BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘İstanbul ruhu’

‘İstanbul ruhu’

Türkiye, tarihi misyonuna yakışan bir oturumu başarıyla gerçekleştirdi. 11 Eylül’den sonra; dünyayı idare ettiğini zanneden bazı sorumsuz politikacılar tarafından edilen akılsız laflar neticesinde ve işin özünde meydana getirilmek istenen medeniyetler çatışması; Avrupa Birliği ülkeleri ile İslam Konferansı Teşkilatı’na üye ülkelerin bir araya gelip birlikte ‘İstanbul ruhu’nu teneffüs ve terennüm etmeleri büyük bir hadisedir.



Türkiye, tarihi misyonuna yakışan bir oturumu başarıyla gerçekleştirdi. 11 Eylül’den sonra; dünyayı idare ettiğini zanneden bazı sorumsuz politikacılar tarafından edilen akılsız laflar neticesinde ve işin özünde meydana getirilmek istenen medeniyetler çatışması; Avrupa Birliği ülkeleri ile İslam Konferansı Teşkilatı’na üye ülkelerin bir araya gelip birlikte ‘İstanbul ruhu’nu teneffüs ve terennüm etmeleri büyük bir hadisedir. Bu, aynı zamanda; vaktiyle bu ‘ruh’u öldürüp dünyayı ateşe atan ve ‘Milenyum’la birlikte yeniden bu ateşi tutuşturmak isteyenlere de iyi bir cevap olmuştur! Sovyetler’in yıkılmasından sonra, ABD, ‘köpeksiz gördüğü’ dünyada ‘değneksiz dolaşmak’ istemektedir! Terör bahanesinin ardına saklanarak, dünyaya ‘nizamat’ vermeye kalkışması ve bu cümleden olarak; dün Afganistan, bugün Irak ve yarın İran ve Kuzey Kore derken, sıranın kendisine gelmeyeceğini hiçbir devlet iddia edemez! Dünya bir beladan kurtulurken, daha büyük bir belaya toslamanın dehşetini yaşıyor! Bush yönetimindeki İsrail eksenli ABD politikaları, bu meş’um gidişin sinyallerini vermektedir! Dünyanın güç dengesinin bozulması ve ‘süper güc’ün tek kutuplu hale inkılap etmesi; bu ‘güc’ün karşısındakileri ister istemez bir araya getiriyor. İstanbul Toplantısı, bu bakımdan fevkalade yerinde ve zamanında olmuştur. Doğulu ve batılı 70 ülkenin bir araya gelip, ortak bir bildiriye imza atmaları yani, meydana getirilmek istenen ‘Yeni Dünya Düzeni’nde, kendilerinin yok farzedilmesine karşı koyuşları ve bunu hep bir ağızdan dillendirmeleri az bir mesele değildir. NATO’yu, BM’yi, Dünya Bankası’nı ve IMF’yi yan kuruluşu gibi görüp kullanan ve buradan aldığı güçle pervasızlaşan ABD’ye, birilerinin haddini bildirmesi gerekmiyor muydu?! ABD’nin karşısında, kendisi gibi bir ‘süper güç’ olmadığına göre; ona boyun eğmemek, karşı gelmek ve dur diyebilmek, başka nasıl mümkün olabilir ki? İşte Fransa: ‘ABD’nin yalnızca terörü bahane ederek, dış politikasını buna endekslemesi son derece basit bir yaklaşımdır!’ İşte Almanya: ‘ABD tek başına aldığı ve uygulamayı düşündüğü kararlara bizi ortak düşünmesin! Zira biz, ABD’nin uydusu değiliz!’ İşte Rusya: ‘Irak’a müdahale kararı ancak BM’den çıkarsa meşru olabilir!’ Dünya sulh ve sükun istiyorsa, ‘İstanbul ruhu’ndan esinlenmelidir. Bu hal, dün böyleydi, bugün de böyledir, yarın da böyle olacaktır. Dünya ve bütün bir insanlık, ‘İstanbul ruhu’ndan uzaklaşıp; hak-adalet ve hoşgörüden yoksun kaldığı için buhranını yaşıyor ve ıstıraplar içinde kıvranıyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT