BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Denktaş ve Klerides başlattıklarını bitirebilecekler mi?

Denktaş ve Klerides başlattıklarını bitirebilecekler mi?

Ecevit ve Erbakan 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nın siyaset ustaları. Bülent Bey yine başbakan. Kıbrıs da hâlâ sorun. Son açıklamasında yine Kıbrıs vardı Ecevit’in. Washington’a da sorunu götürüyor. Çünkü sürekli ısıtılıp ısıtılıp sofraya getiriyor batı. Ecevit diyor ki:



Ecevit ve Erbakan 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nın siyaset ustaları. Bülent Bey yine başbakan. Kıbrıs da hâlâ sorun. Son açıklamasında yine Kıbrıs vardı Ecevit’in. Washington’a da sorunu götürüyor. Çünkü sürekli ısıtılıp ısıtılıp sofraya getiriyor batı. Ecevit diyor ki: - Kıbrıs’ta iki devlet ve iki millet var. Bu gerçek kabul edilirse zamanla değişik çözümler ortaya çıkabilir. Atina bunu Selanik Radyosu aracılığıyla “kışkırtıcılık” biçiminde değerlendirdi! Resmi ağızlar her nedense balayı döneminde susuyor. 16 Ocak’ta iki lider Denktaş ve Klerides yine birlikte olacak. O gün bile Ankara’nın Kıbrıs Politikası değişmiyor “Türkiye garantör. İki bölgeli, eşitlik ilkesine dayanan yapının korunması” şeklinde. 1960 Londra ve Zürih Antlaşmaları geçerli AB için Kıbrıs Ortadoğu’ya açılan bir kapı ya, Türkiye için Ankara’yı güneyden koruyan bir tıkama mevzii. Soğuk, karlı ve bol yağışlı bugünlerde sıcak gündemler eksik olmuyor. Rum tarafı medya diliyle konuşuyor, onları aracı kılıyor. Toplumu öyle şartlandırıyor. Oysa liderler aşırı iyimser değil, temkinli. Rum lobilerinde, Türklerin attığı adımın bir taktik olduğu, yemekteki birlikteliğin yöntem haline getirilmemesi konuşuluyor. Oysa üçüncü bir taraf henüz müdahale etmedi. Uzlaşı girişimleri sürüyor. Toplumlar netice bekliyor. Bütün bu gelişmeler olurken Kıbrıs Rum kesimi AB ile çerçeve anlaşması imzaladı. Rumlar artık AB’nin bütün programlarına katılacak! Müracaat tarihleri ise 1998! Türkiye’nin bu macerası ise yarım asrı çoktan aştı. 1950’li yıllar. Üstelik AB Rumlardan kara para aklanması olayının, bankacılık sistemindeki boşlukların, uluslararası uyuşturucu ticareti güzergahında bulunmasının düzeltilmesini istiyor. Demek bazı şeylerin farkında AB, terör kamplarını unutsa bile. Teröristlere verilen pasaportları hatırlamasa da! Burada bir başka husus da Amerika’nın bölgede nüfuzunu kırmak istiyor, AB. Rumların AB ile görüşmelerini yürüten Yorgo Vasiliou belki de istemeden ipuçları veriyor. Diyor ki “Kıbrıs Rumları AB’ye üye olmakla Birlik Ortadoğu’ya girmiş oluyor. Bölgeye istikrar getiriyor? Barışa katkıda bulunuyor. Bölge, Avrupa’ya yasadışı göçün kaynağı. Kıbrıs AB’ye girmekle yasa dışı göçü önleyecek. BBC 11.12.2001. Saat 18 Haber bülteni” Diplomatik kulislerde bunun yorumu; İsrail ve ABD eleştiriliyor, başta Filistin, Araplarla flört ediliyor, uzak ve ortadoğudan gemilerle artarak büyüyen kaçak göç için AB ülkeleri, başta İtalya artık özel kaynak aktarmayacak, yeni kadro tahsis etmeyecek. Mevcutla yetinecek biçiminde. Belki diplomatik lisanla bunlar söylenmeyebilir. Ancak medyadan aktarılabilinir. Üstelik daha Ecevit’in Washington ziyareti başlamadı, Denktaş’ın Klerides’le sorumluluk aldıkları uzlaşma yemeklerinin “künefe”si sofraya konmadı. Elbette adada ve bölgede barış ve istikrar istiyor Türkiye. Toplumlar da ayrı temennide. Liderlere “siz başlattınız, siz bitiriniz” diyorlar sessiz çığlıkla. Rum kesiminde işsizliğin olmaması, GSMH’nın Avrupa’daki sanayileşmiş ülkelerle kıyaslanabilecek düzeyde bulunması, ekonomik istikrarın sağlanması huzur ve barış anlamına gelmiyor. Şımarıklığı da gerektirmez.
Kapat
KAPAT