BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ben yaşıyorum

Ben yaşıyorum

Çalışma Bakanlığı, Bağ-Kur’lulardan, Mart maaşını alabilmeleri için yaşadıklarına dair “hayat belgesi” istedi. Yaşlılar da, önce nüfus müdürlüklerinde sonra da Bağ-Kur’da kuyruğa girerek, yaşadıklarını ispatlamaya çalışıyor.



İSTANBUL- Herşey Bağ-Kur’dan maaş aldıkları öne sürülen mevtaların maaşlarının kesileceğinin açıklanmasıyla başladı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, yaklaşık 5 katrilyon borcu olan Bağ-Kur’un bu borçtan kurtulması için ölü diri herkesle mücadele edeceklerini belirttti ve ekledi, “Yahu olacak şey değil!. Adam yıllar önce mevta olmuş. Halen maaşını alıyorlar. Böyle rezillik olmaz. Gereğini yapacağız. “ Bakanın bu sözleri ve ardından gönderdiği genelge üzerine bakanlık bürokratları bu kez yıllarca yaşamış ya da ölmüş hiç bir kıymeti harbiyesi olmayan mevtaların peşine düştü. Ve başrollerini emeklilerin oynadığı bir Bağ-Kur filmi Türkiye sokaklarında gösterime girdi. Ama ne film!. Üstelik açık havada oynanan bol figüranlı bir film. Suretleri burada Türkiye’de 75 bin mevtanın aldığı maaşdan esinlenerek gösterime sokulan böyle bir filmi izlememek elbetteki olmazdı. bendeniz Şişli Bağ-Kur Müdürlüğü sahnesinde 13.00-15.00 matinesini izledim. Filmde ne mi vardı anlatalım; Bağ-Kur Genel Müdürlüğü emekli ve malül aylığı alan yaşlıların Şubat sonuna kadar yaşadıklarını ispat edememeleri durumunda maaş alamayacaklarını belirterek, “Herkes yaşadığını ispat etsin” diyor. Bunun üzerine emeklilerde en yakın Bağ-Kur’a giderek, “Biz yaşıyoruz” diyorlar ama nafile. Yetkililer dolaylı yollardan “Yaşıyoruz demekle olmaz. Şu evrakları alacaksınız, yetkililer sizin yaşadığınızı söyleyecek. Siz şu anda sadece birer suretsiniz” demeye getiriyorlar işi. Emekliler, “Yahu koskoca adamlarız. Size yalan mı söyleyeceğiz” diyecek oluyorlar. Ama yetkililerin, “75 bin kişi de yaşıyor muş” şeklindeki imalı sözleri ile boyunlarını büküyorlar. Düşüyorlar yollara. Valla yaşıyom Her yol Bağ-Kur’a çıkar sözünden hareketle koca koca adamlar, ellerine tutuşturulan kağıtları sırayla devlet dairelerinde dolaştırmaya başlıyorlar. Öncelikli olarak Bağ-Kur’a hitaben, “Aşağıda Bağ-Kur ve Tahsis numarası belirtilen, kurumumuzun emekli sigortalısıyım. Sağ olduğumu belgeleyen vukuatlı nüfus kâğıt örneği ekte sunulmuş olup, emekli maaşımın devamını arz ederim.” yazılı dilekçeyi dolduruyorlar. Sonra Nüfus Müdürlüğü’ne gidiyorlar, görevliye hitaben, “Ben bilmem kim...bak bakalım yaşıyor muyum?” diyerek yaşadıklarını ispat eden vukuatlı nüfus kağıdı örneğini alıyorlar. Kazara ölmemişse burada işlem tamam. Gelgelelim üç kurumun birden imzalayacağı kalabalık öteki kâğıda. Öncelikli olarak Vergi Dairesi’ne burada borç yoksa, meselede yok. Peşine yıllar önce seçimlerine zoraki katıldığı meslek kuruluşuna. Buradan alınan üye sicil numarası ve kayıt başlangıç, bitiş tarihlerinin tesbiti ve onayı da oldumu son durak için derin bir nefes alan emekli Esnaf ve Sanatkar Sicil Memurluğu’na doğru yol alıyor. Burada da aynı şekilde sicil numarası ve kayıt tesbitlerinin yapılması ile birlikte ver elini yine Bağ-Kur... Mezarda emeklilik Bağ-Kur’a ikinci kez gelen emekli burada 5 milyon mukabilinde üzerinde “Sosyal Güvenlik ve Tam Otomasyon Projesi” yazan bir kitapçığı almak zorunda. Emekliler bu kitapçığa, “Yaşar Okuyan Kitabı” diyorlar. Tamamlanılan bütün evraklar ve ‘nasıl olsa maaş alacağız’ umuduyla harcanan onlarca milyondan sonra yeniden kuyruk. Artık 6 saat mi bekler 7 saat mi bekler orası belli olmaz. Ama üç günlük maratonun ardından hemen hemen istisnasız hepsi vezneye girmeyi başarır. Bundan sonra ne mi olur. Renkten renge giren emekliyi karşısında gören memur onun yaşadığını onaylayan kurumların belgesiyle birlikte ekrana şöyle yazar, “Ali’den olma Döndü’den doğma , falan falan sicil, falan filan tahsis numaralı Niyazi!.. “Yaşıyor” Tabi aldığı 120 milyon maaşla nasıl yaşadığına dair bir hane yok olsa orayı da dolduracak ama ne yazık ki yok. Netice mi yıllarca emeklisinin öldüğünden haberi olmayan devlet artık ölüsüne de dirisine de sahip çıkıyor. Kuyruktakiler de hep bir ağızdan bağırıyor, “Çok şükür bakan bey biz yaşıyoh”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT