürülmesi aniden gündeme gelmemiştir. Ama bizi idare edenlerin (bazıları) başını örten üniversite kızları ve namaz kılan memurlarla uğraşmaktan fırsat bulup Türkiye etrafında dönen oyunları görememişlerdir. Rum asıllı Michael Dukakis, ABD Başkan adayı olunca, danışmanı; Rum asıllı Bill Tragos’un ilk beyanatı şu olmuştur: “Fener Patrikhanesi Ortodoksların Vatikan’ı olsun. Yunan asıllı Amerikalılar için esas önemli olan Yunan toprakları değil Fener’deki Ortodoks Kilisesi’dir. 1815 Viyana Kongresi’nde Rus Çarı Alexsandr’ın teklifi şöyledir: 1-Türkleri Avrupa’dan atalım (bu gerçekleşmiştir, şimdi de Balkanlarda izlerini siliyorlar) 2-Türkleri Anadolu’dan atalım. (Balkanlar, Kafkasya, Kıbrıs ve Güneydoğu Anadolu’daki saldırılar bu hedefe yöneliktir) 3-Bütün Türkleri Orta Asya steplerinde açlık, hastalık, katliam ile çıktıkları yerde yok edelim. Gafletimiz devam ederse sıra buna da gelecektir. Artık uyanalım. Gafilleri ise uyandıralım. 1994 Ramazan-ı Şerif öncesinde İstanbul’da Barış ve Hoşgörü Konferansı adı altında Türkiye ve Diyanet İşleri Başkanlığı oyuna getirilmiştir. Her konferans sonunda neşredilen deklarasyon o şehir ismiyle anılır. Patrik, İstanbul ismine itiraz ettiği için, Boğaziçi Deklarasyonu adı altında neşredilmiştir ve Deklarasyonun İngilizce metninde Patrik için, evrensel (ekümenik) sıfatı kullanılarak fiili durum meydana getirilmiştir. 1453’ten bu yana sadece, Sevr Antlaşması’nda Ortodoks Patriği için Ekümenik sıfatı kullanılmıştır. Patrikhanede 173 yıldır “kin kapısı” kapalıdır. 1821’de Rum isyanının planlayıcısı Patrik Gregoryos burada asılmıştır. Bir Türk devlet ya da dini lideri burada asılıncaya kadar, bu kapı açılmamak için yemin tekrarlanmaktadır. 6. ve 7. asırda Ortodokslar ile Katolikler arasında başlayan ihtilaf 1054’te bu iki kilisenin kopmasına neden oldu. 1962’de İkinci Vatikan Konsili’ne Ortodoks Patriği de davet edildi ve İstanbul’da Ortodoks Devletin kurulması kararı alındı.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT