BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ÜÇLÜ TEHLİKE

ÜÇLÜ TEHLİKE

Türkiye, “Arjantin gibi olur muyuz olmaz mıyız” diye tartışa dursun doğalgaz, elektrik ve akaryakıt zamları halkı canından bezdiriyor Dağ gibi faturalar halkı çileden çıkarıyar. Alım gücü her geçen gün azalan vatandaş, kiraları bile sollayan faturalar karşısında şaşkın durumda... Doğalgazda yapıldığı ileri sürülen indirimin sadece lafta kalması, halkı daha da öfkelendiriyor. İnsanlar birbirlerine “Ne yapacağız?” diye soruyor. Benzinin yüzde 70’i vergi! Devlet, 2001’de elektriğe yüzde 118 zam yapınca, tek ampul bile yakan 25-30 milyon lira fatura ödüyor. Danıştay’ın yasakladığı ‘güç bedeli’ halen elektrik faturalarında yerini alıyor. Dünyada petrolün fiyatı düşüyor ama devlet litresi 1 milyon 288 bin lira olan benzinin 900 bin lirasını vergi olarak alıyor. Depresyondayız Kuyumcusundan eczacısına, pazarcısından sokaktaki vatandaşa kadar “Ne olacak bu faturaların hali?” diye sorduğumuzda tepki yağıyor: “Aldatıldık, ödeyemiyoruz, depresyondayız. Faturalar artık cezaya giriyor. Doğalgazı bırakıp kömürü keşfettik.”



İSTANBUL - Son günlerde ne ekonomik kriz, ne tüm ağırlığı ile bastıran işsizlik ne de geleceğimizin halen gri olması konuşuluyor. Bugünlerde toplumu ilgilendiren tek bir konu var, o da toplamı nerede ise bir ev kirasına denk gelen fatura ödemeleri. Doğalgaz, elektrik ve akaryakıt fiyatlarının tavan yapması, faturayı ödemek zorunda kalan vatandaşı canından bezdirdi. Asgari düzeyde hayat süren bir ailenin elektrik, doğalgaz ve akaryakıt için her ay ödemek zorunda bırakıldığı para, her geçen gün çetin tartışmalara rağmen artıyor. Vatandaşlar banka vezneleri önünde uzun kuyruklar oluştururken, istemeye istemeye de olsa idam fermanı gibi haklarında düzenlenen belgelerin gereğini yerine getiriyor. Doğalgazda kazığa devam İlk tartışma doğalgaz üzerinde yaşanmıştı. Hükümetin doğalgazdan aldığı Akaryakıt Tüketim Vergisi’ni (ATV) yüzde 25’e çıkartmak istemesiyle başlayan kavga ATV’nin yüzde 5’e düşürülmesi ile son buldu. Bu tartışmanın ardından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Zeki Çakan, doğalgazdaki fahiş fiyattan belediyelerin sorumlu olduğunu söylerken gözler mahalli idarelere çevrildi. Bir önceki yıla oranla fiyatı yüzde 220 artan doğalgaz fiyatı tüm kesimlerin iflahını kesti. Bir çok aile ısınmak için katı yakıtlı sisteme geri dönerken, işyerleri ise ağır fatura yükü altından kurtulabilmek için üretim çarklarını durdurmak zorunda kaldı. Doğalgaz da son durum ise halen belirsizliğini koruyor. İndirim bunun neresinde Büyükşehir belediyeleri doğalgaz fiyatında indirim yaptıklarını söyleseler bile, Aralık ve Ocak ayı fatura bedelleri kıyaslandığında indirim değil, yeni bir zam yapılmış gibi faturalar ile karşılaşılıyor. Belediyeler doğalgazdaki indirimi, kanunun Resmi Gazete’de yayınlanış tarihi olan 8 Ocak’tan itibaren başladığını belirtirken, hükümet kanadı ise indirimin 1 Aralık 2001 tarihinde başlaması gerektiğinde ısrarlı. Elektrik çarpıyor Elektrikte yaşanan dram da doğalgazdan pek farklı değil. Bir yılda fiyatı ortalama yüzde 118 artan elektrik oranları bir çok vatandaşı çileden çıkarmaya yetti. Evlerinde bir tek ampül yakan vatandaşlar bile ayda ortalama 20-30 milyonluk elektrik faturası ile karşılaşınca şok geçiriyor. Dünyanın en pahalı elektriğini kullanan 4 ülkeden birisi olan Türkiye’de, sanayi tesisleri dünya çapındaki rakipleri ile rekabet edebilirlik şansını pahalı enerji maliyetleri yüzünden kaçırıyor. Bunun yanısıra elektrik tüketim faturalarından tahsil edilen güç bedelinin yasal olmadığını yoğun baskılar üzerine kabul eden Enerji Bakanlığı, fiyat indirimi olmayacağını açıkladı. Akaryakıta değil vergiye gidiyor Vatandaştan feryat çığ gibi yükseliyor Fiyatlar üzerinde vergilerin en etkili olduğu tüketim aracı ise akaryakıt. Tüm dünyada petrol varil fiyatları 32 dolardan 18 dolara düşerken ülkemizde petrole son bir yılda yüzde 121 oranında zam yapıldı. Şu anda litresi 1 milyon 288 bin liradan satılan benzin fiyatının yüzde 74’ü yani 900 bin lirası devlete vergi olarak gidiyor. Bir litre benzinin 750 bin 300 lirası Akaryakıt Tüketim Vergisi’ne, 196 bin 52 lirası da KDV’ye ödeniyor.Akaryakıt fiyatının bu kadar pahalı olması sebebiyle özellikle özel aracı olan orta gelirli aileler ve ulaşım için toplu taşım araçlarını kullanan vatandaşlar zor durumda kalıyor. Son bir not da, bu haber hazırlarken, İzmir’den telefonla gazetemizi arayan okurumuzdan geldi. “Türkiye Gazetesi olarak doğalgaz fiyatının indirilmesinde öncülük ettiniz. Şimdi sıra elektrikte. Ne olursunuz öncelikle şu elektrik ve tüpgaz fiyatının indirilmesi için bir haber hazırlayın. Ben devlete bu kadar hizmet eden bir emekli olarak ayın sonunu getiremiyorum” diye dert yandı. Artık top ilgililerde. Toplumun tüm dinamikleri haksız uygulamalar ve fahiş fiyatlı faturalar yüzünden ayağa kalkmışken daha ne kadar duyarsız kalmayı düşünürler bilemeyiz. Bir tane taze kırmızı gülü ele geçirmek için çarpışan hükümet ve belediyeler ayakları altında ezdikleri papatyalardan haberdar değil. Faturalardan çıldırma noktasına gelen vatandaş hep o hit şarkıyı söylüyor: “Faturalar belimizi büktü” > Gülnaz Bozkurt - Kuruyemişçi Eşiyle birlikte bir kuruyemiş dükkanı işleten Gülnaz Hanım, kabarık gelen elektrik faturaları sonrasında artık buzdolaplarını çalıştırmadıklarını belirterek, “Geçen yılki cironun yarısını bile bu yıl yapamadık. İşler o kadar az ki, gelen faturalar belimizi büküyor, alım gücümüzü yok ediyor” şeklinde konuştu. Dükkan kirasını zor denkleştiriyor Bir buçuk yıl önce mobilya sektörüne atılan Ersin Alpago, 15 milyonluk fiskos masasına bile kaç taksit yaparsınız şeklinde sorular aldığını anlatıyor. Masko’daki dükkanlarının 10 milyarlık borcu nedeniyle çok zor günler yaşadıklarını kaydeden Ersin Alpago, 600 milyonluk dükkan kirasını bile son aylarda zar zor denkleştirdiğini belirtiyor. “Sokağa çıkmaya korkuyoruz” > Lale Alaltun -Emekli Son gelen zamlardan sonra dışarıya çıkmaya bile korktuğunu ifade eden emekli Lale Hanım, “Yaşantımızda özel hiçbir şey kalmadı. Boğaz tokluğuna yaşamaya çalışıyoruz” dedi. “Acil tedbir alınsın” > Sezgin Üç -Esnaf 250 milyon kira, toptancılar, elektrik ve diğer faturalar geleceğimizi karartı. Önceden 5-6 çuval un tüketimimiz vardı şimdi sadece bir çuval ancak satabiliyoruz. Aylık fatura giderinin 400 milyon olduğunu söyleyen Sezgin Üç, devletin bir an önce duruma çare bulması gerektiğini söyledi. “Mal sayımı yapmaya korkuyorum” > Kadir Çorlu - Nalbur “Milletin içinden dürüst bir insanın gelmesini beklemek şart değil” açıklamasında bulunan Kadir Çorlu, “Bizim gerçekten profesyonel bir uzmana ihtiyacımız var” dedi. 2001 yılı başında yaptığı sayımda dükkanında 65 milyarlık mal bulunduğunu kaydeden Çorlu şimdiki malının değerinin 40 milyar olduğunu üzülerek açıklıyor. Çeyiz için değil, geçim için örüyor > Nurhan Yenier -Seyyar satıcı Pazarda aile geçimine yardımcı olmak için örgü işleri satan Nurhan hanım, eşinin günlük 6 milyon ücretle bir kahvede çalıştığını ifade ediyor. 4 çocuktan 2 tanesini okutmaya çalıştıklarını kaydeden Nurhan hanım, evinin kira olduğunu, gelen faturalar nedeniyle buzdolabı, televizyon gibi ev aletlerini sadece belli saatlerde kullandıklarını söyledi. Kuyumcular bile dertli > Mustafa Şahin - Kuyumcu 250 milyondan aşağı doğalgaz faturası gelmediğini belirten Mustafa Şahin, aylık olarak eviyle birlikte bir milyarlık sadece fatura ödemesi yaptığını kaydediyor. Kuyumcu dükkanı için ışıkların çok önemli olduğunu kaydeden Şahin 145 milyonluk elektrik faturasının ardından aydınlatmanın büyük bir bölümünü azalttığını söylüyor. İSTANBUL- Toptancılara borçlanarak mal alan esnaf, piyasadaki durgunluk nedeniyle satış yapamayınca “işlerinin içler acısı bir hale” geldiğini söylüyor. Piyasadaki durgunluğa karşı bir de her geçen gün artan elektrik, su, telefon ve doğalgaz faturaları ile boğuşan esnaf, adeta canından bezdi. Kaçak elektriğin bir türlü önlenemediğini, aksine bu tutarın yüksek faturalar şeklinde kendilerine döndüklerini kaydeden esnaf, son aylarda elektrik faturlarını ödeyemedikleri için cezalı konuma düştüklerini belirtiyor. Elektrik faturalarını ödemekte güçlük çeken esnaf çareyi buzdolaplarının fişlerini çekmekte bulmuş. Gittiğimiz birçok işyerinde elektrik sarfiyatını en aza indirecek önlemler alınmış. Kuyumcular neon ışıklarını, dükkanlar kullandıkları ampül sayılarını azaltmış. Bakkal, mobilyacı, elektrikçi ve diğer tüm kesim giderlerinin her gün artmasına karşılık dükkanlarına yeni mal koyamaz hale geldiklerini kaydetti. Kömür yine revaçta Son aylarda en yüksek artışı gösteren doğalgaz faturaları da çoğu vatandaşın, sobalı kömür kullanmasına neden olmuş. Doğalgaz faturalarının ödenemeyecek derecede arttığına dikkat çeken vatandaşlar, kazançlarının neredeyse tamamının faturalara harcandığını dile getirdiler. Para biriktiremediklerini ve sadece boğaz tokluğu için çalıştıklarını kaydeden emekli vatandaşlar, gelecekten hiç umutlu olmadıklarını ve çocukları için yurtdışına çıkmanın en hayırlısı olacaklarını kaydediyor. Gün ve gece yetmiyor Yenibosna’da şarküteri işleten Adem Özdemir, 2.5 milyar lira kredi kartı borcu olduğunu, her gün alacaklıların kendisini ziyaret ettiğini ancak, yaptığı yatırımın kendisine nakit olarak dönmediğini söyledi. 300 milyon lira dükkan kirası veren ve ailesini geçindirmek için sabahın erken saatlerinde dükkanını açan Adem Özdemir gece 23:00’e kadar dükkanını açık tutmasına rağmen günlük cirosunun düşüklüğünden yakınıyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT