BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ANTİKRİZ

ANTİKRİZ

-Abi parlatayım mı abi?... “-Ulusun geleceği parlak zaten, görmüyor musun?...” -Bir cila abi yaa... “-Peki hadi, kırmayayım seni...” -Sen şu Resmi Gazete’yle oyalan... “-Vaay tam teşekküllüsün bakıyorum...” -Li... Li... Lililli... -Hiç davranma benimkidir... -Li... Li... Lililli... -Alo... Sen misin gurban?... Çalışıyorum, müşteri var... Hem de kim biliyor musun?... Meşhur yazar, şair, gazeteci, başbakan Bülent Ecevit... -Heh... Ne kısa, ne uzun... Normal gördüm insanı... Ayakta sayılır... “-Hop hop...” -Ayakta ayakta... Ama biraz bezgin... Hee... Onu bilemem, onu kendisine sor... “-Ohoo... Ne yaptın be kardeşim...” -Konuş konuş, o da bana gıcıklık yapmıştı... “-Alo... Alooo.. Alooooo... E burda kimse yok...” -Hee yok, nasıl oynadım?... “-Yani sen şimdi oynadın mı?...” -Hee... Sen bizimle oynuyon, ben de seninle oynadım... Begendin mi?... “-Peki senin burada olduğunu nerden biliyorlar?...”



Bizim buluşlar... 1984-Reklam alanında çığır açtık... Bir buzdolabının Cüneyt Arkın’dan sağlam çıktığını ispatladık... 1985-”Evet” ve “Hayır” kulakçıkları bulunan arkadaşlık teklif kartlarını imal ettik... 1986-Arabayı çapraz şekilde durdurarak düğün konvoyunun önünü kesmeyi bulduk... 1987-Gıda ve reklam sanayisinin ortak çalışması ile “Peşin veren - Veresiye veren”in halini bulduk... 1988-Hışırtılı radyo ve televizyonlar için tencere kapağını bularak Arabistan radyosunun yayınlarını engelledik... 1989-Büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öpüldüğünü dile getirdik... Ardından kestane ve kebabı... 1990-Işıklarda cam silmeyi, para vermeyenlerin arabasını anahtarla çizmeyi bulduk... 1991-”Buraya çöp döken eşektir” ve “Buraya çöp döken eşektir diyen eşektir” yazıları ile hat sanatına başladık... 1992-Televizyonlar Yıldo’yu keşfetti... Bu aynı zamanda bulaşık telinin habercisi oldu... (devamı yarın) 2001’den kalanlar... -Nevşehir’de dövüş horozlarını kaçırıp yediler... (8 Ocak) -Nuriş, Alaattin Çakıcı’ya “Sanal Pokemon” dedi... (2 Şubat) -Cavit Çağlar oğlunun, “Bizde para bitmez” sözünü yalanladı; “Sadece 150 milyon dolar kefen param var...” (11 Şubat) -Erzurum’da bir zengin, sevgilisi için 22 ayar altından ayakkabı yaptırdı... (5 Mart) -Rizeliler; zaten Rizeli olan Yaşar Okuyan’ı fahri hemşehri ilan etti... (17 Mart) -İstanbul Belediyesi’nin olimpiyatlar için bastırdığı afişlerde 4 halka vardı. Beşinci halka afişle aynı renkti... (19 Mart) -2002 Dünya Kupası Elemeleri’nde Avusturya, Tongo’yu 22-0 yendi. Televizyonlar golleri hızlı çekimde verdi. (10 Nisan) -Uşak’ın Eşme köylüleri UFO gördüler ve gördükleri uzaylıyı taşla kovaladılar... (22 Mayıs) -Göz ameliyatı olan adam, faturayı görür görmez hastaneden kaçtı... (7 Haziran) -Nevşehir’de kahvede okey oynayanların üzerine inek düştü; bir okeycinin ayağı kırıldı... (10 Temmuz) -Antalya’da bir adam, kopan kulak memesini tutkalla yapıştırdı... (16 Ekim) -Köpekler üzerinde tıbbi deneyler yapan hademe Sabri Düz’ün meyve bıçağıyla koyunları da incelediği ortaya çıktı. Düz, “kısmi oksijen patlaması teorisi”ni araştırdığını söyledi... (4 Aralık) KRİTİKLER ***KRİTİKLER ***KRİTİKLER POLİTİK “En çok geceleri sekizden, bazen dokuzdan önce eve gitme olanağı bulamadığımdan şikayetçiyim...” (Bülent Ecevit) “Telefonlarım dinleniyor. Konuşma esnasında uygun olmayan sözler duyarlarsa, dinleyen için üzülürüm...” (Yaşar Okuyan) “Herkesin 2002’de çok eğlenmelerini diliyorum... İnşallah halkın bana güvendiği bir yıl olur...” (Kemal Derviş) SANATİK “Reha Muhtar’la aile yapımız, yetişme tarzımız ve sevgiye düşkünlüğümüz aynı... Her an evlenebilirim...” (Nilüfer) “Sizin yerinizde olsam Cem Yılmaz’ın korsan VCD’lerini alıp seyretmezdim... Ben seyrettim, hiç komik değildi...” (Cem Yılmaz) “Herkes marka köpeklerle dolaşırken, Ajda evinde yaptırdığı özek kulübelerde sokak köpeklerine bakıyor...” (Erkan Özerman) SPORTİK “2002’de hiçbir takımı çalıştırmayacağım. O yüzden kimsenin boşu boşuna tedirgin olmasına gerek yok...” (Fatih Terim) “Beşiktaş’tan iyi paralar kazandım... Gerekirse kulübün kapısında bekçilik yaparak vefa borcumu ödeyeceğim...” (Recep Çetin) “Herkes kendi çıkarına göre teknik direktör getirmeye çalışıyor Fener’i gazeteler yönetmiyor, ben yönetiyorum...” (Aziz Yıldırım) Uyarı levhaları... Malum, düşenin dostu olmaz... DİKKAT işi olmayan giremez... İçerde yeterince işsiz var zaten... TEMEL’İN YERİ Kadın bebeğiyle otobüse binerken otobüs şöförü kendini tutamamış: “-Ne kadar çirkin bir bebek...” Kadın sinirle biletini kutuya basmış, en arka tarafa geçmiş... Temel’in yanındaki boş yere oturunca bizimki sormuş; “-Şoföre neden bu kadar kızdınız?...” -Büyük bir terbiyesizlik etti, hakaret... “-Bir kamu görevlisi insanlara hakaret edemez, suç teşkil eder...” -Doğru... Gideyim de şunu bir azarlayayım... “-İyi edersiniz... Merak etmeyin, ben maymununuza göz-kulak olurum...” Tebeşir Tozu ... “Hiçbir makinaya, telaşa düştüğünüzü farkettirmeyin...”(Ralp) Bizimkiler...  Alişirin Abi (70) nostalji yaptı; “Siz hatırlamazsınız çocuklar, yılbaşları eskiden Ağustos’a denk geliyordu...”  Futbolcuların gözlerinin altını boyaması Bilgehan’ın garibine gitti; “Tamam ışık vurmasın diye yapıyorlar da, zenciler de boyuyor mu?...”  İnci Hanım’ın, yazılarını Cumartesi (yayından bir gün önce) günü teslim edeceğini açıklaması törenlerle kutlandı...  Burası şakaya gelmez: Mazlum Abi’nin bir de oğlu oldu... Adaşım analı-babalı büyüsün... Günün geyikleri... -Nerden geliyorsun?... “-Dayımdan...” -Hangi dayından?... “-Dönülmez akşamın ufkundayım...” ... “-Sana tersten bir fıkra anlatayım mı?...” -Anlat bakalım... “-Tamam... Gülmeye başla o zaman...” ÖMER SÖZTUTAN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93173
    % 1.22
  • 5.4376
    % -0.81
  • 6.2181
    % -1.18
  • 6.9703
    % -0.61
  • 225.882
    % -0.2
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT