BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İntiharlara bilimsel araştırma

İntiharlara bilimsel araştırma

Kütahya’daki intihar sebeplerini bilimsel açıdan araştıran Dumlupınar Üniversitesi Fen Edebiyet Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Hüsamettin İnaç, gelenek-modernite ikileminin bireyleri intihara sürüklediğini söyledi



KÜTAHYA (İHA) - Kütahya’daki intihar sebeplerini bilimsel açıdan araştıran Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Fen Edebiyet Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Hüsamettin İnaç, elde ettiği çarpıcı sonuçları İHA muhabirine açıkladı. Hüsamettin İnaç, bir yıl süren araştırmasında, geleneklerin modernite ile çatışması, kadın-erkek ilişkileri ve ekonomik krizin intihar sebeplerinin başında geldiğini tespit etti. Bu araştırmada ağırlıklı olarak intiharın sosyal, ekonomik, kültürel, coğrafi ve iklimsel etkileri üzerinde durulduğunu belirten Hüsamettin İnaç, “1995-2000 yılları arasında 317 intihar teşebbüsü olduğu, bunların 39’unun ölümle sonuçlandığı, ancak bu rakamın sadece 2001 yılı içinde 231’e yükseldiği ve bu teşebbüslerin 10’unun ölümle sonuçlandığı tesbit edilmiştir. İntiharın gerçekleştirilme şekline bakıldığında daha çok ilaç ve kimyasal madde kullanmanın ilk sırada olduğu, bunu kendini asma, ateşli silah kullanma ve yüksekten atlama fiillerinin takip ettiği görülmektedir” dedi. Gelenek-Modernite çatışması Gelenek-modernite ikileminin ve kuşak çatışmalarının intihara sürüklediğini ifade eden İnaç, “Bir yandan geleneğin güncel şartlara göre yeniden yorumlanamaması, diğer yandan modern değerlerin ve hayat tarzlarının medya ve iletişim başta olmak üzere farklı kanallarla insanları kuşatması, aile içinde kopmaları ve çekişmeleri kaçınılmaz kılmaktadır. Bu çerçevede geleneği temsil eden baba ile geleneğe direnen ve modern değerlerle bütünleşmek isteyen çocuk arasında bir mücadele söz konusudur. İntiharın üçüncü önemli sebebi ise kriz olarak yansıyan ve aslında tüm ülkeyi kıskacına alan ekonomik şartlardan kaynaklanıyor. İşini kaybeden, ticari iflasa uğrayan, gelir dağılımı bozukluğuna, şiddete, adaletsizliğe, rol-statü uyumsuzluğuna maruz kalan insanlar, sosyal güvenceden ve sağlık, eğitim gibi en temel birtakım sosyal haklardan mahrumluğun getirdiği eziklikle, gelecek beklentilerini, umutlarını ve öz güvenlerini kaybetmektedirler. Aslında ekonomik başarısızlık yaşayan kişi toplum dışına itilmekte, sosyalleşme sürecinin dışında kalmakta ve yalnızlaşmaktadır. Bu noktada hızlı kentleşme, apartman kültürü ve modernleşme, sosyal dayanışmayı zayıflatarak, bireyselleşmeyi artırmakta ve akrabalık-komşuluk ilişkilerini yok etmektedir. Fert bazında baktığımızda, magazin ve televole kültürünün yoğun bir rağbet olduğu medyada ve diğer toplumsal iletişim mekanizmalarında kendine yer bulamamanın ezikliğini hissetmektedir. Son zamanlarda yaşadığımız intiharlar da bu gerçeğin sessiz çığlıklarıdır” diye konuştu. Yalnızlık da intihar sebebi Yalnızlık ve dışlanmanın insanları bunalıma sürüklediğine işaret eden Hüsamettin İnaç, “Kendilerini güçlü göstermek zorunda hisseden erkekler, ekonomik kriz sebebiyle baba rolünün şartlarını yerine getiremeyince, toplumsal statülerini hem toplumda hem de kendi aileleri içinde kaybediyor. Problemlerini yakın çevresi ile paylaşmayı acziyet ve zaaf olarak gören, kendini daima güçlü olmak zorunda hisseden yalnız insanlar, sonu ölümle biten ‘başarılı intiharlar’ gerçekleştirmektedir. Aynı şekilde ümitsizlik, yalnızlık, terkedilmişlik, işe yaramama, yük olma hisleri ile dolu olan yaşlılarda da intiharlar birer teşebbüs olmaktan çıkıp, ölümle sonuçlanan vak’alar arasında yer almaktadır. Sonuç olarak bekar, asosyal, sosyal çevreden dışlanmış, göçe zorlanmış, hızlı değişime maruz kalmış insanlar potansiyel intihar müteşebbisleri arasında yerlerini almaktadır” dedi. İdeal hayat değerleri yok Günümüzde yeterli sayıda toplum önderinin olmayışının intiharlarda etkili olduğunu anlatan Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Fen Edebiyet Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Hüsamettin İnanç, şunları söyledi: “Bu bağlamda ideal bir hayat ve değerler sisteminde bütünleşme sağlanamıyor. Kısaca, insanımızı birleştiren ve tek yürek haline getiren değerler hiyerarşisi ve referans sistemi yozlaşma sürecine girmiştir. Böylelikle bireyler içlerinde yaşadıkları topluma yabancılaşmaktadır. Bu noktada aile, eğitim, siyaset, ekonomi gibi sosyal kurumlar toplumsal değişmenin hızına ayak uyduramamış ve toplumun arzu ve isteklerinin gerisinde kalmalarından dolayı ümitli olmaktan çıkmışlardır” Bu arada İnanç, Kütahya’da bazı kamu iktisadi teşebbüslerinin ve termik santrallerin yaydığı partiküller, gazlar ve kimyasal atıkların insan psikolojisine zarar vererek, sosyolojide “sapma davranış” tabir edilen patolojik durumlara sevk ettiğine dikkati çekti.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT