BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir buket Gül

Bir buket Gül

Elindeki çiçek demetini, Cahit’e uzatıyordu Nesrin. Cahit aldı, çiçeklere baktı, baktı. Sonra kıza gülümsedi. -Sağol, dedi. Buraya geldiğimden beri bana en çok yakınlık gösteren ve beni anlayan sen oldun. Teşekkür ederim.



Veda sahnesini hatırladı birden! Elindeki çiçek demetini, Cahit’e uzatıyordu Nesrin. Cahit aldı, çiçeklere baktı, baktı. Sonra kıza gülümsedi. -Sağol, dedi. Buraya geldiğimden beri bana en çok yakınlık gösteren ve beni anlayan sen oldun. Teşekkür ederim. Nesrin sevinçten uçacaktı neredeyse. -Asıl ben teşekkür ederim Cahit. Asıl ben teşekkür ederim... *** Kadri Bey sıkıntılı ve öfkeliydi, puro üstüne puro yakıyor, ikide bir ellerini cebine sokarak odanın içerisinde dolaşıyordu, şöminenin bulunduğu yerde iki üç büyük odun konmuş, bunların arasında kırmızı bir lâmba yerleştirilmişti. Lâmba yandığında odunlar kıpkırmızı ışık altında kalıyor, şömine yanıyormuş gibi oluyordu. -O da çok oluyor artık!.. Gamze bir kanapeye oturmuştu, üzüntülü bir hali vardı. Annesi de endişeli bir halde gezinip duran kocasına bakıyordu. Cahit bir masada başını eğmiş, önündeki kitabı okuyor, arada bir başını kaldırıp onlara bakıyordu. -İnsan dört gün dört gece evini ve karısını ihmal eder mi?.. Sonra niye ayrı bir ev tutmadı da, seni buraya koyup gidiyor. Ya bizimle kalsın, ya seni de götürsün. Gamze: -Anlayamıyorum onu?.. dedi. Önceki nazik sözleri, kibar hareketleri birden değişti. Beni eskisi gibi sevmiyor artık. -Seni nasıl sevmez o serseri. Önceleri nasıl bayılıyordu sana, güzelliğinin etrafında ateş böcekleri gibi uçuşuyordu... Bizdeki şansa bak, kalıbına bakan da onu adam sanır. Kendi kendine homurdanıyor, Vahdet karşısındaymış gibi ona söyleniyordu. Gamze kalktı, Cahit’in yanına geldi. -Uykun geldi mi oğlum?.. dedi. Cahit somurtarak: -Yatsam iyi olur?.. diye söylendi. -Gel gidelim o zaman çocuğum... İkisi yatak odasına geldiler. Cahit pijamalarını giymişti. Annesi elbiseleriyle yatağa uzandı. Ellerini başının altına aldı. Hüzünlü bir ifadeyle düşünüyordu. Aklında yıllar öncesine ait bir olay vardı. Fikret’i hatırlamıştı, o veda sahnesi gözlerinin önünden gitmiyordu. Sözleri hâlâ kulaklarında çınlıyordu onun; satır satır, cümle cümle ezberlemişti adeta... “Haklı mıydı acaba?” diye mırıldandı. “Onun haklı olmasından korkuyorum.” “Sen aslında bu evliliği, sana karışıyor olmamdan değil, sorumluluk duygusu taşımadığın için, bu duygu senin gibi hafif duygulara sahip birine ağır geldiği için yıkıyorsun.” demişti Fikret. “Herşey senin istediğin gibi olacak, herkes senin dediğini yapacak sanıyorsun. Evlilik gibi ciddi bir kuruma, senin gibi hafif bir kızla girdiğim için asıl hatalı olan benim. Sen ileride kiminle evlenirsen evlen, yine aynı problemlerle karşılaşacaksın. Sen hafif, basit ama gururlu bir kızsın. Emir vermeye alışık, sorumsuzca yaşayan birisin. Herşeyi güzelliğinle halledeceğini sanıyorsun. Doğru, caziben var, çok güzelsin ama bunun tesiri kısa zamanda geçer. Güzelliğin insanları belki ilk planda çeker, ama insan daha sonra güzelliğinden çok karakterini arar. Bu zamanda maddî yapından çok, mânevî yapın önem kazanır. Evlendikten sonra da flört yapacak değilsin, süslenip püslenip kime beğendireceksin kendini, o dönem geçti, şimdi kendini kazandığın erkeğe kabul ettirme zamanı gelmiştir. Evlenecek erkek hiç durmadan senin güzelliğine bakıp duracak değil... Gençkızlıktaki bazı hareket ve davranışları hoşgörmek mümkün ama aynı şeylerin evlilik hayatında da sürdürülmesi hoş görülemez. Evlilik, tek başına bir hayat tarzı değildir, iki kişinin ortak hayatıdır. Eşler, paylaşmasını, birlikte yaşamasını bilmeli... “ Tam böyle miydi ama buna benzer sözlerdi. Hayatında böyle bir hakareti ilk defa duyuyordu Gamze. Fikret hızla gidince, katıla katıla ağlamış, ona derin bir kin duymuştu. Söyledikleri doğruydu ama ilk defa yüzüne söylendiği için şok geçirmişti. Arabasına atlayıp son sürat eve gelmiş, yatağında haykıra haykıra, ağlamaya devam etmişti. Annesi şaşkındı, ona birden sarılmış: “Ondan tamamıyla ayrıldım anne, herşeyimiz bitti artık..” demişti. “Ben Vahdet’le evleneceğim anne, madem ki beni hâlâ istiyor, beni hâlâ seviyormuş...” > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT