BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ABD’yi ENRON mu yönetiyor?

ABD’yi ENRON mu yönetiyor?

Okuyun ama şaşırmayın. 26 Eylül 2001 tarihli The San Francisko Chronicle gazetesinde Frank Viviano “Terör ve siyasi İslâmla mücadele maskesi altında yürütülen operasyonlar çok uluslu şirketlerin menfaati için yürütülüyor” diyor.



Okuyun ama şaşırmayın. 26 Eylül 2001 tarihli The San Francisko Chronicle gazetesinde Frank Viviano “Terör ve siyasi İslâmla mücadele maskesi altında yürütülen operasyonlar çok uluslu şirketlerin menfaati için yürütülüyor” diyor. ABD Başkanı Bush’u Afganistan’ı işgale zorlayan çok uluslu şirketlerin başında ABD’nin 7 büyük şirketi içinde yer alan dev enerji şirketi ENRON gelmektedir. ENRON garip ahı mı aldı bilemem ama 2 Aralık 2001’de resmen “iflas” etti. Bush’un babasının ortak olduğu diğer bir fitneci şirket “Global Crossing” ise iflasa direnebilmek için borsadan yardım istedi. ENRON’un varlığı 2001 başında 80 milyar dolar idi. 2001 cirosu ise 101 milyar dolar oldu. Bu muhteşem şirketin katlana katlana büyüyeceği ve dünyanın her yanına el atacağı sanılırken hiç umulmayan bir şey oldu. ENRON tepetaklak inişe geçti. Hisse senetleri 85 dolardan, 68 cente düştü. Beyaz Saray AŞ. ABD Kongresinin hazırladığı 217 sayfalık rapor açık açık Beyaz Saray’ı ve Bush’u itham etmektedir. Bush’un yönetime getirdiği üst düzey görevlilerinin hepsinin bir zamanlar ENRON’dan maaş aldıkları ortaya çıktı. Mesela diyeceksiniz. Mesela: ABD’nin Dünya Ticaret Merkezi nezdindeki temsilcisi Robert Zoollick bunlardan biriydi. Başkan Yardımcısı Dick Cheney yeni yönetimin enerji politikasını Enron yetkilileriyle sürekli görüşmeler yaparak belirledi. ENRON 800’e yakın yan şirket kurarak içinden çıkılması zor bir firma ağı meydana getirdi ve göz göre göre vergi kaçırdı. Bunun için gerekli olan yasal çerçeveyi Beyaz Saray sağladı. Şimdi Dick Cheney’den ENRON ile ilgili olarak ifade vermesi isteniyor. ENRON’un eski Dış Yardımlar Direktörü Maureen Castanede, ABC Televizyonundaki konuşmasında gizli belgelerin halen imha edildiğini söyledi. Şu günlerde ABD basınında “Bütün medya Afganistan’a odaklandığı için kirli ilişkiler göz ardı edildi. Kaldı ki Bush’un destekleri yüzde 90’larda gezinirken bunu gündeme getirmek oldukça zor idi...” şeklinde yazılar çıkıyor. The Independent gazetesinin 6 Ocak 2002 tarihli sayısında Ropert Cornwell “ENRON’un küllerinden Bush skandalı çıkıyor” yorumu ile bu hadiseyi Richard Nixon’ın Watergate skandalına benzetti. “ENRON baba ve oğul Bushların sırtında büyüdü” demekten çekinmedi. Ya üst yöneticiler? ABD Yeşiller Partisi Genel Başkanı Ralp Nader’in kurduğu (Public Citizer)nin açıklamasına göre: Tuğgeneral Thomas White 1990’da ordudan emekli oldu. ENRON’a girdi. 10 yıl çalıştı. Bush iktidar olunca White’ı Ordu Sekreteri olarak Genelkurmay’a tayin etti. Adamın ilk işi üzerinde 1 milyon 200 bin asker ve sivilin barındığı garnizonların (tam 15 milyon dönüm) enerji hizmetlerini özelleştirmek ve ENRON’a vermek oldu. Şirketin bütün üst yöneticilerinin Houston’un zengin River Oaks bölgesinde villaları vardı. ENRON üst yönetici eşleri pahalı kürkleri, deri pantolon ve mercedes otomobilleriyle tanınıyorlardı. Çalışanlara her yıl not verilirdi. Altta kalan yüzde 15 sorgusuz sualsiz işten atılırken üstteki yüzde 15’e spor otomobiller hediye edilirdi. Dışarıya Enron “Bir aile” olarak tanıtılırdı. Aslında “fuhuş, sefahat, lüks, israf ve paranın biçimlendirdiği bir ensest yuvasıydı. Şirket odalarında süregelen çarpık ilişkiler yüzünden yöneticilerin neredeyse tamamı boşandı” (Bu tasvir tamamen rapordan alınmadır.) Sanki rapor değil, ders kitabı. İflasın sebebi neymiş? “Fuhuş, sefahat ve israf!” Biliyor musunuz ABD’nin skandalları bile görkemli oluyor.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT