BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Abdülvehhâb-ı Mısrî “rahmetullahi aleyh”

Abdülvehhâb-ı Mısrî “rahmetullahi aleyh”

Bu zat bir sohbetinde buyurdu: (Evlatlarım, Ebedi saadetler versin size Allahım. Bizlere “Doğru yol”u ihsan etti Rabbimiz, O göstermese idi, bulamazdık onu biz.



Kurtulmak için... Bu zat bir sohbetinde buyurdu: (Evlatlarım, Ebedi saadetler versin size Allahım. Bizlere “Doğru yol”u ihsan etti Rabbimiz, O göstermese idi, bulamazdık onu biz. Allahın biz kullara gönderdiği “Resul”e, İnandık, iman ettik bin canla, bin gönülle. Zira “İman etmek”le umulur sonsuz necat, İman etmiyenlerin sonu olur fecaat. Senelerdir “İman”ı anlattım camilerde, Anlıyan, üçü beşi geçmemiştir yine de.) Dediler ki: (Efendim, anlamadık bunu biz, Bu sözü biraz daha izah edebilir misiniz. İmanın altı şartı, kitaplarda yazar hep, Okuyup ezberlemek, bu kadar zor mu acep?) Buyurdu: (“Amentü”yü bilip ezberlemekle, “İmanın hakikati”, kolayca geçmez ele. Asıl “İman” şudur ki, kul korkarak Allahtan, Çok küçük olsa bile, kaçınır her günahtan. Mesela “Kul hakkı”nı düşününce bir mü’min, Ayağını uzatıp yatamaz rahat, emin.) Bir gün de buyurdu ki: (İman eden bir insan, Kendi “Yaradan”ına eder mi günah, isyan? İman’ın, “Görünüş”ü vardır çok Müslümanda, Yani “Hakiki iman” bulunmaz her insanda. Zira buyuruyor ki Kitabında Rabbimiz: “Ey iman sahipleri, kamil iman ediniz.” Yani cenabı Allah buyurur ki mealen: Ey “Hakiki iman”a erişmiyenler halen, Günahtan kaçarak ve çok yaparak ibadet, “İman-ı hakiki”ye kavuşun en nihayet. İmanın hakikati, bir “Sevgi”dir, bir “Hal”dir, Böyle iman edene, isyan etmek muhaldir. Çünki o, içtenlikle inanmıştır Rabbine, Asla isyan edemez Onun emirlerine.) Bir gün de buyurdu ki: (Kim isterse tam huzur, “Doğru iman, itikat” edinmeğe mecburdur. Yani inanan insan, “Ehli sünnet” üzere, Bir “İman” ve “İtikat” edinmeli ilk kere. Sonra da öğrenerek ne ise farz ve haram, Farzları eda edip, günahtan kaçmalı tam. Çünki asıl maksat ve gaye de şu dünyada, Kavuşmaktır doğru bir “İman” ve “İtikad”a. Bir insanın şerefi zira “İman” iledir, Asla mal ve makamda ve mevkide değildir. Kuvvetli bir imana kavuşabilmek için, Çok gayret sarfetmesi lazım gelir kişinin. Ahirette “İmanı olanlar” kurtulacak, “Ehli sünnet” üzere olmalı bu da ancak.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT