BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kurban bayramı münasebetiyle

Kurban bayramı münasebetiyle

Dini bayramlar, milletimizin birlik ve beraberliğine ve dargınların, küskünlerin barışmasına vesile olduğu gibi, ölülerimizin bile sevinmelerine sebep olmaktadır. Çünkü kabirler ziyaret edilmekte, ruhlarına Fatiha-i şerife, diğer sure ve dualar gönderilmektedir...



Cenab-ı Hakk’a çok şükürler olsun ki, bugün, sıhhat ve afiyet içerisinde, dini bayramlarımızdan ikincisi olan mübarek “Kurban Bayramı”na kavuşmuş bulunuyoruz. Bu vesile ile, muhterem okuyucularımızın, necib milletimizin ve bütün İslam aleminin bayramlarını candan tebrik ederek bu haftaki makalemize başlamak istiyoruz. Tebrikten sonra hemen şunu ifade edelim ki, bazı mekanlar emsaline göre daha mukaddes, bazı insanlar akranına nisbetle daha muhterem olduğu gibi, bazı zamanlar da benzerlerine nazaran çok daha kudsi, mukaddes ve mübarektir. Yine belirtelim ki, Allahü teâlâ, kullarına çok acıdığı için bazı gecelere, günlere ve aylara kıymet vermiş, bu gece, gün ve aylardaki duâ, tevbe, namaz, oruç, sadaka-i fıtır, kurban gibi muhtelif bedenî ve malî ibadetleri kabul edeceğini bildirmiştir. Aslında kulların çok ibadet yapmaları, duâ ve tevbe etmeleri için böyle gece, gün ve aylar birer sebep kılınmıştır. Allahü tealanın ihsânı Bu kurban bayramı, Allahü tealanın, ümmet-i Muhammed’e ihsan buyurduğu iki dini bayramdan ikincisidir. İki aydan fazla bir zaman önce, birinci bayram olan Ramazan bayramını da, sıhhat ve afiyet içerisinde, bütün müslümanlar olarak idrak etmekle şereflenmiştik. Sevgili Peygamberimiz: “Ramazan bayramı, Kurban bayramı ve teşrik günleri, biz ehl-i İslamın bayramıdır; bugünler yeme ve içme günleridir” ve “Ramazan bayramında namaz ve sadaka-i fıtır, Kurban bayramında ise, namaz ve kurban vardır” buyurmuşlardır. Her yıl, Ramazan ayında ve arefe gününde müslümanların günahları afv edildiği için sevinirler, sürurları avdet eder, sevinçleri tekrar gelir, bundan dolayı “îd” denilmiştir ki, arapça olan bu kelime Türkçede bayram demektir. Şüphe yok ki, bayramların cemiyet hayatımızda çok özel yerleri vardır. Çocuklar, gençler, olgunlar ve yaşlılar, bayram sabahında, grup grup camilere doluşurlar, büyük bir huşu içerisinde namazlarını eda ederler. Bayram namazından sonra bütün müslümanlar birbirlerinin bayramlarını tebrik ederler, daha sonra aile büyükleri, eş-dost, akraba ve komşuları ziyaret ederek, büyüklerin ellerini öpüp dualarını alırlar. Bayramlar sevgi ve saygının artmasına vesile olur. Yine dini bayramlarımızdaki güzel adetlerimizden biri de, yetimler, fakirler, garipler ve çocukların sevindirilmeleri, yardıma muhtaç kimselere yardım ellerinin uzatılması, ictimai yardımlaşma ve dayanışmanın tezahür etmesidir. Ramazan bayramında fakirlere sadaka-i fıtır verilmesi, kurban bayramında ise, akrabaya ve komşulara kurban etinden dağıtılması ne kadar hikmetlidir. Birlik ve beraberlik Dini bayramlar, milletimizin birlik ve beraberliğine ve dargınların, küskünlerin barışmasına vesile olduğu gibi, ölülerimizin bile sevinmelerine sebep olmaktadır. Çünkü kabirler ziyaret edilmekte, ruhlarına Fatiha-i şerife, diğer sure ve dualar gönderilmektedir. Bütün dünyada din ve diyanetlerini, ırz ve namuslarını, vatan ve memleketlerini, can ve mallarını müdafaa ederken şehid düşen, bayrama yetişemeyen müslümanlar da unutulmamakta, onlar için de Kur’an-ı kerim okunup ruhlarına gönderilmektedir. Bayram gün ve geceleri mübarek zamanlardan olduğu için, gazi, mecruh olan, dul ve yetim kalan çocuk, genç ve ihtiyar bütün müslümanlara da dua edilmektedir. Teşrik tekbirleri... Makalemizi bitirmeden önce bir-iki fikhi hükmü de hatırlatmayı faydalı buluyoruz. Yukarıda mealini verdiğimiz bir hadis-i şerifte geçen “teşrik tekbiri”yle ilgili bir-iki cümle arzetmekte fayda var: İmâmeyn (yani İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammed)’e göre, Arefe günü, ya’nî Kurban bayramından önceki gün sabah namâzından, dördüncü günü ikindi namâzına kadar, yirmiüç vakitte hem hâcıların, hem de hacca gitmiyenlerin, erkek-kadın herkesin, cemâ’at ile kılsın, yalnız kılsın, farz namâzda veyâ bu bayramdaki farzlardan birini, yine bu bayram günlerinden birinde kazâ edince, selâm verir vermez, “Allahümme ente’s-selâm ...” demeden evvel, bir kerre “Tekbîr-i teşrîk” okuması vâcibdir. “Allahü ekber, Allahü ekber, Lâ ilâhe illa’llahü, Vallahü ekber, Allahü ekber ve li’llahi’l-hamd” denir. Cuma namâzlarından sonra da okunur. Bayram namâzından sonra okumak müstehabdır... Allahü teala, asil milletimizin ve bütün müslümanların, sıhhat ve afiyet içerisinde nice bayramlara kavuşmasını nasip buyursun.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110248
    % 0.84
  • 3.8277
    % -0.93
  • 4.5278
    % -0.49
  • 5.1355
    % -0.16
  • 155.463
    % -0.28
 
 
 
 
 
KAPAT