BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > konuşan türkiye Bu iddialar mutlaka araştırılmalı!

konuşan türkiye Bu iddialar mutlaka araştırılmalı!

Hastanelerimizde hasta muayene edilmeden ilaç yazılması, menfaat karşılığı gereksiz ve ilgisiz ilaç verilmesi gibi konularla ilgili yazılar yayınlandıktan sonra veteriner hekimler de aradı. Bunlardan, isminin ve şehrinin saklı kalmasını isteyen bir hekimimizin anlattıkları kanımı dondurdu. Meğerse sağlığımızla ne kadar oynanıyormuş da haberimiz yokmuş. Bazı hastalıkların günden güne artması boşuna dağilmiş...



Hastanelerimizde hasta muayene edilmeden ilaç yazılması, menfaat karşılığı gereksiz ve ilgisiz ilaç verilmesi gibi konularla ilgili yazılar yayınlandıktan sonra veteriner hekimler de aradı. Bunlardan, isminin ve şehrinin saklı kalmasını isteyen bir hekimimizin anlattıkları kanımı dondurdu. Meğerse sağlığımızla ne kadar oynanıyormuş da haberimiz yokmuş. Bazı hastalıkların günden güne artması boşuna dağilmiş... “Bir doktor, hatalı olarak verdiği bir ilaçla sadece hastasını zehirleyebilir. Fakat bir Veteriner Hekim, hatalı olarak verdiği veya sattığı bir ilaçla, o hayvanın etini yiyen, sütünü içen tüm insanları zehirleyebilir. Bu yüzden, hastanelerde yapılan tedavilerin bir kısmı sonuçsuz kalmakta, kanser ve benzeri hastalıklar artmaktadır. İnsanlarımız 365 gün zehirlenmektedir. Aynen insanlara verilen ilaçlarda olduğu gibi, hayvanlara verilen ilaçlarda da suiistimaller olmakta, ehliyetsiz kişiler vasıtasıyla bu tehlikeli ilaçlar bilinçsizce dağıtılmaktadır. Bunların zararı hayvanlardan çok, insanlara olmaktadır. Bu işin ‘ticari’ yönüne bakan ilaç firmaları, ecza depoları; veteriner hekimlere, eczanelere, köylere-bakkallara, çiftliklere ilaç satmakta; kullanımın arttırılması için ne gerekiyorsa yapılmaktadır. Bu nedenle, anne karnındaki bebekler dahil, milyonlarca insan zehirlenmektedir. Hayvanın kaç kilo süt verdiği, kesilince kaç kilo et verdiği; bu sütü içen, eti yiyen insan sayısı hesaplanınca durumun vahameti, rakamın büyüklüğü çıkar ortaya. Artık bu işin insani yönü bırakılmış, herkes adeta ticari yönüyle ilgilenir olmuştur. Bu ilaçların gereksiz ve yanlış bir şekilde kullanılmasıyla, ülke ekonomisi de büyük zararlara uğramaktadır. Hal böyle iken, ne Tarım Bakanlığı, ne Sağlık Bakanlığı, ne de Maliye Bakanlığı konuya gerektiği gibi eğilmemektedir... Sağlık Bakanlığı biran önce devreye girip; Tarım Bakanlığı’nın verdiği Veteriner Hekim İlaç Satma Ruhsatları’na çeki-düzen vermeli, bu ilaçların bilinçsizce satılmasını ve kullanımını engellemelidir. Zararın nereye varacağı düşünülmeden, sadece para kazanma hırsıyla büyük bir sorumsuzluk sergilenmektedir. Avrupa’da deneyimi tam olarak tamamlanmamış ilaçlar ülkemizde satılmakta, insanımız ve hayvanlarımız kobay olarak kullanılmaktadır. Yakında organ arayanlarımız çoğalacak, hemo-dializ merkezlerimiz yetmeyecektir. Veteriner hekimlerimizin “İnsan hekimliği, veteriner hekimliğe göre bir iç denizdür” sözünü unutmamaları ve gereğini yapmaları gerekir. Bu sorumsuzluğun önüne bir an önce set çekilmelidir...” Herkesin eli cebine gitsin Başlatılan güzel bir kampanya var; herkesin kendine düşeni yaparak ülkenin krizden çıkmasına katkıda bulunmayı hedefleyen, kısaca “bu ülke için seve seve” kampanyası. Bunu da ne hikmetse sıradan vatandaşlar yapıyor. Kaymak kesim, yönetenler ellerini taşın altınna koymuyor. Tepeden itibaren herkes maaşlarından biraz feragat etse ya... Devleti dolandıranlardan da bu paralar en kısa zamanda tahsil edilmelidir. Alınan borçlara balıklama atlanmasını da anlayamıyorum. Bunların bir de geri ödenmesi var, nasıl yapacaklar bunu? Bu kampanyaya hep birlikte girelim ve uygulayalım. Bu iş yarım yamalak olmaz. Herkes elini taşın altına koymak zorundadır. Kuru laf ebeliğiyle, siyasi ayak oyunlarıyla bu iş olmaz. Parti başkanları da bu kampanyaya katılmalı. Bir taraftan tasarruf genelgeleri yayınlanıp, böyle kampanyalar düzenlenirken; öbür yandan bir bakanın makam odasını 65 milyarla donatması anlaşılır gibi değil. Kemer sıkma Ankara’dan başlamalı...
Kapat
KAPAT