BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Osmanlı Kudüs’ü

Osmanlı Kudüs’ü

Tarih ve Düşünce dergisi, okuyucularının dikkatini, üç semavî dinin ve Osmanlı barışının hem mukaddes, hem de anahtar şehri Kudüs’e çekiyor.



Üç semavi dinin buluşma noktası Kudüs, insanlık tarihi boyunca en çok konuşulan, üzerinde en çok siyasi çıkar beslenen ve hala tartışılan şehirlerden biri. Tarih ve Düşünce dergisi, yeni sayısında Bilgehan Pamuk imzasıyla yayımlanan “Bir Zamanlar Filistin’de Huzur ve Sükûn Vardı: Kuds-i Şerif’de Osmanlı Adaleti” başlıklı dikkat çekici yazı, mukaddes bir şehir olarak bildiğimiz Kudüs’ü yeniden ve farklı bir açıdan gündeme getiriyor. M.Ö. 5000’de Kenaniler tarafından inşa edilen şehire zaman içerisinde Salem, Yürü-Salem, Ürü-Salimü, Şalim, Ür-şalim, Yebüs, Siyon, Egel, İliya; müslümanların fethiyle birlikte Beyt-el-Makdis, Beyt-el, Mukaddes, Beyt-el- Makdes ve yaygın olarak Kuds-il-Şerif isimleri verilmiştir. Babil, Pers, Büyük İskender, Roma ve Bizans hakimiyetinde kalan şehir, 638 senesinde Yermuk Savaşı sonrasında Hz. Ömer (r.a) tarafından fethedilerek ilk defa İslam egemenliği altına girmiştir. Kudüs notları 1099 yılında Haçlıların işgali ile tekrar Hıristiyanların hakimiyetine geçmişse de 1187’de Selahaddin Eyyubi, Kudüs’ü tekrar İslam egemenliği altına almıştır. Bu tarihten itibaren İslam devletlerinin hakimiyeti altında kalan Kudüs, Sultan Selim’in Mercidabık Savaşı sonrası 25 Ramazan 922/22 Ekim 1516 tarihinde Osmanlılar’ın hakimiyetine girmiştir. O tarihten bu yana da Kudüs üzerinde çeşitli çatışmalar ve tartışmalar yaşanmıştır. Kudüs’ün bugünkü durumunu Osmanlı belgelerine dayanarak işleyen Bilgehan Pamuk, çok önemli bir konuya daha önce denenmiş ve başarılı olmuş teklifler sunarak yaklaşıyor. “Siyonist Oyunun Belgesi”, “Kızılderili Katliamı”, “Biyolojik Terör” gibi konuların da yer aldığı dergiyi Mehmed Paksu’nun kaleme aldığı “Kudüs Notları” tamamlıyor. (0 212 511 75 00)
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT