BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıskanç

Kıskanç

Çayından son yudumu alıp, sigarasını kül tablasına iyice bastırıp yerinden kalktı. İstikameti bütün hesabının yatırılmış olduğu bankaydı. Kapıdan içeri girdiğinde bankadaki memurlar ayağa kalkmış, içlerinden biri, Kemal beyin geldiğini banka müdürüne muştulamıştı bile...



Rasim bey, elini çekmecesine atmış, zile basmak üzere bekliyordu. Az sonra içeriye iki tane ızbandut gibi adam girecek ve Arzu’yu sığırcık yavrusu gibi odadan çıkartacaklardı. Zaten böylesi bir şekilde huzurdan çıkanların sonları hiç de iyi olmuyordu. Bunu Arzu da çok iyi biliyordu. Ama Rasim bey, Arzu’nun bu konuşmasından etkilenmiş olmalı ki elini düğmeden çekti. O da hayret etmişti bir şeye. Çünkü hayatında yeni bir şey öğreniyordu. Hayat kadını bile olsa, bir kadın ancak iffetli erkeğe imreniyor, gerçekte ona hayranlık duyuyordu. Bir ara böyle bir erkek olamadığı için kendinden utandı. Sanki Kemal beyi kıskanıyordu. “Ulan” dedi içinden, “Biz de erkeğiz diye oraya buraya gittik, istediğimizi elde ettiğimizde güya erkek olduğumuzu ispatladık. Meğer bir kadının gözünde erkek, iffetleştikçe erkekleşiyormuş.” -Gidebilirsin Arzu, teşekkür ederim. -Beni cezalandırmayacak mısın? -Hem de çok ciddi olarak cezalandıracaktım. Fakat bunun bedelini bana ödedin. -Nasıl? -Az önceki anlattıklarınla. Bana yepyeni bir şey öğrettin. Bir kadın olarak bana, erkeğin tarifini yaptın. Yaşadığım erkekliğimden utandım sayende. -Ne mutlu bu gerçeği görebildiysen. Size birşey diyeyim mi Rasim bey, hani erkekler bu yola düşmüş kadınlara ne gözle bakarlar bilirsin? İnsan olarak, kadın olarak hiç değeri yoktur bu kadınların. İşte aynen bu kadınlarla beraber olan erkekler de o kadınların gözünde aynı seviyede insanlardır. Hiçbirine değer vermez hatta onlarla alay ederler kendilerince. -Yeter!.. Daha fazla konuşmanı istemiyorum. Sen de bir daha gözüme gözükme. Arzu bütün cesaretini toplayıp ayağa kalktı: -Bana istediğiniz muameleyi yapabilirsiniz. Ama o konuda elimden birşey gelmeyeceğini söylemeliyim. Bir daha ihtiyacınız olduğunda beni bulacağınız yeri biliyorsunuz. İyi günler. Vurdu kapıyı çıktı Arzu. Rasim hiç ses çıkartmadı. Dişlerini sıktı. Elini masaya yumruk yapıp vurdu. “Yazıklar olsun bize be!” dedi. Kendinden utanıyordu. Bir kadının gözünde gerçekte ne durumda olduğunu öğrenmek gücüne gitmişti. Bu sıkıntıya, bir de Kemal beyle ilgili planını gerçekleştirememenin öfkesi eklenince, çılgınca bir karar verdi. Kendi kendine homurdandı: “Peki Kemal bey... Sen ki, kadınların bile hayran kalacağı kadar erkeksin. Kabul. Biz ise bayağı insanlarız. Ama erkekliğin seni kurtarmaya yetmeyecek. En kısa zamanda nüfus kaydını mezarlıklar müdürlüğünün kütük defterine işlettireceğim. En kısa zamanda...”  Şu, üçüncü sınıf çay bahçesinin kuytu köşesinde, sabahçı kahvelerinin iskemlesine benzer mini hasır iskemlede oturan Kemal bey değil miydi? İçinde çay bardağı, yarıya kadar içilmiş katran misali demli çay, önünde kül tablası ağzına kadar sigara izmariti dolmuş. Minik masanın üzerinde bir de sütbeyaz bir peçete. Ne yapıyor ki acaba? Bu yalnız ve dalgın adam hiç beklemediği bir anda feleğin sillesini ensesinde hissetmiş, belki ekonomik krizden etkilenmemiş ama ticari hayatta belli bir irtifadan sonrasının kurtlar sofrası olduğunu, aldığı öldürücü darbelerle anlamıştı. “Hey gidi Kemal bey hey” dedi kendi kendine. Rahmetli bananın sözünü şarkı mı sanıyordun? Oysa yıllardan beri dilinden hiç düşürmezdin. “El ariftir yoklar senin fendini/ Dağıtırlar tuzağını bendini” derdi baban. İşte darmadağın oluverdin. Şimdi artık buralardan terk-i diyar etmek vaktidir. Git kimsenin tanımadığı, kimsenin bilmediği bir yerde, ufacık bir iş, ufacık bir tezgah kur ölmeyecek kadar geçimini sağla, hiç kimsenin etlisine sütlüsüne karışma... Çayından son yudumu alıp, sigarasını kül tablasına iyice bastırıp yerinden kalktı. İstikameti bütün hesabının yatırılmış olduğu bankaydı. Kapıdan içeri girdiğinde bankadaki memurlar ayağa kalkmış, içlerinden biri, Kemal beyin geldiğini banka müdürüne muştulamıştı bile... Kemal bey acı acı güldü: “Az sonra buradan nasıl ayrılacağımı bilseniz acaba bu iltifatı yine yapar mıydınız bilmem ki?!.” > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT