BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıskanç

Kıskanç

“Senin mesleğin avukatlık. Sen birilerinin davasına kanun ve hukuk çerçevesinde yardımcı olarak ekmeğini çıkartan bir adamsın. İster istemez bu tür işlere ucundan kıyısından bulaşacaksın. O kadar da sıcakkanlı olmana gerek yok...”



Bir bardak su içen Murat, ikinci bardaktan da bir yudum almış şöyle biraz kendine gelebilmişti. Gözleri, üzerine çivili halde bekleyen Haluk beyin gözlerine çevrildi: -Çok ucuz kurtuldum çok. Kadının kocası meğer evi gözetlemekteymiş Haluk bey, sen ne diyorsun? Sonra olay anındaki heyecanıyla yaşadıklarını bir bir sıraladı ihtiyar mahkeme zabıt katibine. Sözünü pişmanlığa tövbe cümlesiyle tamamladı: -Bir daha mı? İsterse kocaman adamlar davet etsin, kimseyle görüşmeye gitmeyeceğim. Kendisi gelsin büroya kendisi. Haluk bey ise elini şakağına koşmuş, müthiş bir fırtınanın habercisi gibi derin düşünceye dalmıştı: -Sen şimdi bir cinayetten kurtulduğunu mu zannediyorsun Murat? -Ne o? Yine ne diyeceksin? -Sen bir cinayete sebep olacaksın biliyor musun? -Onu da nereden çıkarttın amca? Yahu sen de insanın yüreğini ağzına getirmekten zevk alıyorsun galiba? -Hayır evlat, hayır... Yarın gazeteleri takip ettiğinde bana hak verirsin. Dua et de tahminim gerçekleşmesin. -Nedir tahminin? -Hayır şu anda birşey konuşmak henüz çok erken. Ama sen yine de bu beladan çok ama çok ucuz kurtuldun. Bir müddet konuşmadılar. Murat hâlâ kendini bir kâbustan uyanmış, uyku sersemi gibi hissediyordu. Haluk bey konuyu değiştirmek istiyordu. -Neyse bırak şimdi bunları. Herkesin yaptığı kendi işinin cezası demişler. Bu dünya böyle oğlum. Mazlumu da bu dünyada zalimi de. Merhametlisi de merhametsizi de... Senin mesleğin avukatlık. Sen birilerinin davasına kanun ve hukuk çerçevesinde yardımcı olarak ekmeğini çıkartan bir adamsın. İster istemez bu tür işlere ucundan kıyısından bulaşacaksın. O kadar da sıcakkanlı olmana gerek yok. -... -Bak sana ne diyeceğim. Bugün bir müşteri geldi ki sorma. -Kim? -Bir bayan. -Bayan mı? -Evet, bayan ki hem de ne bayan. Boy pos onda, endam onda. Giyim kuşamına bakılırsa para da onda pul da onda... -Eee? -Ee...si o da hayatından memnun değil garibim. Boşanma davası açmaya gelmiş. -Ne cevap verdin amca? -Öğleden sonra gene gelecek. Eğer fikir değiştirmezse kesinkez eşinden ayrılmaya karar vermiş. -Yahu bir çapanoğlu çıkmaz yine değil mi? -Hayır evlat. Bundan bir şey çıkmaz. Bu kadın ciddi ciddi eşinden boşanmak istiyor. Sen onun davasını alacaksın tamam. -İyi, gelsin bakalım.  Kemal bey, onlarca insanın sırt sırta omuz omuza yolculuk ettiği tramvaya bindi. Hedefsiz istikametsiz bir şekilde aracın içinde yolculuğa başladı. Ne işi kalmıştı ne aile düzeni. Bir anda nasıl da alt üst oluvermişti hayatı. Herşey, bir göz kızgınlığı ile şirketin görünüşünü değiştirmek için harekete geçtikten sonra olmuştu. “Ah herkesin küçülmeye başladığı bu dönemde keşke büyümeye çalışmasaydım” dedi. O esnada bir istasyonda duran tramvaydan yolcular inmiş, bir iki yer tesadüfen boşalmış ve Kemal bey de ayakta gitmekten kurtulmuştu. Tramvayda nazik bir sarsıntıyla ilerliyor, bir yandan da İstanbul’un çarpık kentleşmesini izliyordu. Birbirlerine rastgele orantıda kurulmuş çarpık ve iç içe binalara baktı iç geçirerek. > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT