BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bazısı Vosvos sever

Bazısı Vosvos sever

Bir otomobil düşünün, az yaksın, çok kaçsın. Hem tarlaya girsin, hem otobana yakışsın. Ucuz olsun ama trık olmasın, sık sık arıza yapmasın. Dilinden çıraklar bile anlasın, parçasını bakkallar bile satsın. Babadan oğula kalsın, torunlar tepesinde zıplasın. Her zaman piyasası olsun ve 30 yaşına gelse bile alıcısı çıksın. Sanırım anladınız, kaplumbağalardan bahsediyoruz. Üretimi 74 yılında bittiğine göre Vosvosların en genci 27 yaşında. Bunlar ne kadar kullanılıyor bilemiyorum ama muhabbetleri keyifle dinleniyor.



İnanmazsanız ilk gördüğünüz Vosvosçuya “abi bu araba kaç basıyo” gibi sıradan bir zarf atın. Atın da adam sizi esir alsın. Tospağa hastaları bu şirin şeyin öyle marifetlerini sayarlar ki, bunlar henüz teknolojinin ulaştığı noktalar değildir. Zaten bu özellikleri, dizayn eden mühendisler bile bilmez. Mesela onlar jiplerin ulaşamadığı yerlere gider, kamyonların kaldıramadığı yükleri çekerler. Yağmur, yağış dinlemez 160 ile viraja girerler, takla atsalar bile yola devam ederler. Gerekirse çatıya çıkar, icabında tarla sürerler. Muhabbet açıldıkça rivayetler renklenir. Yok efendim Meksika’da 80 katarlı bir marşandiz hemzemin geçitte bir Vosvosa çarpmış tanınmaz olmuş. Tospağanın mı? Farı bile kırılmamış, zaten onda domuz boynu gibi şasi varmış... Domatessiz çıkmaz Benim tanıdığım iki Vosvos tiryakisi oldu. Biri Tarih Düşünce Dergisinin yöneticisi Fatih abi öbürü bizim Enes. Yiğidi öldür hakkını yeme. Fatih Abinin arabası (Maşaallah) cillop gibi. Düşünün patlıcan moru metalik boya, koltuklar hem limon sarısı, hem buz gibi deri. Önde bombeli cam, tepede sun roof, tamponlara bal dök yala, cant kapaklarında saçını tara. Fatih Abi arabasının gördüğü ilgiden hem memnun, hem değil. Mesela çok yıldızlı otellerin parkında bile baş köşenin gösterilmesi ve hiç tanımadığı adamların selâm vermesi hoşuna gidiyor. Hele birilerinin çiçek çikolata yaptırıp kapı çalmaları ve kız ister gibi arabasına talip olmaları yok mu, yüreği yağ bağlıyor. Gelgelelim ortalıkta ne kadar kedi varsa tepesinde tünüyor ve arsız veledler kaput üstünde kaydırak oynuyor. Onlar neyse de arabasının lastikleri hiç kurumuyor, mahalle köpekleri onca otomobili es geçip, geliyor, ille de onun tekerleklerine şettiriyorlar. Enes’in ki tam tersi. Altı ay itilerek, altı ay çekilerek yürüyor, boş zamanlarını da takozda yatarak değerlendiriyor. Enes buna rağmen arabasına toz kondurmuyor. Ona sorarsanız bu arabalar çok çevreci oluyor. Yoo bildiğiniz gibi değil petrolun kralını yakıyor ve dumanın hasını çıkarıyor. Lakin yeşili seviyor, meyveyle, sebzeyle iyi geçiniyor. Enes emektarın torpidosuna domatesle, elma koymadan yola çıkmıyor. Mâlum bu alâmetin motorları susuz çalışıyor. Her ne kadar hava ve yağla ateşi düşürülüyorsa da “öfkeli” ve “kızgın” takılıyorlar. Hele hava sıcak ve zemin zorluysa Şakir Zümre sobasını aratmıyor. Hararet yükselince benzin otomotiği bir hoş oluyor. İşte Enes arabasının huyunu iyi biliyor. Motor tekledi mi ne tamirci arıyor, ne de yardım soruyor. Aslanlar gibi domatesini çıkarıyor bir hamlede benzin otomatiğinin üstüne basıyor. Ortalığa tatlı bir salça kokusu yayılıyor, araba rahatlıyor. Çok değil 5 dakika sonra marşa basıyor, yola devam... Peki efendim oraya bir parça biftek koysak? Valla bu tercihinize kalmış. Vejeteryan değilseniz niye olmasın di mi? Gelelim elmaya Elma diğer araçlarda da kullanılan bir avadanlık, ancak Vosvos için özel bir yeri var. Bu arabaların koloriferleri iyidir hoşdur da eğer hava kanalları tıkalıysa (ki Enes’inkinde kanal bile bulunmuyor) sıcak hava asla ön koltuğa varamaz. Bu yüzden ön cam kedi nefesiyle bile buğu tutar. Eğer ortalık bulandıysa gözlerinize katarakt indiğini sanmayın. Çıkarın elmanızı, yarısını kendiniz yeyin, yarısını camın yüzünde dolandırın. İşte önünüz açıldı, yolunuz da açık olsun... Efendim Enes’e sorarsanız ön taraf mahsustan ısıtılmıyor, şoför serin hava ile uyanık ve zinde tutuluyor. Arka koltuktakiler ise muhtemel romatizma vakalarına karşı saunaya alınıyor, iliklerine kadar terletiliyor. Ha, buğulanma için de bir hatırlatması var. “Golden’e bakmayın, Starking daha iyi netice veriyor.” Diyelim ki 1300 motorlu bir Vosvosunuz var, aracınız yaşlandı ve rektifiye istiyor. Siz de yıllardır Rin tin tin gibi kamyon peşine takılmaktan, rampalarda vites oynatmaktan bıktınız. Şöyle 1600 cc’ye terfi etmek ve otoban çalkalamak istiyorsunuz. İşlem basit. Piston ve gömleklerinizi değiştirirken 1600 cc’lik olanlarından takıyorsunuz o kadar. Çünkü Vosvosların piston gömlek takımı seyyar, bloğa dokunmanız gerekmiyor. Kulaklara dikkat Yok efendim Vosvosçular camı aralamadan kapı kapatmazlarmış da filan. Zira iyi bir Vosvos, asla dışardan hava almazmış. Fitilleri ve kapı aralıkları o kadar düzgünmüş ki lavabo pompasını andırırmış, kapıyı vurduğunuzda ciddi ciddi basınç artar, açınca içiniz boşalırmış. Düşünebiliyor musunuz kulak zarınızda “löppççük” diye bir ses sonra... Sonra dayanılmaz bir çöküntü hissi. Ama bu anlattıklarımız Enes’in arabası için geçerli değil tabii. O ani basınç değişimlerini dengelemek için kaportasını teammüden (bilerek ve isteyerek) çürüttü. Şimdi muhtelif yerlerinde delikler var ve kulaklarından hiç şikayet etmiyor. Kimilerine göre Tospagen kullanmakla taburenin altına su motoru koymak arasında bir fark yok zira siboplar adeta içeride tepiniyor. Ama bu ses Enes’e şiir gibi geliyor. Ona sorarsanız insan çay içerken Wolksvagen çalıştırıp sesini dinlemeli. O ahenkli vuruntularda kah kuş cıvılıtısı hayallemeli, kah çağlayanlar düşlemeli. Enes’in arabası küçük motorlu olduğu için sesi cılız çıkıyor. Hani boşalan kuyu zinciri gibi cırlıyor. Ama Fatih abinin ki 1600. Kerata ipini kırmış kangal iti gibi hırlıyor. Bakın bu sesi yerinde ve zamanında kullanırsanız bir çok vartayı kazasız atlatabilirsiniz. Mesela yanınızdaki adam “borcunu ne zaman ödiyeceksin?” gibi yersiz ve gereksiz bir soru mu sordu. Hemen vitesi küçültüp gaz verecek ve muhatabanıza Türklerde at sevgisinden, cirit sporunun geliştirilmesi gerektiğinden bahsedeceksiniz. Yetmedi mi derhal yaş çay yaprağı alım fiyatlarına geçeceksiniz.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT