BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Demokrasiden korkanlar

Demokrasiden korkanlar

“Demokrasiden korkan insanlar var” diyor, Sayın Ferruh Bozbeyli; yılların siyaset ustası, bilge yorumcusu, “Alaca Siyâset” adlı kitabında.. İşin garibi en çok korkanlar da, varlıklarını demokrasiye borçlu olanlar.. Aslında biz hep korku halindeyiz.



“Demokrasiden korkan insanlar var” diyor, Sayın Ferruh Bozbeyli; yılların siyaset ustası, bilge yorumcusu, “Alaca Siyâset” adlı kitabında.. İşin garibi en çok korkanlar da, varlıklarını demokrasiye borçlu olanlar.. Aslında biz hep korku halindeyiz. Siyasette, iş hayatında, sosyal faaliyetlerimizde, geleceğe açılışımızda, hatta geçmişe bakışımızda hep, ama hep korku halindeyiz.. Bu yüzden “biz adam olamayız”, “bizde de demokrasi yürümez” vecizeleri (!) sanki kamuoyunda ittifakla alınmış bir karar gibi tekrarlanır.. Babıâli Kültür Yayıncılığı’nın yayınladığı bir kitap.. Bozbeyli bakın nasıl anlatıyor “Alaca Siyaset”te bu çelişkili terslikleri.. “Yarım asrı aşan bir uygulama ve yarım asrı aşan bir tecrübeye rağmen, ülkemizde hâlâ demokrasiden korkan insanlar yaşıyor. Üstelik bunlar, bugünkü mevkilerini demokrasiye borçludurlar. Demokrasi olmasaydı kim bilir nerede el ovuşturup bekleyeceklerdi. Kendileri demokrasiden yararlandılar, demokratik basamakları kullanarak yükseldiler ama arkalarından gelecek, gelebilecek olanların yollarını kesmek için, kendi çıktıkları merdiveni yukarı çektiler, çekiyorlar. Geniş halk kitleleri için; demokrasi bir umut, bir çare, bir çözüm yolu, bir yenilik, bir aydınlıktır. Halkın demokrasiden korkusu olamaz. Onun soluk aldığı yer demokrasi ortamıdır.” “Bu demokrasi korkaklarının çoğu, parti yönetimini ele geçirenler arasındadır. Bürokraside de vardır, üniversitede, iş âleminde de vardır. Basında da vardır. Demokrasinin kendi kuralları içinde işlemesi bunların işine gelmez.” “Meselâ genel seçimlerde milletvekilleri aday listeleri düzenlenip Yüksek Seçim Kurulu’na sunulacaktır. Yetki, merkez karar organlarına aittir. Kanun, tüzük ne diyorsa ona göre hareket edilmelidir. Öyle ama, o zaman efendinin istediği kimseler listeye giremez. Merkez karar organında görevli üyelerin oylarıyla varılacak sonuç, efendiyi korkutur. Bu korku demokrasi korkusudur.”  “Meselâ cumhurbaşkanı seçilecektir. Seçim ne zaman yapılacak, nasıl yapılacak hepsi anayasada yazılı. TBMM toplanacak ve yeni cumhurbaşkanını seçecek. Evet ama, o zaman milletvekillerinin istediği kimse seçilmiş olur. Anayasaya da uygun olur, demokrasiye de uygun olur ama, onların isteğine uygun olmaz. Çünkü onlar demokratik sonuçlardan, hukukî sonuçlardan korkarlar. Bu korku demokrasi korkusudur.” “Meselâ; lâik devlet varlığımız tehlikeye düştü, diye kaygılanırlar. Kaygılanalım iyi de, anayasa yeterli değil mi? Anayasa hükümleri lâik devleti koruyamıyor mu? Demokratik ve lâik devlet varlığımız anayasanın teminatı altında değil de, bazı kimselerin şahsî teminatı altında mıdır? Hukuka bağlı devlet nizamından, şahsa bağlı devlet nizamına geri mi dönüyoruz?” “Bu misalleri çoğaltmak mümkündür. Hepsi aynı sonuca varır. Hukuktan korkmak, demokrasiden korkmak...” “Çünkü, doğru olanı yalnız onlar bilir. Onların aklı bütün millete yeter. Onların dediği olmalı, anayasanın, hukukun, tüzüğün dediği olmamalı.” “Merkez karar organı üyelerinden çoğu, milletvekilleri aday listelerinde seçilebilir yerlere konmuştur. Bu çokluk her kararı alabilir.” “Bir yanlışlıktan, bir haksızlıktan yararlananlar, haksızlığa karşı koymak gereği duymazlar. İşte demokrasiyi hiçe sayanların gücü buradan geliyor.”  “Alaca Siyaset” mutlaka okunmalı.. Okunmalı ki, nasıl bir ahlak zaafı içinde olduğumuz nasıl bir çelişkiler, çifte standartlar ülkesinde yaşadığımız anlaşılsın.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT