BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yüzyılın kafa kâğıdı

Yüzyılın kafa kâğıdı

Prof. Michel Winock’un “Aydınlar Yüzyılı” isimli hacimli eseri, Ergun Göze’nin titiz tercümesiyle dilimize kazandırıldı. Kitap, neredeyse yirminci yüzyılın günah dosyası... Savaşlar, ihtilaller, ideolojik kavgalar ve zulümlerle dolu yüzyıl ve onun aydınlarının gerçek yüzleri anlatılıyor.



‘Bu esere, geçen sene Stockholm’de bir kitapçıda rastladım. Birkaç sayfasına göz atmak kafi geldi. Bir temel kitaptı. O kadar ki, okumam kafi gelmedi. Esasen akademik eseri hakkıyla anlamak, cinasları, imaları, kinayeleri çözebilmek için sadece lisan da yeterli değildi. Fransa’nın, dolayısıyla Avrupa’nın ve hatta dünya fikir aleminin tam yüz yılı bu kitapta toplanmıştı...” Ergun Göze, “Aydınlar Yüzyılı” adıyla çevirdiği Prof.Dr. Michel Winock’un “Le Siecle des Intellectuels” isimli eserinin önsözünü kaleme alırken, kendisini heyecanlandıran kitapla tanışmasını bu sözlerle anlatıyor. Türk aydınlarının da arkasından gittiği yirminci yüzyıl Fransız aydınlarını gerçek yüzleriyle ortaya koyan eser, dömeninin kafa kağıdı niteliğini taşıyor. Göze, Eugene Ionesco, Roger Garaudy, Raymond Aron, François Giroud gibi bizzat tanıştığı isimlerin yanısıra Barres’le başlayıp bugüne kadar gelen çizgideki aydınlar hakkında az bilinen veya hiç bilinmeyen yönleri çevirirken, bizdeki “münevver” veya “arif” kavramına da atıflarda bulunuyor. Dreyfus’tan bugüne “Fransa’nın ihtilalci geleneği içinde, marksizm, sosyalizm ve bilhassa komünizm hatta faşizm ve ırkçılık, barışçılık gibi siyaset; dada gibi, sürrealizm gibi sanat akımları, gazeteler, partiler, dergiler ve kavgaları ve onlara tempo tutan iki dünya savaşı ve teknolojisiyle, ekonomisiyle bir koskoca yüzyıl. İdeolojilerin aynasında aydınlar, aydınların aynasındaki ideolojiler. Bir büyülü ve zehirli dünya. Akıl almaz ırkçılık, vicdan kabul etmez sömürgecilik. Bütün bunlara tepki Emile Zola’nın Dreyfus meselesinde kopardığı adalet çığlığı ile başlamış ve devam etmiş...” En az kitap kadar ilginç sözlerine böyle devam ediyor Ergun Göze ve aydının o günkü şerefli başlangıcından bugün sahneyi terketmesine sebep olacak yanlışlarına ve hazin akibetine kadar süren heyecanlı macerasını anlatması bakımından önem taşıyan kitaba, dikkat çekiyor. İyiler ve kötüler Winock’e göre “iblis” Andre Gide, çarpık ilişkileriyle gündem belirleyen Sartre, “Aydınlar İhaneti”nin yazarı Julien Benda, düşmanlarına başarı dileyecek kadar alçakgönüllü olan F. Mauriac, bir yiğit köylü olarak seve seve cepheye koşan Charles Pegy, işbirlikçi Albert Camus, Emil Zola, Louis Aragon, Anatole France vs... Aydınları da insan olarak gören yazar, onları ikiye ayırıyor eserinde. Birincisi organik aydınlar, ikincisi ise kritik aydınlar. Organik aydınlar diye, rejimin dayanağı ve desteği olanları kastediyor. Kritik aydınlar ise, tenkitleriyle uyarılar yapanlar... Teknolojinin yaygınlaşması ve insanın bütün ihtiyaçlarını karşılaması ile “aydın” kavramının da dönüştüğünü belirten Göze, her şeye rağmen, toplumların aydınlara büyük ihtiyaç duyduğunun da altını çiziyor. Yirminci yüzyılın düşünce tarihini kişiler bazında ele alıp işleyen 710 sayfalık kitap, önemli bir boşluğu dolduruyor hiç şüphesiz. Son günlerde kaliteli kitap okumak isteyenler için de ideal bir tercih olarak okurlarını bekleyen eserin sonunda ayrıntılı bir kronoloji ile fotoğraflar da yer alıyor. (Boğaziçi Yayınları, 0 212 520 70 76) Yazı sevdalısı büyük usta... ‘Eski yazı’ ile yazdı; klasik hat sanatımızı Batı’nın grafik sanatıyla buluşturdu; geleneksel kalıpları kaldıran, cesur yaklaşımlarıyla -yeni bir Karahisarî gibi- bu “eski” sanatı yeniledi, canlandırdı. O “yeni yazı” ile yazdı: Kendi deyişiyle “hat sanatının ve üretkenliğinin oluşturduğu bir geleneksel mirasın temel ilkelerinin, Latin harfleriyle de yaşatılacağını” gösterdi. O aynı zamanda bir cilt sanatçısıydı: Hem Türk-İslam coğrafyasının hem de Batı’nın cilt sanatlarını derinliğine öğrendi ve en yüksek nitelik düzeyinde uyguladı. O bunca meziyetinin yanında tasarımcıydı da: Türk-İslam süsleme sanatlarından ilham aldığını çağdaş grafik öğeleriyle kaynaştırdı. İşte böylesi bir sanatçıydı, bir yazı sevdalısıydı Emin Barın... Büyük usta 14 Şubat tarihinde Yapı Kredi Kültür Merkezi Kazım Taşkent Sanat Galerisi’nde açılacak sergi ile anılacak. Sergi 30 Mart tarihine kadar açık olacak.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT