BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Abdülvehhâb-ı Mısrî “rahmetullahi aleyh”

Abdülvehhâb-ı Mısrî “rahmetullahi aleyh”

Bu zat ömrü boyunca, çok gayret sarfederek, “Îmân”ı anlatırdı gençlere va’az ederek. Derdi: (Allah bir kula, verdiyse eğer “Îmân”, Öyle ise nedir ki etmedi ona ihsan? Ve Allah, bir kula ki, “Îmân”ı vermemiştir, O olmadıktan sonra ne ki ona vermiştir?)



Bu zat ömrü boyunca, çok gayret sarfederek, “Îmân”ı anlatırdı gençlere va’az ederek. Derdi: (Allah bir kula, verdiyse eğer “Îmân”, Öyle ise nedir ki etmedi ona ihsan? Ve Allah, bir kula ki, “Îmân”ı vermemiştir, O olmadıktan sonra ne ki ona vermiştir?) Bir gün de buyurdu ki: (“Mü’min” olan bir kimse, Korkmadan günah işler, hem de hiç üzülmezse, Ayrıca Hak emrine aldırış etmiyerek, Günahı beğenirse hem “Ne güzel” diyerek, Maazallah “Îmân”ını kaybedip küfre düşer, Bu hal üzre ölürse, ebedî azab çeker. Ama önem verir de, sırf nefsine uyarak, Haramları işlerse şeytana aldanarak, Sonra da toparlanıp, pişman olursa eğer, Yine “Mü’min” sayılır böyle olan kimseler. Belki yanar ise de cehennem ateşinde, Sonsuz kalmıyacaktır lakin azab içinde.) Bir gün de buyurdu ki: (Hiç günah işlememek, “Kamil mü’minler” için basit ve kolaydır pek. Velakin kalplerinde bir maraz-ı manevi, Olanlara güç gelir, çok kolay olsa dahi. Şudur ki kalpte olan maraz-ı maneviyye, “Tam îmân etmemek”tir ahkâmı dîniyyeye. Kalpte “Doğru îmân”ın olduğuna alâmet, İslâmı yaşamaktan almaktır tad ve lezzet.) Bir gün de buyurdu ki: (Bu dünya “Hiç”tir elbet, Hiç ile uğraşan da “Hiç” olur en nihayet. “Ölüm” ve sonrasına her kim inanır ise, Odur Allah indinde hayırlı, iyi kimse. Biz her an, her saatte bir işler yapıyoruz, Ve her bir işimizde, bir “Niyet” taşıyoruz. Bu da, ya “Nefis” için, ya da “Allah” içindir, Yani kul, her işinde “İmtihan” içindedir. Yani kalp, her saniye, sağa sola döner hep, Ya “Hayr”a karar verir, ya “Şer”i eder talep. Nitekim Resulullah ederdi şöyle dua: “Ya Rabbi, sen kalbimi sabit tut doğru yolda.” Ey insan, son nefeste döner de eğer kalbin, Mâzallah “Küfr üzere” durursa, nolur halin? “Îmân üzre” durması isteniyorsa eğer, Hep “Salih kimseler”le bulunmak icab eder. Hep “İyiler”le olup, edersek çok ibadet, İnşallah “İman ile” gideriz en nihayet. “Ebedi saadet”i ele geçirmek için, “Doğru iman” lazımdır, çaresi budur işin. “Ehli sünnet” üzere iman edilmedikçe, Azabtan kurtulunmaz ahirete gidince.
Kapat
KAPAT