BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İstanbul Ruhu ve Medeniyetler Buluşması

İstanbul Ruhu ve Medeniyetler Buluşması

Bir süredir, 12 şehri kapsayan, “Şehirlerin Ruhu” adı altında bir projeyi gerçekleştirme peşindeyim. Bu projemden kime bahsetsem, ilginç buluyor ama şehirlerin ruhu sözünden neyi kastettiğimi anlamakta güçlük çekiyor.



Bir süredir, 12 şehri kapsayan, “Şehirlerin Ruhu” adı altında bir projeyi gerçekleştirme peşindeyim. Bu projemden kime bahsetsem, ilginç buluyor ama şehirlerin ruhu sözünden neyi kastettiğimi anlamakta güçlük çekiyor. Ben, her şehrin kendine özgü bir ruhu olduğuna inanıyorum. Mesela İstanbul ruhu, türlü oyunlarla sizi gizemli derinliğine çeken; rüyaların ötesine geçiren; sizi dost sıcaklığı ile sarıveren, avutan, ancak gönüllerin duyabileceği sessiz şarkılarla sizi umuda, tarihin bir parçası olmaya ve nostaljiye davet eden bir ruhtur. İnsanlık onurunu zedeleyen 11 Eylül faciasından sonra, derin bir acıyla birlikte umutsuzluk ve güvensizlik gibi duygularla sarsılan Avrupa Birliği ve İKÖ üyesi ülkelerin Dışişleri Bakanları, Dışişleri Bakanımız İsmail Cem’in davetlisi olarak İstanbul, Çırağan Sarayı’nda gerçekleşen “Medeniyetler Buluşması” toplantısında bir araya geldikleri zaman bu ruhu hissettiler.. Bunu ilk telaffuz eden İtalyan Kültür Bakanı Ciuliano Urbani oldu. Bu söz, bütün katılımcılarca da benimsendi. Doğru yer ve doğru zaman.. Saygın Dışişleri Bakanımız İsmail Cem’in, bütün katılımcılar tarafından kabul edilen ilk başarısı bu çok isabetli tesbitti. Toplantının tahmin edilenin de üstünde olağanüstü mükemmellikte bir organizasyon ve katılımcıların yoğunluğuyla gerçekleşmesi yüzleri güldüren, umutları yeşerten yüzakı tarihi bir olay oldu. Toplantıya katılanlar üçer dakikayla sınırlanan konuşmaları çerçevesinde sürekli olarak barışı, adaleti, hoşgörüyü vurguladılar; terörizm belasına karşı işbirliği içinde olmanın ve ortak insani değerlerde buluşmanın gerekliliğini samimiyetle dile getirdiler. Hani derler ya, insanlar konuşa konuşa anlaşır ve yakınlaşır. Salonu kaplayan pozitif enerji sağanağı içinde her konuşma, diğerini ötekine biraz daha yaklaştırdı. İster istemez çağlar gerisinden Yunus Emre’nin seslendiğini hissettim. “Gelin tanış olalım/İşi kolay kılalım” demiyor muydu koca Yunus? İstanbul ruhuna Yunus ruhu da eşlik ediyordu sanki... İşte teröre topsuz, mermisiz indirilen en büyük darbe... Bütün İslam ülkelerinin devlet adamları 11 Eylül terörünü kınarken terörle mücadelede işbirliğine, karşılıklı dayanışmaya hazır olduklarını ifade ettiler. İslamı terörle bağdaştırmaya çalışanlar herhalde bu toplantıdan hak ettikleri dersi almışlardır. Tarih boyunca farklı medeniyetleri sinesinde buluşturan İstanbul, pırıl pırıl bir havayla da moralleri yükseltmişti. “İstanbul Ruhu”nun kurumsallaşması bütün katılımcıların samimi dileği oldu. Bu toplantıyla 21. yüzyılın yüzünü güldürebilecek çok ama çok önemli bir adım atılmış, diyalog başlatılmış, taraflar birbirlerini tanımak, anlamak ve sorunlara çözümleri birlikte bulmak için karşılıklı sözleşmişlerdir. Bundan sonra yapılacak şey, herkesin sözünün arkasında durmasıdır. Bizlere de bu sözü takip etmek düşüyor.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT