BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bilimden sanata

Bilimden sanata

Türkiye’nin ilk Atom Mühendisi Prof. Dr. Ahmed Yüksel Özemre, “Üsküdar’da bir Attar Dükkanı” ve “Gel de Çık İşin İçinden” isimli kitaplarının da tanıtıldığı sohbet toplantısında okuyucuları ile buluştu.



Türk Bilim hayatında olduğu kadar düşünce hayatımızda da önemli yere sahip olan Prof. Dr. Ahmed Yüksel Özemre, Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı’nda “Üsküdar’da bir Attar Dükkanı” ve “Gel de Çık İşin İçinden” isimli kitaplarının da tanıtıldığı sohbet toplantısında okuyucuları ile buluştu. Türkiye’nin ilk Atom Mühendisi olan, Çernobil kazasının ardından kamuoyunda ismi sıkça geçen Özemre, sadece bilimadamı kimliği ile değil, kültür ve sanat alanında kaleme aldığı eserleri ile de uzun yıllardır fikir hayatımıza ışık tutuyor. Üsküdar başka bir alem ¥ Siz İstanbul’u çok iyi tanıyan bilen bir Üsküdar hayranısınız, dünden bu güne neler değişti sizce? ÖZEMRE - Evet Üsküdar’a özel bir muhabbetim olduğu doğrudur. Üsküdar’ın havasına, evliyahullahına, tarihine, zerafetine bir başka ilgim var. Ben Üsküdar’ın en köklü ailelerinden birine mensubum, aşağı yukarı 280 senelik bir geçmişimiz var Üsküdar’da. Geçekten burası bir başka alemdir. Öyle ki Üsküdar’ın meczupları bile başka idi. Burayı karakterize eden en önemli vasıfların başında eski Üsküdarlıların sahadetleri gelirdi. Öyle insanlardı ki meyve hırsızlarına bile ses çıkarmazlardı. Niye? diye sorulduğunda, “Cenab-ı Hakk’ın verdiği meyvadan onlarda rızkını alsın evladım” derlerdi. “İki şey adresini şaşırmaz evladım” derlerdi, “Birisi rızık, ikincisi ölümdür” derlerdi. Üsküdar’ın tüccarları da bir tuhaf insanlardı. Üç kilo patlıcan istersiniz, 3 kilo tartar, sonrada iki tane de üstüne atardı. Bunu işlerinin bir bereketi olduğunu inanarak yaparlardı. Tabii Üsküdar çok değişti. Artık o ahlak sahibi tüccarlar pek kalmadı, ama bunlara rağmen Üsküdar’ın her köşesinde Evliya-ı Kiram’ın manevi seslerini duyar gibisinizdir. Her taraftan teveccüh etmek durumunda bırakırlar sizi... Ah Şu Atom’dan Neler Çektim ¥ Mesleki hayatınız boyunca çok tatsız olaylar da yaşadınız, radyasyonlu çay olayları dolaysıyla kamuoyu çok üzerinize gitti, neler yaşadığınızı kısaca özetler misiniz? ÖZEMRE - Hayatımın en büyük çilelerini Atom Mühendisliğinin bana yükledi mesuliyetler dolayısı ile çektim. Hayatım boyunca bu yolda çırpınmama rağmen başıma gelmeyen kalmadı. Ölüm tehditleri yapıldı, vatan haini ilan edildim, korsan mitingler tertip edilip samandan kuklam yakıldı, Taksim ve Kadıköy meydanlarında “Katil Profesöre Ölüm” flamaları asıldı. 15 gün boyunca, İstanbul sokaklarında 197.363 tane imza toplanarak 40 sene hapis ve 40 milyar para cezası almam için girişimlerde bulunuldu. 400 küsür tane hakkımda dava açıldı. Bunlardan dönemin başbakanı bile vardı. Ama bunların hepsinden aklandım. Tabii bütün bunlardan çok yıprandık, eşim bunca olayın ardından girdiği depresyondan hala kurtulabilmiş değil. Bütün bu çilelelerimi “Türkiye’nin Çernobil Çilesi” isimli kitabımda ve Pınar Yayınlarından çıkacak olan “Ah Şu Atom’dan Neler Çektim” isimli eserlerimde anlattım. Aslına bakarsanız anlattıklarım çektiklerimin onda biri bile değil... ¥ Ülkemizde bilime yeterince değer veriliyor mu? Siyasilerin bakış açısı nasıl bu konuda? ÖZEMRE - Her ülkede siyasiler ilim adamlarına değer verirler, çünkü siyasiler ilim adamlarının kendilerine söyleyecekleri şeylere ihitiyacı vardır. Ama bizimkilerin hiçbir zaman ihtiyacı yoktur. Ben kırk küsür senedir devlete binlerce sayfa rapor yazdım. Bir tanesini bile dikkate almadılar. Devlet adamları, din ve ilim adamlarından çekinirler, malum ne din adamını, ne de bilim adamını kalıba dökemezsiniz, dini gerçeği veya ilmi gerçeği cesaretle söyleyenler devlet adamları tarafından kabul görmez. Onlara zahiri bir saygı gösterilir. Ben devlete 40 sene hizmet ettim. 62 profesör yetiştirdim, 15 doktora yaptırdım, 37 kitap yazdım, yazdığım makalelerin sayısı 300 civarında, binlerce sayfa rapor yazdım, sadece Akkuyu santrali ile ilgili olarak 1300 sayfa rapor yazdım. Ama bir tek teşekkür almadım. ¥ Türkiye’nin en büyük meselesi nedir sizce? ÖZEMRE - Türkiye’nin en büyük meselesi bence ahlak meselesi. 67 senelik ömrümde görüyorum ki, ahlak kavramı herhangi bir inanç sistemiyle bezenmediğinde yani bir Allah korkusu olmayınca bir anlam ifade etmiyor. Kartellerin baskısı var ¥ Yıllarca Nükleer enerjinin ülkemizde yaygınlaşması için çalıştınız, ancak bir arpa boyu yol alınabilmiş değil, bunun sebebi nedir? ÖZEMRE - Bunun sebebi Nükleer enerjinin yaygınlaşmasını istemeyen petrol ve kömür kartelleridir. Bu karteller dünyada hali hazırda 32 ülkede kullanılmakta olan ve dünya elektriğinin yüzde 16’sını üreten nükleer enerjinin 33. ülke olarak Türkiye’de üretilmesine karşıdırlar. Diğer ülkelerde bu baskının altında ne yazık ki, İsveç üzerinde şu an büyük baskı var, İtalya nükleer enerjiden vazgeçti ve şimdi enerji bakımından yüzde 85 dışarı bağlı, Almanya da bu konuda sıkıntıda. Dünyada hali hazırda 440 tane nükleer santral işliyor, 39 santral yapılıyor, bir 40 tane daha planlama aşamasında, işte bu karteller sebebiyle Türkiye bundan istifade edemiyor. İlk Atom Mühendisi 1958 yılında ise Fransa Nükleer Bilimler ve Teknoloji Milli Enstitüsü’nden mezun olarak Türkiye’nin ilk Atom Mühendisi ünvanını alan Özemre uzun yıllar üniversitelerde, TÜBİTAK ve TEAK gibi kuruluşlarda önemli görevlerde bulundu. Pozitif, sosyal ve dini ilimler konularında 279 makale ve raporu bulunan Özemre’nin halen üniversitelerimizde okutulan “Teorik Fizik ve Nükleer Mühendislik ile ilgili 12 cild telif ders kitabı ve 11 cild ilmi eser tercümesi yanında; “İlimde Demokrasi Olmaz”, “Türkiye’nin Çernobil Çilesi”, “İslam’da Aklın Önemi ve Sınırı”, “Üsküdar’da bir Attar Dükkanı”, Gel de Çık İşin İçinden”, “Geçmiş Zaman Olu ki...”, “Kâmil Mürşidin Portresi”, “Aklın Yolu İlimdir”, “Kur’an-ı Kerim ve Tabiat İlimleri”, “50 soruda Türkiye’de Nükleer Enerji Sorunu” isimli kitapları bulunuyor. Özemre’nin yayınlanmak üzere “Ah Şu Atomdam Neler Çektim!” ve “Din, İlim, Medeniyet” isimli kitaplarıda yayınlanmak üzere. Fransızca, İngilizce, İtalyanca, Almanca ve İspanyolca bilen Özemre, halen TEAK Danışma Kurulu üyeliği görevini sürdürüyor.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT