BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Suç, ceza ve infaz...

Suç, ceza ve infaz...

Toplum halinde yaşamanın gereği ve bedeli vardır. Ceza kavramı da bu bedel içerisinde incelenir.



Toplum halinde yaşamanın gereği ve bedeli vardır. Ceza kavramı da bu bedel içerisinde incelenir. Cezaevlerimiz kanayan bir yaradır. Bir türlü sisteme oturtamadığımız iç nizam ve intizam, zaman zaman tartışma konusu yapılsa da çözüm bulunamaz. En modern ve yeni cezaevlerinde bile çeşitli aksaklıklar her gün medyada yer almaktadır. Çok zaman mahkumların yönettiği iddia edilen ceza ve tevkif evlerinde, istenmedik olaylar, infaz ve kavgalar hiç bitmez. Mahkûm olmak zor. Cenab-ı Hak hiç kimsenin başına vermesin. Ama olmuyor işte... İster istemez ıslâhevleri, hastaneler, hapishaneler dolup taşıyor... Toplum halinde yaşamanın bedeli bu. Şuurlu-şuursuz, kasıtlı-kasıtsız veya istekli-isteksiz yüzlerce, hatta binlerce insan suç işliyor. Her suçun da bir karşılığı var. Gerçi fiili bir durumla idam cezası uygulanmamakta ancak hapis cezaları çok yaygın. Çok defa suçluyu tedip etmeyi amaçlayan, ıslâh olmasını hedef alan hapis cezaları bu amaç ve hedeflerine ulaşamıyor. Kimilerine göre Medrese-i Yusufiye, kimilerine göre devrim enstitüleri sayılan ceza ve tevkif evlerimizin gerçek fonksiyonlarını icradan çok uzak oldukları ortadadır. Gönül sıfır suçlu bir toplumda yaşamak ister. Ne var ki böyle bir toplum dünya kurulalı beri olmadı ve olmayacak. Öyleyse suç ve suçlu oranlarını, elden geldiğince düşürme çareleri aramak gerekir. Suç ve suçlu tanımları, yaşanılan ülke, toplum ve coğrafyalara göre farklılıklar gösterir. Ayrıca suç kanunda açıkça belirtilen fiil ve eylemlerdir. Yoruma dayalı suç ve suçluluklar daha ziyade totaliter sistemlerde görülür. Zaman zaman ülkemizde de bu tür suç ve suçlamalar olmaktadır. Suçlar da kendi içerisinde cürüm ve kabahatler şeklinde tasnif edilirler. Bu arada; suçun nevi de cezanın infaz şeklini belirler. Ayrıca bazı kimselere bazı cezaları sadece vermek bile, infazından çok daha etkili olmaktadır. Hele kamu vicdanı açısından bir sakınca mevcut değil ise infazdaki elastikiyet belki de etkiyi artırmaktadır. Dağdan, çölden aşıp gazetelerin köşelerine konan bazı zevat son günlerde ceza ve tevkif evlerindeki infazı konu ediyor... Tabii iş dönüp dolaşıp, Tayyip Erdoğan’a dayanıyor. Efendim Tayyip Bey’e sağlanan ayrıcalıklar neden Doğu Perinçek’e sağlanmıyormuş?.. Bunun cevabı gayet basit! Doğu Perinçek ve yandaşlarına sağlanabilecek bütün kolaylık ve ayrıcalıklar, onların ağa babası Öcveren’e kaydırıldı... Bu insan kasabı eli kanlı teröriste sağlanan imkânlar neden konu edilmez. Kodeste olması gereken Öcveren katili beş yıldızlı tatil beldesinde popo büyütüyor. Klimasından-kalp cihazına, özel doktorundan-aşçısına kadar el pençe divan durulan bu teröristin ayrıcalığı ne? Yedi sülalesi devletin resmi araçları ile İmralı’ya kadar taşınıyor, yediği önünde yemediği kuyruğunda duruyor!.. Öcveren’e gelince Adalet Bakanlığı, ne ceza ve tevkif evleri genel müdürlüğü ne de savcılar var. Burası çocuk katillerinin çiftliği midir? Tayyip Erdoğan’ı ağızlarına sakız edenler, adaletin Öcalan için yerde paspas edilmesine neden ses çıkartmazlar? Nedenini hepimiz biliyoruz ya neyse!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT