BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir buket gül

Bir buket gül

Alper, evlerine gelen Cahit’i kucağına almış, ona sarılıyor, saçlarını okşuyordu. -Nasıl oldu da Alper amcanı hatırladın bakalım?.. Seni neredeyse unutmuştuk. Cahit kanapeye geçip otururken:



Cahit’in gözleri birini arıyordu! Alper, evlerine gelen Cahit’i kucağına almış, ona sarılıyor, saçlarını okşuyordu. -Nasıl oldu da Alper amcanı hatırladın bakalım?.. Seni neredeyse unutmuştuk. Cahit kanapeye geçip otururken: -Başımdan o kadar çok şey geçti ki Alper amca, bilemezsin dedi. Ölüm tehlikesiyle karşı karşıyaydım ben. Amerika’ya gitmeseydim bile herhalde korkumdan ölürdüm. Buradaki doktor o kadar korkutmuştu ki bizi, Mahir amcama “bu çocuk üç ay sonra ölecek” dediği zaman, onları gizlice dinlediğim yerde neredeyse yere yığılacaktım. Alper güldü. Ona tekrar sarılarak: -Çok üzüldüm, dedi. Ama herşey geçti artık. Fikret de pek üzüldü doğrusu. Öyle neşe dolu, pırıl pırıl hayat dolu adama bu kadar şanssızlık uğramamalıydı. Ama kader işte... Cahit: -Kader... diye mırıldandı. -Ama bitti artık, dedi Alper. Bundan sonra daha mutlu olacaksınız. Hayata daha sıkı sıkıya bağlanacaksınız. -Özellikle ben, diye güldü Cahit. Çünkü ölümün eşiğinden döndüm. Evde, Alper’in annesi babası da vardı. Onlar Cahit’i çocukluğundan beri pek severlerdi. Cahit’in gözleri ise birini arıyordu, ama aradığını bir türlü göremiyordu. Az sonra Çiğdem girdi içeriye. Cahit’i gördü. -Hoş geldin Cahit, dedi. Nasılsın bakalım?.. Cahit: -Teşekkür ederim Çiğdem teyze, dedi. Kalkıp elini öptü. -Aferin, sen kocaman olmuşsun. Ankara’da bile hep seni anardık. Ayşegül de girdi içeriye. Kırmızı elbiseler içinde pek güzeldi. Sarı saçları omuzlarına dökülmüştü. Cahit’i görünce: -Hoş geldin Cahit abi, dedi. Cahit sanki tıkanmış gibi oldu. Hoş bulduk... diyemedi, yüzüne bir ateş basmış, kalbi hızlı hızlı çarpıyordu. -Sen Ayşegül’ü tanıyor musun Cahit?.. dedi Alper. Cahit: -Evet, diye kekeledi. Geçen dükkâna seni sormaya gelmişti. O zaman görmüştüm. -Çiğdem ablanın çocuğu. İkiniz de bak ne kadar büyüdünüz. Çocukluğunuzda birbirinizden pek ayrılmazdınız. Ayşegül dışarıya çıkmıştı. Cahit ardından baktı. -Ben hiç hatırlamıyorum Alper amca, dedi... Başka mevzularda konuşmaya başladılar. Konu biraz sonra Çiğdem’in üzerine gelmişti. Birkaç gün önce bir doktor onu istetmişti. Pek iyi, temiz ahlâklı birisi diyorlardı. Şimdiye kadar evlenmemiş, kendine göre kız bulamıyormuş. Ama Çiğdem’i duymuş, onun durumunu öğrenince kendisine uygun bulmuş ve istetmeye karar vermiş. Doktorun hâli vakti yerindeymiş. -Gamze ne yapıyor?.. diye sordular. -Annem iyi, kocasından boşanacak galiba, dedi Cahit.  Fikret başka bir yerden biraz yorgun dükkâna geliyordu. Alnını silerek içeriye girdi. İçeride tek başına dikilen Gamze’yi görünce şaşırdı. Başına yeşil bir eşarp takmıştı, saçlarının ön kısmı görünüyordu. -Niye geldin buraya?.. dedi Fikret. Başıma durmadan belâlar açıyorsun. Ne istiyorsun yine benden?.. > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT