BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir buket gül

Bir buket gül

Çocuk yutkunarak sustu. Bir daha da konuşmadı. Ceketini giydi. Ağaçlık alandan geniş bir sahaya çıkmışlardı.



Çocuk yutkunarak sustu. Bir daha da konuşmadı. Ceketini giydi. Ağaçlık alandan geniş bir sahaya çıkmışlardı. Fikret durmadan düşünüyordu. Hayat ve neşe dolu bu çocuğun yerine kendisi ölebilseydi keşke... Ama olmuyordu işte... -Baba sen hiç konuşmuyorsun artık, bana darıldın mı yoksa?.. Oğluna güldü. -O nasıl söz oğlum, nasıl darılabilirim sana?.. Çok yorgunum, sonra seni dinliyorum. -Annem beni neden aramıyor dersin?.. -Bilmiyorum... Arar seni, aramaz olur mu, bana telefon ederek seni sorup duruyor. İstediği kadar kalsın, Amerika’da seni sayıklayıp duruyordu, babasına iyice doysun, diyor. Cahit gülüyordu. Başını babasının vücuduna dayayarak: -Sana hiç doyabilir miyim babacığım?.. dedi. Oraya hiç gitmem, keşke beni hiç çağırmasa. Bu mahkeme de niçin verdi beni onlara anlayamıyorum! Bir kaz sürüsü gördü. Onları kovalamak için koşturdu. Kazlar iki tarafa ötüşerek kaçıştılar. Cahit kazların arasında koşuyor, eline geçirdiği ince bir dalı sallayarak gülüyordu. Birden elini kalbine götürdü, yüzü burkuldu. Başını ellerinin arasına aldı. Ayakta sallanıyordu. Kazlar kötü bir olay sezmiş gibi ötüşerek kaçıştılar. Fikret başını eğmiş, ağlamaklı bir hâlde içinin yangınını dinliyordu. Başını kaldırınca oğlunun durumunu gördü. -Cahit!.. diye bağırdı. Sesi korulukta çınlamıştı. Çocuk yüzü burkulmuş hâlde başını çevirdi. -Baba!.. Baba!.. Dudaklarını ısırıyor, gözlerini kısıyordu. -Oğlum!.. Fikret koşarak yanına geldi ve onu hemen kollarına aldı. Cahit babasının kollarında gülümsedi. -Merak etme baba, dedi. Bir şeyim yok, az sonra geçer. -Evet oğlum, yine başın döndü galiba?.. Çocuk babasının yüzüne baktı. -Eskiden olduğu gibi, dedi. Eve gidince hemen ilâçları kullansam iyi olacak. Ne zamandır kullanmıyordum hata yine benim. Fikret, Cahit kollarında, hızlı hızlı yürüyordu. Hafif bir rüzgâr karşılarına geçmiş, saçlarını hareketlendiriyordu. -Üzerimde bir halsizlik var baba. Sanki damarlarımdan bütün kanım çekiliyormuş gibi... Fikret, onu yanaklarından öptü. -Korkma oğlum, bir şeyin yok. -Tabiî yaa baba, diye gülümsemeye çalıştı çocuk. Amerika’daki doktor bizim doktora çok kızmıştı. Diplomasını geri almak lâzım onun diyordu. O yanlış teşhisle bu çocuk korkudan ölür be!.. diye bağırıyordu sanki doktor karşısındaymış gibi... Fikret onun yüzüne baktı. -Fazla konuşma oğlum... Yorma kendini. Cahit yine içtenlikle güldü ve babasına yine esprili sözler ediyordu. -Sanki ölecekmişim gibi telâşlanıyorsun baba. Merak etme Ayşegül’le evlenmeden ölmeyeceğim! -Evet Cahit, seni en kısa zamanda o kozla nişanlayacağım. > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT