BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir buket gül

Bir buket gül

Mahir usta bir masanın başına oturup, telsiz âletleriyle uğraşan, kitaplardan plânları inceleyen on iki yaşlarındaki çocuğa bakarak Fikret’e seslendi: -Maşallah çok zeki bu çocuk... Doğrusu ben hayatımda böylesini görmemiştim.



Mahir usta bir masanın başına oturup, telsiz âletleriyle uğraşan, kitaplardan plânları inceleyen on iki yaşlarındaki çocuğa bakarak Fikret’e seslendi: -Maşallah çok zeki bu çocuk... Doğrusu ben hayatımda böylesini görmemiştim. -Öyle usta, Cahit gerçekten harika çocuk onunla iftihar ediyorum. Sonra oğluna seslendi. -Cahit!.. -Efendim baba?.. -Gel arslanım buraya... Çocuk masadan kalkıp geldi. Babasının saçlarına benzeyen, uzun siyah saçlı, beyaz tenli, kahverengi gözlü ve masum haliyle kendisine karşı bir sempati oluşturuyordu. Lacivert bir pantolonla, desenli bir kazak giymişti. Fikret oğluna gülerek baktı. -Sen çok çalışıyorsun kerata. Haydi gel seninle balığa gideceğiz. Üstelik bu hafta senin harçlığını da artıracağım. Çocuk güldü. -Yaşşa baba!.. Fikret oğlunun saçlarını okşadı. -Usta biz gidelim, balıklar bizi bekliyor. -İyi gidin bakalım, bana da balık getirmeyi unutmayın. Baba oğul bir bisiklete atlayıp gittiler. Mahir usta onların arkasından gülümseyerek bakıyordu. Saçları artık ağarmıştı. -Ne çocuk Allah’a emanet, dedi. Onun doğduğunu bilirim, anası terkedip gidince az bakmadım ona. Süt içirdim, mama yedirdim, ayaklarımda uyuttum onu, altını bile temizledim. Şimdi koskoca oğlan oldu. Akıllı, çalışkan, efendi, bilgili ve güzel... *** Fikret’le Cahit her zaman bir koruluğa gidiyorlardı. Cahit kendini bildi bileli hep buraya geliyorlardı. -Baba burdan başkasını bilmez misin sen?.. Burasını çok seviyorsun galiba?.. -Evet oğlum. Burası benim en güzel günlerimin yeriydi. Unutulmaz hatıralarım var burada. Cahit bıyıkaltı gülerek baktı babasına. -Çok mu derin yaralardı?.. Fikret oğluna gülümsedi. -Kerata, sen de az değilsin hani... Derin yaralardı tabiî... Cahit babasına yaklaştı. Ona sarılarak: -Affet baba, dedi. Yaralarından bahsetmek istemezdim. Annemden boşandıktan sonra keşke tekrar evlenseydin. -Niye?.. -Önce, evlenmek insanlar için gerekli. Herkesin bir yuvaya, aile ortamına ihtiyacı var. Sonra, erkeğin yeri ayrıdır, kadının yeri ayrı. Meselâ beni büyütürken ne kadar güçlükler çekmişsiniz. Hani anlatıyorsunuz ya, geceleri ağlarmışım, siz de ninni söyleyerek uyutmaya çalışırmışsınız beni. Bazen sizi sabaha kadar uyutmadığım olmuş. -Ne günlerdi o günler, bize az mı çektirmedin kerata. Babanın kıymetini bil. Cahit babasına sarıldı. -Biliyorum babacığım. Dünyada en sevdiğim insan sensin. -Yok canım?.. -Evet. -İnanmıyorum ya olsun. Neden evlenmedim biliyor musun, kendime münasip bir kız bulamadım da onun için. -Hadi be baba, sen de bulamazsan hiç kimse bulamaz. Sende bu yakışıklılık olduktan sonra istediğin kızı alırsın. -Ona bakarsan öyle, kız çok ama benim istediğim gibisini bulmak güç. Sen bırak bu mevzuyu, çocuklar böyle şeyler konuşmaz, ayıp olur. Bak bisiklet taa nerelerde kaldı, git onu getir haydi. -Peki baba... > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT