BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir buket gül

Bir buket gül

Kapıya on yaşlarında bir kız çocuğu geldi. Fikret’i, Mahir ustayı ve Cahit’i iç bölmede birlikte görünce şaşırmıştı. Yeşil gözlü, yüz hatlarından çok zeki olduğu anlaşılan bir kızdı Ayşegül.



Kapıya on yaşlarında bir kız çocuğu geldi. Fikret’i, Mahir ustayı ve Cahit’i iç bölmede birlikte görünce şaşırmıştı. Yeşil gözlü, yüz hatlarından çok zeki olduğu anlaşılan bir kızdı Ayşegül. -Alper dayım buraya uğradı mı diye soracaktım. -Hayır, dedi Fikret. Bugün hiç uğramadı. -Peki, dedi çocuk ve dışarıya çıktı. Cahit gözlerini ondan ayıramamıştı. Sonra bundan utanç duydu. -Baba o kız kim?.. dedi. Daha önce hiç görmemiştim. -Çiğdem ablanın kızı, dedi Fikret. Buraya yeni geldiler, önceden Ankara’da oturuyorlardı... Eee, anlat bakalım başka ne var ne yok?.. Cahit yeniden anlatmaya başladı. Masanın üstüne oturmuş, arada bir kahkahalar savuruyordu! Birden bir fren sesiyle irkildiler. Bir araba sert frenle dükkânın önüne parketmişti. İçeriye hızla Vahdet girdi. Cahit’i görünce, dışarıya doğru bağırdı. -Ben sana arkadaşına değil babasına gitmiştir dememiş miydim?.. Onu dışarıya salmayacaksın diye kaç kere söyleyeceğim!.. Gamze dışarıda kıpkırmızı kesilmişti. Hayatı boyunca başkalarının yanında böylesine azar işitmemiş ve aşağılanmamıştı. Vahdet: -Yeter babanla konuştuğun, dedi Cahit’e. Haydi arabaya... Cahit gözleri iri iri açılarak, geriye çekildi. Babasına sarılarak: -Hayır, dedi. O benim babam, ondan ayrılmayacağım. -Bana bak senin baban benim artık. Kafamı bozma!.. Fikret kaşları yay gibi çatılarak yerinden kalktı. Vahdet’e: -Sen ne hakla çocuğa böyle konuşuyorsun, dedi. Yüzü gerilmiş, korkunç bir ciddiliğe bürünmüştü. Vahdet ona aldırmak istemedi. Tekrar çocuğa seslenerek: -Haydi kalk bakalım, dedi. Hemen anında da suratının ortasına sert bir yumruk yedi. Fikret öfkeden kıpkırmızı kesilmişti. -Köpek herif!.. Yumruk o kadar hızlıydı ki, Vahdet adeta uçarcasına kapıdan dışarıya fırladı. Tam Gamze’nin önüne yere serildi. Fikret dışarıya çıktı. Gamze iri gözleriyle onlara dehşet içinde bakıyordu. Fikret yakasından tuttuğu gibi Vahdet’i ayağa kaldırdı ve ikinci yumruğu da aynı hızla suratına indirdi. Vahdet tekrar yere uzandı. Fakat hemen kalktı, savunmaya geçti. Fikret onun üstüne son derece öfkeli yürüyordu. -Üzerime dört-beş tane köpek saldırtacağına, işte böyle tek başına gel! Vahdet hızla atıldı, yumruğunu Fikret’e savurdu ama Fikret eğildi ve şimşek gibi bir hızla onun kasıklarına arka arkaya yumruklar indirdi. Bu hız ve öfke karşısında Vahdet iri cüssesine rağmen dayanamamıştı. Yere serilince bir daha kalkamadı. Fikret Gamze’nin karşısına geldi. Hiç bağırıp çağırmamıştı ama gözleri iri iri olmuştu Gamze’nin. Çünkü ondan korkuyordu. Fikret’e: -Ellerine sağlık, dedi. Fikret şaşırdı, hiç böyle bir söz beklemiyordu. Gamze devam etti: -Çocuğun senin yanına geleceğini bildiğim halde saldım. Fakat Vahdet geldi, onu göremeyince çılgına döndü, beni tartakladı. Ben Nesrin’in yanına gitti dedim. Oraya telefon etti, yoktu. Zorla arabaya bindirip beni de buraya getirdi. Çok iyi ettin Fikret, ellerine sağlık... > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT