BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir buket gül

Bir buket gül

Cahit, babasını iknaya çalışıyordu: -O gün Mahir amcamla durumu sana bildirmemeye karar verdik. Doktor Amerika’ya gideceksin demişti, son umut orasıydı, gitmek zorundaydık. Oysa sen yapamazdın bunu, annem götürebilirdi beni. İşte bunun için sana o sözleri söyledim baba. Biliyordum bana çok darılacak, kızacak belki de hiç affetmeyecektin ama ileride beni anlayacağını umuyordum. Bir bilsen hâlâ içimde dert oluyor benim, o gün sen gidince ağlamıştım.



Cahit, babasını iknaya çalışıyordu: -O gün Mahir amcamla durumu sana bildirmemeye karar verdik. Doktor Amerika’ya gideceksin demişti, son umut orasıydı, gitmek zorundaydık. Oysa sen yapamazdın bunu, annem götürebilirdi beni. İşte bunun için sana o sözleri söyledim baba. Biliyordum bana çok darılacak, kızacak belki de hiç affetmeyecektin ama ileride beni anlayacağını umuyordum. Bir bilsen hâlâ içimde dert oluyor benim, o gün sen gidince ağlamıştım. Fikret: -Tamam çocuğum dert edinme, dedi. Ben seni affettim yavrum. Cahit ellerini çırptı, gözleri güldü. -Yaşşa baba!.. -”Yaşşa baba!..” Bu ses kulaklarında çınladı Fikret’in. Hiç çıkmayacaktı bu söz kulaklarından. En küçük sevinçlerinde bile böyle bağırırdı çocuk. “Yaşşa baba!..” Tekrar yürümeye başladılar. Her taraf yemyeşillikti. Uzun uzun otlar ve sık ağaçlıklar bürümüştü ortalığı. İnce, dar patika yollar yüksek otların arasında uzuyordu. -Nesrin beni aradı biliyor musun baba?.. -Hayır. Seni daha unutamamış mı?.. -Unutmamış, bana geçmiş olsun diyor. Amerika’yı soruyor güzel mi diye. Uzun bir kavak ağacına tünemiş bir karga bet sesiyle öttü. -Ayşegül’le beni nişanlayacak mısınız baba?.. Fikret acı acı güldü. -Daha erken değil mi çocuğum?.. Cahit utanıp başını önüne eğdi. -Bilmem, dedi. Aklımı başımdan aldı o kız benim. Şey... baba bu esprilerime kızmıyorsun değil mi? -Yok oğlum, hoşuma gidiyor. Sen biraz daha büyü de... Sözün gerisini getiremedi, yutkundu. Bir düğüm boğazına oturmuştu sanki. -Keşke sen onun annesini alsaydın baba. Hem anlayışlı, hem güzel ve akıllı. Ama o da yanlış bir evlilik yapmış. İkiniz de aynı kaderi yaşadınız Çiğdem ablayla... -Evet öyle çocuğum. Annenle evlenmemiş olsaydım alırdım onu. Ben ayrıldığımda ise evlenmişti. Şimdi de bir başkasıyla evlenecek. Cahit başını yere eğdi. Biraz gittikten sonra: -Desene yalnız kaldın baba?.. dedi. Fikret oğluna baktı. Gözlerine yaşlar hücum etti. Neredeyse hüngür hüngür ağlayacaktı. Ama kendini tutmalıydı. -Sen yanımdasın ya oğlum... Cahit omuzlarını silkti. -Bu yeterli değil ki baba. Keşke annemi... yeniden alsan?.. Fikret’in kaşları çatıldı: -Mümkün değil Cahit, diye mırıldandı. İmkânsız oğlum. -Olur mu baba?.. Annem çok değişti artık, seni hâlâ seviyor, bir hata etmiş senden ayrılmış, sizin tekrar kavuşmanızı isterim. Şimdiki kocasından da boşanıyor zaten. Ben bir kardeş istiyorum, ne iyi olurdu bir oğlan ya da kız kardeşim olsaydı?.. Onu kıskanır mıydım acaba, muhakkak ki benden güzel olurlar. Dedem bile sana yaptıkları için pişman. Keşke Gamze onu terkettiğinde güzelce bir falakaya yatırıp sonra kocasının evine geri gönderseydim, diyor. Neriman ninem de seni pek çok seviyor. Fikret oğluna dönerek: -Boşuna uğraşma küçüğüm, dedi. Annenle ikimiz için dönüş yolları tamamıyla kapandı... > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT