BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir buket gül

Bir buket gül

Cahit fırladı gitti. Koşarken bisiklete yakınlaştığı bir yerde birden gözleri karardı. Elini başına götürdü, yere kıvrandı.



Cahit fırladı gitti. Koşarken bisiklete yakınlaştığı bir yerde birden gözleri karardı. Elini başına götürdü, yere kıvrandı. -Göremiyorum... Göremiyorum!.. Sesi kısıktı. Yerde öylece kıvranıyordu. Hiçbir şey göremiyordu. Kafası müthiş ağrıyordu. Bir-iki dakika bu halde kaldı. Daha sonra etrafı yeniden görmeye başladı. Eski haline yine dönmüştü. Babasına baktı, o farkına varmamıştı. Ellerinde oltalarla nehir boyu gidiyordu. Onun görmediğine sevindi. Zaman zaman bu durum oluyordu ama üzülmesinler diye ne babasına, ne de bir başkasına söylemiyordu. Az sonra bisiklete binip babasının yanına doğru sürdü.  Kadri Bey’lerin yalısında bugün büyük bir telâş vardı. Çünkü Gamze kocası Vahdet’le birlikte Amerika’dan dönecekti. Onları havaalanından Sadun karşıladı. Bir otomobille eve geldiler. Kadri Bey’le karısı, kızına ve damadına sarıldılar. -Hoşgeldiniz... Sarmaş dolaştan sonra, salona oturdular. Gamze’nin yüzü biraz asıktı, Vahdet’in kaşları da hafif çatılmıştı. Vahdet gri bir takım elbise giymiş, bacak bacak üstüne atmış, sert bir çehreyle oturuyordu. -Amerika nasıldı? diye sordu Kadri Bey. -Amerika bildiğin gibi baba. Kaç senedir durduk bir kerecik gelmediniz. -Bu yıl gelmeye niyetliydik kızım ama işlerimizden başımızı kaldıramadık ki. Vahdet Bey oğlum sen nasılsın?.. -Teşekkür ederim baba. Herşey mükemmel gitti. Babamın ek işletmelerinde uzun süre görev yaptım ama artık sıkılmaya başladım, işi başka birisine bırakıp Türkiye’ye dönmeye karar verdik. Neriman Hanım söze karıştı: -Türkiye gibisi yok değil mi?.. dedi. -Özellikle İstanbul, hiçbir yerle değişmem burayı. New York’ta herşey sun’î, yapay. Her tarafınızda makine var, gökdelenlerin yüksekliğinden sokaklar hep gölge altında. Evlere bile helikopterle gidiyorsun neredeyse. Artık aşağıdan, kapıdan girip çıkmak unutulacak da, teras katından gireceksiniz. Doğal bir güzellik yok gibi orada. İstanbul ise tabiat yönünden oldukça zengin. Cebinden bir paket sigara çıkardı. Kayınpederine, Neriman Hanıma, Gamze’ye ve Sadun’a takdim etti. Pahalı çakmağıyla sigaraları yaktı. -Ayrıca çocuğumuzun olmayışı, Gamze ile ikimizi huzursuz etti. Diğerleri bakıştılar. Gamze, Fikret’ten ayrılınca Vahdet’le evlenmiş, üç ay sonra da Amerika’ya gitmişlerdi. Aradan yıllar geçmesine rağmen çocukları olmuyordu. Onları huzursuz ve mutsuz eden bu olmuştu. Bu onlar için, özellikle Gamze için büyük bir darbeydi. Kadri Bey’le Neriman Hanım endişelendiler. Acaba Gamze ile Vahdet ayrılmaya mı karar vermişlerdi?.. Vahdet devam etti: -Ben aslında çocuk istemiyordum, dedi. Bilirsiniz ben çocukları pek sevmem. Ama ne olursa olsun soyumuzun devam etmesi için bir çocuğumuzun olması şart. Gamze’ye baktı. -Oysa bir türlü çocuğumuz olmadı. Biz Amerika’da bir karar aldık. Kadri Bey’le karısı ayrılık kararı mı diye düşündüler. -Gamze önceki evliliğinden bir çocuk sahibi olmuştu. Şimdi o çocuk kocasında. Biz o çocuğu isteyeceğiz baba. Gamze de konuştu. -Evet baba, dedi. Ben çocuk sahibi olmak istiyorum. Sadun’un bile iki çocuğu var. Ben çocuğumu istiyorum, ama nasıl alacağız?.. >DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT