BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > BİZ HEP MASUMUZ

BİZ HEP MASUMUZ

Çoook özelliğimiz var. Bize ezberletilen meziyetleri(mizi) biliyoruz: Kahramanlık, fazilet, cesaret, metanet, merhamet vs.Gizlenen bir meziyetimiz daha var: Kendi kendimize ya da bir başkasına soru sormayı bilmiyoruz. Kendimizi bildik bileli başımıza ne geldiyse düşmanlar yüzünden geldiğini biliyoruz. Düşmanlarımızın iki çeşit olduğunu da.



Çoook özelliğimiz var. Bize ezberletilen meziyetleri(mizi) biliyoruz: Kahramanlık, fazilet, cesaret, metanet, merhamet vs. Gizlenen bir meziyetimiz daha var: Kendi kendimize ya da bir başkasına soru sormayı bilmiyoruz. Kendimizi bildik bileli başımıza ne geldiyse düşmanlar yüzünden geldiğini biliyoruz. Düşmanlarımızın iki çeşit olduğunu da. İç düşmanlar, dış düşmanlar. Ah o düşmanlar.. Onlar olmasa ne kadar mutlu, huzurlu olurduk. Yokluk, kıtlık çekmezdik. Soru sormayla bunun ilgisi ne? Şu: Sadece bizim mi düşmanımız var? Yok herkesin varsa başkaları nasıl başediyor da biz edemiyoruz? Adamların milli geliri 26-30 bin dolar.. Bizimki niye 2000 dolar. Bizim onlardan neyimiz eksik? Bizi yönetenler hep mazeret ileri sürüyor. Ömürlerinin yarısı bizi pışpışlamakla geçiyor. Biz de bulduğumuzun peşine takılıyoruz. İşin aslını anlayıncaya kadar bir nesil gidiyor. Bilmemek ayıp değil.. Ayıp olan bu kadar salaklığımıza rağmen akıllı geçinmemiz. Kendimizi kül yutmaz saymamız. ..... Bir kuruma kızıyoruz. O kuruma laf yetiştirenlerin peşine takılıyoruz. Birbiriyle kavgalı görünenlerin aynı kampta olabilecekleri ihtimalini hiç düşünmüyoruz. Vatandaş olarak bu kadar ince hesapları yapmakla mükellef değiliz. Ama el yordamıyla bazı şeyleri bulmamız lazım. Süt içerken her seferinde ağzımızı yakmanın neresi akıllılık. Bir tamam, iki tamam, üç tamam... Dört, beş neyin nesi... DEPREMDEN ARTA KALAN Afyon depreminden sonra aklınızda kalan ne var? Ben iki şeyi unutmayacağım. Biri cumhurbaşkanını beldesine getiremediği için halkından dayak yiyen başkan.. Öbürü de bakana, “İşime karışmayın” dediği için apar topar bir başka ilçeye sürülen kaymakam. Başkanın işini vali halletti, elinden tutup beldeye götürdü, halkla barıştırdı.. Cumhurbaşkanı olmadı yerine bir başka büyük getireceğiz dedi ama artık belde halkının bir büyük ağırlamaya ihtiyacı kalmadı. Attıkları dayak sayesinde canlı yayına konu oldular. Başkanı elinden tutup halkıyla barıştıran vali, kaymakam için, “Çok yoruldu, hata yapabilir diye başka yere gönderdik” dedi. Depremden alınacak dersler listesine bir ilave yapılabilir: Deprem bölgesini büyüklerin ziyareti sakıncalıdır, gibi. Karşılama-uğurlama enkazla ilgilenmeye vakit kalmıyor.. Amerika gibi tek büyüyüğümüz olsa mesele yok. Karşılar, uğurlar işi bitirirsin. Ama bazı bakanlar grup halinde, bazıları tek tek.. muhalefet partileri ayrı ayrı gidince iş açık arttırmaya çıkmış gibi oluyor.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT