BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıskanc

Kıskanc

Kendisinin hiç bilmediği, uykuda geçirdiği bu zaman diliminde, hiç duymadığı bir şekilde sabah ezanı okunuyordu. Birden yüreği ağzına geldi. Apartmanda bir hareket oldu. Merdiven otomatiğinin yanışını hissetti. Asansörün çalışma sesi duyuldu...



Yüreği ağzına geldi birden!.. O gece sabaha kadar kocaman bir çocuk gibi, yatağın içinde bir o yana bir bu yana döndü durdu Berrin. Ne hayaller kuruyordu ah ne hayaller... Bir ara, sanki az sonra babası kapıdan içeri girecek, “Defol benim evimden, senin gibi baba sözü dinlemeyip sonra da karşıma gelen evladı istemiyorum! Yüzünü görmek istemiyorum. Çık git çabuk çık git!” diye geceliğiyle kendini sokağa atacak gibi oluyor, buram buram terliyordu... Bir ara, merhamet denizinde sütliman bir sahile doğru hiç sarsılmadan ilerleyen bir gemi gibi, babası sabahleyin kızını kahvaltı masasında karşılayacak ve kendisine “Canım yavrum, biliyorum bizim alıştığımız usullere, adetlere geleneklere göre bir evlilik yapmadın. Babayı anayı dinlemeden kendi beğendiğin biriyle, flört dedikleri bir süreci yaşadıktan sonra evlendin, evliliğin çıkmaza girince döndün yine baba evine geldin ama, ne olursan ol, sen bizim çocuğumuzsun. Burası her zaman senin evindir yavrum. Dün akşamleyin seni karşılarken yaptığım ilgisizliğe bakma. “ diyecek, sonra da lafı zoraki başka yerlere taşıyıp kahvaltıya geçecekti... Böyle onlarca senaryo hayal etti... Gece odasında sadece saatin tiktakları duyuluyordu. Vaktin nasıl geçtiğini anlamıyordu. Herşey bir tarafa, babasının tavrı bir tarafaydı. Bir ara uzaklardan gelip pencerelerden içeri süzülen ezan sesi hayallerini böldü. Bir hoş oldu Berrin: “Allahu ekber Allahu ekber...” “Eyvaah, sabah olmuş nerdeyse. Daha hiç gözümü kırpmamışım” dedi. Kendini ezan sesinin tarif edilemez etkisine bırakıp, düşüncelere son vermek istedi. Fakat bu sefer de ezanlar takılmıştı kafasına. Belki hayatında hiç bu kadar net hatırlamıyordu sabah ezanının okunuşunu. Çünkü hiçbir gece bu vakte kadar uykusuz kalmamıştı. Hiçbir zaman da güneş doğmadan uyanmamıştı. Kendisinin hiç bilmediği, uykuda geçirdiği bu zaman diliminde, hiç duymadığı bir şekilde sabah ezanı okunuyordu. Birden yüreği ağzına geldi. Apartmanda bir hareket oldu. Merdiven otomatiğinin yanışını hissetti. Asansörün çalışma sesi, homur homur duyuldu. Ardından bir öksürük... Kalbinin atışını duyuyordu. Ne oluyordu böyle? Berrin, bu yaşına kadar hiç bilmediği, bir vakitten haberdar oluyordu. Her ne kadar kendi evlerinde herkes bu vakti uykuda geçirse de, demek bu vakitte uykudan uyananlar vardı. Ne garip bir duyguydu bu. Oysa öyle tanıdığı bildiği insanlar vardı ki, bu vakitte ancak girerlerdi yatağa... Birilerinin yatağa girdiği vakitte, birileri yatağından kalkmış oluyor. Ne garip bir dünya. Gece ile gündüz, soğuk ile sıcak gibi... Ezanlar birer birer bittiğinde, sıkıntılarını da bitirmişcesine, duygu ve düşüncelerini bir kenara bırakıp, çoktan uykuya dalmıştı Berrin... Daha yeni dalmış gibiydi ama, iki ikibuçuk saat olmuştu uyuyalı. Kapısı çalındı. Annesiydi içeri giren. Kızının başucuna geldi usulca. Sanki bir şeyler gizliyormuş gibi kısık sesle konuşuyordu: -Berrin, haydi kalk kızım. Baban uyanmadan kalkmış ol haydi. -Anne çok uykum var. Sabaha kadar uyuyamadım. -Haklısın çocuğum. Ama baban birazdan kalkacak. Kahvaltısını yapıp işe gidecek. Babanla bir daha yarın akşama kadar görüşemezsin. -Off anne o kadar kötüyüm ki... -Haydi haydi her zamanı bir bilme. Baban kalkmadan hazır ol ve kahvaltıya katıl. Biraz annesinin zoruyla, biraz mecburiyetten kalktı. Gözlerini oğuşturdu. Lavaboya gitti. Elini yüzünü yıkadı. Geldi odasında üzerini giyindi. O kendini hazırlayana kadar, annesi zaten kahvaltıyı hazırlamıştı. Berrin mutfağa geçer geçmez, annesi Nuriye hanım da kocası Ahmet beyi uyandırmaya gitti. -Haydi bey, kahvaltı hazır. Ahmet bey de zaten çoktan uyanmış, yatakta oturur vaziyette duruyordu. Mırıltıyla cevap verdi: -Geliyorum, tamam, geliyorum. Ahmet bey mutfağa geldiğinde, Berrin de annesi de teftişe hazır memurlar gibiydi. Çünkü kahvaltıda, Berrin’in durumu da görüşülecek, babası kızı hakkında ne düşündüğünü açıklayacaktı. Berrin ona göre hareket edecek, ya bu evde kalacak ya da çekip gidecekti... > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110383
    % 0.96
  • 3.8526
    % -0.29
  • 4.5413
    % -0.19
  • 5.1468
    % 0.06
  • 155.726
    % -0.11
 
 
 
 
 
KAPAT