BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İmâm-ı Rabbânî “kuddise sirruh”

İmâm-ı Rabbânî “kuddise sirruh”

Müslümanlar, Cennette “Allah”ı görecektir, Bilinmiyen görmekle lâkin göreceklerdir. Zira nasıl olduğu anlaşılamıyanı, Görmenin, olmaz elbet anlaşılır bir yanı. Belki gören kimse de, anlaşılmaz bir hâle, Girer de, öyle erer bu devlet ve kemâle.



Müslümanlar, Cennette “Allah”ı görecektir, Bilinmiyen görmekle lâkin göreceklerdir. Zira nasıl olduğu anlaşılamıyanı, Görmenin, olmaz elbet anlaşılır bir yanı. Belki gören kimse de, anlaşılmaz bir hâle, Girer de, öyle erer bu devlet ve kemâle. Bu, derin bir muamma, anlaşılmaz bir iştir, Lakin seçilmişlere, bu sır bildirilmiştir. Bu mes’ele, herkese gizlidir gerçi, fakat, Bu seçilmiş zatlara, olmuştur bir hakikat. Buna inanmıyanlar, göremiyeceklerdir, Zira “İnkâr edenler, mahrumdur” demişlerdir. Her şey gibi Allah’ın bir mahlukudur “Cennet”, O, hiçbir mahlukunun içine girmez elbet. Fakat bazılarında zuhur eder “Nur”ları, Bu ni’metten mahrumdur ve lakin bazıları. “Ayna”da, cisimlerin sureti görünüyor, Lâkin “Taş” ve “Toprak”ta bu görüntü olmuyor. Resulullah “Mi’rac”da gördüyse de, ne var ki, O, bu dünyada değil, “Cennet”te oldu vâki. Yani dünyadan çıkıp, karıştı “Ahiret”e, Ahiret âleminde kavuştu bu devlete. Yerleri ve gökleri, dağları, denizleri, Hep Allahü teala yarattı bu şeyleri. Ağaç, meyve, madenler, hücre, atom, molekül, Onun yaratmasıyla ederler hep teşekkül. Nasıl ki yıldızlarla süslediyse semayı, “İnsan”ı yaratmakla süsledi bu dünyayı. Ondan başka hiçbir şey, “Yok” idi bu cihanda, Hepsini, hiç yok iken, O yarattı bir anda. İnsanlar, yaratılmış, “Mahluk” olduğu gibi, İşleri de, Allah’ın mahlukudur tabii. “Yaratılmak” damgası yemiştir ki bu insan, Bu, âciz olduğuna bir delildir ve nişan. Kul, bu âcizliğiyle hiçbir şey yaratamaz, Kula “Yarattı” demek, çirkindir, caiz olmaz. Bir insanın işinde, kendine düşen husus, Yalnız “Kesb etmesi”dir, yaratmak Rabbe mahsus. Kulun, cüz’i kudreti ve iradesi vardır, İşi yapan, yaratan, Allah-ü tealadır. İhtiyârî işler de, insanın kesbi ile, Hasıl olur yine de Onun yaratmasiyle. İnsan, işi “Kesb” eder, yani seçer, beğenir, Allah da yaratarak, o iş meydana gelir. İnsanın beğenmesi olmasaydı işinde , “Titreme”den bir farkı olmazdı o işin de. İhtiyârî işleri, titremeden ayıran, “Kesb”dir ki, mes’ul olur insan her yaptığından.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT