BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yol ayrımı

Yol ayrımı

Öncelikle Trabzonspor’un bugünkü tablosunu doğru çizmek gerekiyor... Saha sonuçları anlamında tarihinin en karanlık dönemlerinden birini yaşıyor Trabzonspor... Çünkü eldeki kadroda ciddi anlamda yetersizlikler var. Takımın iyi bir kalecisi ve sol kanat oyuncusu yok...



Öncelikle Trabzonspor’un bugünkü tablosunu doğru çizmek gerekiyor... Saha sonuçları anlamında tarihinin en karanlık dönemlerinden birini yaşıyor Trabzonspor... Çünkü eldeki kadroda ciddi anlamda yetersizlikler var. Takımın iyi bir kalecisi ve sol kanat oyuncusu yok... Stoperleri şampiyonluk hedefinin yükünü kaldıracak nitelikte değil. Ve en önemlisi, kadro derinliğine sahip değil bu takım. Teknik direktörün farklı bir kadroyu sahaya sürme şansı sıfır. Bu tablonun sorumlusu bugünkü Sümer yönetimi gibi görünüyor. “Eksikleri neden tamamlamadınız?” sorusunun muhatabı onlardır çünkü... Ancak bu problemin çözümü parayla mümkün. Bugünkü yönetim ise geçmiş dönemden kalan ağır borçların tasfiyesini üstlendiğinden, tüm iyi niyetine rağmen takıma yeterli katkıyı sağlayamadı. Üstelik kendi içindeki ahengi de bulamadı. Çünkü aslında oluşumunda bir konsensüs yoktu. Birbirini tamamlayan değil, birbirine adeta muhalif isimlerden oluşan bu yönetim, şimdi camianın güvenini de kaybetmiş durumda. Zaten yöneticiler de birer birer istifa ediyor... Bugünkü yönetime kötü not vererek tabloyu tamamlayalım. O zaman ortaya şu soru çıkıyor: Kötünün alternatifi “en kötü” müdür? Yani bu yönetim giderse, yerine gelmesi için pompalanan “onursal başkan” mı? Bir hatırlayalım “onursal başkan”ın marifetlerini... 20 yıla yakın süren bir iktidar dönemi... İlk sezonda elde edilen lig ve kupa şampiyonluğundan sonra “istikrarlı başarısızlık” devri... Lig ikinciliğine bile yıllarca hasret kalış... Türkiye Kupası’nı uzaktan seyretmek... Onlarca hoca, yüzlerce futbolcu değişikliği... Kulübün havaya saçılan trilyonlarca parası ve yerlere serilen itibarı... Trabzonspor’un iniş trendi onursal başkanın döneminde başlamış ve hastalık kronik hale gelmiştir... Kulüp Sümer’den kurtulup onursal başkanın kucağına itilecekse buyrun bugünden kılalım cenaze namazını... Tek çözüm vardır bu kulübün önünde... Türkiye’nin yegane “profesyonel başkanı” etrafında güç birliği yapmak. Onun birleştirici, akılcı, çalışkan, organizatör ve bilgili kimliği etrafında kenetlenmek... Geçmiş başarıları ve başarısızlıkları bir kenara bırakıp yeni bir geleceğe sıfırdan başlamak. Yeniden yapılanma için gerekirse bir kaç sezonu daha fedâ etmek... Trabzonspor’un muhtaç olduğu kudret, yöre insanını damarlarındaki kanda mevcuttur çünkü.. Bir de taraftar boyutu var problemin... Futbolu bir “yaşam biçimi” haline getiren, nerede ise kalp ritmini bile futbol skorlarına endeksleyen bu taraftar kitlesini doğru yönlendirmek gerekiyor. Kangren haline gelen “besleme” kesimlere karşı ciddi bir savaş başlatmak... Onları, adam gibi maç izlemek isteyen gerçek taraftarların da desteğiyle tasfiye etmek... Zarar veren değil, destek sağlayan bir tribün gücü oluşturmak... İşte camianın yol ayrımı bu noktadadır. Ya uçuruma gideceksiniz, ya da uzun ve meşakkatli bir yoldan geçerek aydındığa...  Denizli maçının sonucu ne olursa olsun, bu tablo tek bir fırça darbesi bile almayacaktı. Küçük rötuşlarla çıktı Trabzonspor sahaya. Ancak cesaretini kaybetmiş oyunculardan kurulu onbir, hücumda çoğalmayı bir türlü beceremedi. Marko dışında kişiliğini sahaya yansıtabilen tek oyuncu yoktu. Savunmada yapılan bir basit hata da Denizlispor’un golünü getirdi. İkinci yarıda Denizlispor’un kaçırdığı penaltıdan sonra silkinen, kendine gelen ve bastıran Trabzonspor’un karşısına bu kez de kaleci Süleyman dikildi. İnanılmaz goller kurtarıp fermana mührü bastı. Denizlispor akıllı, sabırlı ve ne yaptığını bilen bir taktikle istediği turu aldı. Üstelik F.Bahçe’den sonra bir büyüğü daha evinden uzakta devirerek. Helal olsun.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT