BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > DENESEK NE OLUR

DENESEK NE OLUR

İnsanların da ülkeler gibi iyisi kötüsü oluyor herhalde. Bunu şuradan biliyoruz. Bazı ülkeler komşularının kötülüğünü istiyor, terör örgütlerini destekliyor, bazı ülkeleri bölmek için uğraşıyor.. Uzun emeller besliyor. Biri Nil’den Fırat’a uzanmayı, öbürü sıcak denizlere inmeyi hedefliyor. Oysa biz çok iyi bir ülkeyiz.



İnsanların da ülkeler gibi iyisi kötüsü oluyor herhalde. Bunu şuradan biliyoruz. Bazı ülkeler komşularının kötülüğünü istiyor, terör örgütlerini destekliyor, bazı ülkeleri bölmek için uğraşıyor.. Uzun emeller besliyor. Biri Nil’den Fırat’a uzanmayı, öbürü sıcak denizlere inmeyi hedefliyor. Oysa biz çok iyi bir ülkeyiz. Kimseyi bölmek istemediğimiz gibi herkesin toprak bütünlüğünden yanayız. Terörün her çeşidine karşıyız. Herkesle iyi ilişkiler içinde olmak istiyoruz. Barış, esenlik, mutluluk diliyoruz. Bu kadar iyiliğimize ve iyi niyetimize rağmen çoğu zaman iki yakamız bir araya gelmiyor. Teklifim şu: Biz de kötü olmayı deneyelim. Mesela örtülü bir şekilde komşularımızı bölünme noktasına getirelim. Oralardaki terör örgütlerini destekleyelim. Onların kalkınmasını engelleyelim. Biraz da onlar kıvransın.. Onlar varlarını yoklarını savunmaya ayırsın. Onlar istikrar yüzü görmesin. Onlar iç düşmanla boğuşsun. Onların gericileri, bölücüleri olsun. Yunanistan’ı iki parçaya ayırsak yeter.. İran’ı bölebiliriz. Irak’ı bölebiliriz. Ermenistan’ı bölebiliriz. Bulgaristan’ı bölebiliriz. Oralarda yaşayan gafil yok mu.. Onları kışkırtırız. Hain yok mu, onları kullanırız. Medya yok mu, yönlendiririz. İnsan hakları bayraktarlığı yaparız. Chomsky gibi birini bulup İran’da, Irak’ta insan hakları testi yaptırırız. Sizde niye insan hakları yok, deriz. Okullarında problem çıkarırız. Hapishanelerini karıştırırız. Gerici partiler kurdurup teşvik ederiz. İşimiz bitince de bıyık altından kıs kıs güleriz. POSTACILAR Malum belediye otobüsleri herkes için paralı oldu. Haklı olarak, “Ne olacak bizim halimiz” diyen kesimler çıktı. Postacılar, zabıtalar, polisler vs. Herkesin parayla bindiği otobüse posta dağıtıcısı niye parasız binsin. “Efendim onlar akşama kadar dolaşıyorlar..” Çok doğru. Doğru da bu posta idaresinin problemi. İşverenleri elemanına aylık kart almaktan aciz mi? Tabii ki ceplerinden yol parası vermesinler.. Ama bu işi belediyeye yıkmak yerine her işletme gibi kendileri karşılasınlar. Polis için de aynı şey geçerli. Emniyet Genel Müdürlüğü mensuplarının yol masrafını karşılasın.. İster aylık kart alsın, ister açıktan para versin, isterse başka bir çare bulsun ama otobüs şoförleri ile, özel işletme durumunda olan halk otobüsleri ile karşı karşıya getirmesin. Düz mantıkla bakınca, zabıtaların durumu özel, diyebilirsiniz. Ama değil. Onların işvereni de belediye.. Kendi işverenleri yol masraflarını karşılasın, verdiği paranın dönüp dolaylı yoldan yine belediye işletmesine gelecek olması bu kuralı değiştirmek için yeterli bir sebep değil. Belki dört polisle beş zabıtanın otobüse binmesi işletmeler için bir yük değil ama zihniyet değişimi için ihmal edilemeyecek bir kural.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT