BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir buket gül

Bir buket gül

Gamze, Fikret’e döndü. -Fikret çocuğu istediğin zaman görebilirsin, dedi. Kendisi benim yanımda kalmak istiyormuş. Fikret uyku sersemi gibiydi. -Benimle vedalaşmadan mı gidiyorsun oğlum?.. Cahit utandı. Babasının yanına geldi.



Gamze, Fikret’e döndü. -Fikret çocuğu istediğin zaman görebilirsin, dedi. Kendisi benim yanımda kalmak istiyormuş. Fikret uyku sersemi gibiydi. -Benimle vedalaşmadan mı gidiyorsun oğlum?.. Cahit utandı. Babasının yanına geldi. -Özür dilerim baba. Allahaısmarladık. Bekliyorum seni, görmeye gelirsin. -Elbette, ama oraya gitmek için pek istekli gibisin. Bu sözünde gizli bir sitem vardı. -Geldiğinde konuşuruz baba. Hoşçakal. Annesinin yanına gitti. -Gidelim anne, dedi...  Bir kaç gün sonra Fikret, Cahit’in yanındaydı. Evin deniz kenarındaki oturma yerindeydiler. İkisi de denize, ötüşen martılara, kırlangıçlara bakıyorlardı. Vapurlar, motorlar gelip gidiyorlar, suları yararak gürültü çıkarıyorlardı. -Ben burada kalmak istiyorum baba... -Anlayamadım, anlayamıyorum seni. Nasıl oldun da değişiverdin böyle?.. Cahit bir bocalama içindeydi. Tereddütlü bir sesle ve zorla konuşuyordu. -Ben yüksek okullarda okumak istiyorum baba, sonra annemi artık çok seviyorum. Sizin yanınızda ben eskisi gibi olamıyorum. Sizde kalırsam sadece elektrik tamircisi olacağım. Ama ben fakirlikten bıktım artık. Bu hayatı istiyorum, burada her imkânım var, özel odam, kütüphanem, her şeyim, her şeyim... Fikret, oğlundan duydukları karşısında sanki kulakları uğulduyordu. -Yaaa?.. dedi. Demek bizim yanımızdayken mutlu olamıyordun, kendini fakir hissediyordun. Peki neyin eksikti senin?.. -Lütfen anla beni baba. Bağışla beni, fakat ben burada daha rahatım. Burada her şey var. Ama bizde yok, bizim evde canım çıkıyor. Sonra annem beni Amerika’ya götürecek, oraya gezmeye gideceğiz. Özel okullarda okutacaklar beni, belki bir kolejde okurum, istikbalim burada garanti altında baba... Fikret’in gözleri kararmıştı. Canını verircesine sevdiği oğlundan böyle sözler işiteceğini dünyada aklına getirmezdi. Hâlâ inanamıyordu. -Sen çok değişmişsin, eski Cahit değilsin, dedi esefli bir ses tonuyla. Kısa zamanda burayı ve yaşantısını benimsemişsin. Böyle olacağın aklımın ucundan bile geçmiyordu, ama yanılmışım. İnsan denen yaratık nankördür zaten oğlum bunu en belirgin örneğini de şimdi maalesef sende görüyorum. Sen yüzünün benzediği gibi huy ve karakter yönünden de annene çekmişsin. Konuşma üslubun ve hareketlerin ne kadar da benziyor ona. Bize geldiğin gün farketmiştim bunu, bacak bacak üstüne atarak, masanın üstünde kahkahalar savurarak konuşman, anneni ve yaşantısını hemen benimsediğini gösteriyordu. Şu konuşman bile, onun benimle yaptığı veda konuşmasına ne kadar benziyor. Artık değişmiş, bu çevrenin malı olmuşsun, bana tamamıyla yabancılaşmışsın... Yazıklar olsun, senin hakkında ne boş hayaller beslemişim demek, yazıklar olsun... > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT