BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İlk Türk astronota mektup!

İlk Türk astronota mektup!

Bakın bir hayat memat meselesinden bahsediyoruz. Uzaya giden ilk Türk’ü bulanlar, PTT’nin selameti, milletin refahı için lütfen bizi arasın!..



İSTANBUL- Delinin biri kuyuya bir taş atmış, kırk tane akıllı toplanmış... Nereden çıktı şimdi bu diye düşünenler olabilir, anlatalım efendim... Birçoğunuz hatırlar, PTT Genel Müdürlüğü 146. kuruluş yıldönümünde bir yıl süreyle, “2000 Yılına Mektup” kampanyası başlatmış, gerekçesini ise halkımıza mektup yazma alışkanlığını kazandırmak ve mektup kavramını toplumda daha canlı tutmak olarak açıklamıştı. Tabii aziz halkımız bu çağırıyı bir emir olarak tellaki etmiş ve kimi mektubun ucunu yakmış, kimi olmayan çocuğuna, hatta kimi de kendisine mektup yazmış postalayıvermişti. Zamanın Başbakanı Merhum Turgut Özal da torunlarına mektup yazarak organizasyona renk katmıştı. Ara ki bulasın Aradan 14 yıl geçtiğinde mektuplar törenle sahiplerine teslim edilmeye başlandı. Hayatta olanlar mektuplarını almıştı. Ama biri vardı ki onun yazdığı mektup bir türlü adresine ulaştırılamadı. Bu da yetmiyormuş gibi ilgili kurumlarda bürokrasi ve yazışma krizine bile neden oldu. İstanbul-Aksaray’dan 27.10.1987 tarihinde postaya verilen bir mektuptan bahsediyoruz. Orijinal bir vatandaşımız “ Sn. PTT eli ile uzaya çıkan İLK TÜRK UZAY ADAMINA VERİLECEKTİR” notu düşülmüş bir mektup göndermiş... PTT görevlileri de, 2000’li yıllarda uzaya çıkacağımızdan oldukça emin olmalılar ki, mektubun adresine aldırış bile etmemişler. Mektupsa mektup ... Hoş adamcağız da müstakbel uzay adamımıza döşenmiş gitsin. Ne yazdığının, niye yazdığının ne önemi var ki? Buraya kadar her şey normal. Gelgelelim dananın kuyruğunun koptuğu yere. 14 yıl dediğin nedir ki, su gibi akıp geçti işte. Sıra mektupları sahiplerine ulaştırmaya geldiğinde PTT’cileri nde akılları başlarına geldi. “İyi de bu mektubu kime teslim edeceğiz?” PTT Genel Müdürlüğü Posta Telgraf Dairesi Başkanlığı yana yana uzaya çıkan ilk Türk’ü aramaya başladı. Uzaya bugüne kadar uydudan başka bir şey gönderemediğimiz herkesçe malum. Ancak ne de olsa resmi evrak, üstelik emanet diye düşünen PTT mektubun sahibini bulmakta kararlı. Adamcağız üzerine kendi adını adresini yazmış olsa mektubu iade edip kurtaracaklar ama o da yok. Eeee mektubu açamıyorlar da... Aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık muhabbeti vesselam. Kime soralım? Zavallı PTT’nin genel müdürleri, daire başkanları toplanıp, ‘Bu işi nasıl hal yoluna koyarız?’ diye düşünmeye başlamışlar. Ve “Sözkonusu mektubu kime teslim edeceğiz” diyerek Türk Havacılık ve Uzay Genel Müdürlüğü’ne sormuşlar. Alınan cevap sorudan daha komik; “Mevcut bilgi ve veriler henüz uzaya çıkan bir Türk’ün olmadığı yönündedir. Ayrıca konu hakkında bir kez de Dışişleri Bakanlığı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın görüş ve bilgilerine başvurun” Öyle ya belki uzaya bir adamımız çıkmıştır ama Türk Havacılık ve Uzay Genel Müdürlüğü’nün haberi olmamıştır. Şimdi bu işin vebali var değil mi?!.. Ehh bu işin ilgili kurumu sorun diyorsa sorulmalı. PTT de öyle yapmış ve 05 Mayıs 2000 tarihinde bir dilekçe de Dışişleri Bakanlığı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na yazmış, şimdiye kadar “Uzaya çıkan ilk Türk’ün” bir türlü bulamadığından bahsederek, “Bu nedenle konunun bir kez de Bakanlığınız ve Komutanlığınız’ca değerlendirilerek sonucundan bilgi verilmesini arz ederiz” demiş. Tabii bu yazıya nasıl bir cevap verildiğini bilemiyoruz. Bize soran olursa cevabı oldukça açık, “Nerede o günleeer?” Mektup sahibine ulaşacak mı? Aylardır Sayın Başbakanımız ve 100 kişilik değerli heyetini ABD’ye göndermek için hazırlık yapıyoruz. Uçağına yatak odası yapıyor, gövde ve kanatlarını buzlanmaya karşı sürekli alkolle yıkıyoruz. Ama ne var ki o da sayın Başbakan ve muhterem heyet, uçağa adım atar atmaz bozuluyor. Kısacası Başbakanı ABD’ye göndermek için bile ne sıkıntılar çekiyoruz. Şimdi uzaya adam göndermenin sırası mı?Eğer PTT bu işten kurtulmak istiyorsa onlara acizane bir teklif, Uzaya çıkan ilk insanı çifte vatandaş yapalım bu dertten kurtulalım. Yoksa mektup bu gidişle daha yıllarca sahibine ulaşmayacak. Üstelik mektubu adresine ulaştıramayan PTT görevlilerinin görevi ihmal suçlamalarıyla karşı karşı gelmesi de an meselesi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT